Et tüketerek insanları açlığa mahkûm ediyoruz
Hayvanların en yaygın kullanıldığı alanladan biri yiyecek endüstrisidir. ABD’de hayvan çiftliklerinde tutulan süt ineklerinin sayısı yaklaşık 5 milyondur (2002 yılı). İnekler her yıl yavru vermek zorunda bırakılır ve dokuz aylık gebelik dönemlerinin yedi ayı boyunca sağılırlar. Bu onların bendensel ve ruhsal durumları açısından son derece zararlıdır. Doğumdanhemen sonra yavrular annelerinden ayrıldıkları için anne sütü içemezler. Bu süt inekleri gerçek anlamda birer süt makinesi gibi muamele görür ve yavrularına annelik etmelerine izin verilmez.,Hayvan eti yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Her yılmilyonlarca hayvan bu amaçla üretilip mezbahalara taşınarak burada öldürülmeyi bekler (mezbahalarda çoğu zaman başka hayvanların vahşice katledilişini de izlerler). Washington Post’ta 10 Nisan 2001’de yayımlanan bir makale “Parça Parça Ölüyorlar” başlığını taşıyordu ve sığırlara insani muamele gösterilmediği sonucuna varıyordu.
KÜMES HAYVANLARININ DURUMU
Kümes hayvanı üretiminin geniş çaplı bir endüstri halinde gelişmesi sonucu, günümüzde kümes hayvanının eti ve yumurtası yenilebilir hayvanlar iinde en bol bulunan ve en ucuza elde edilen grubu oluşturuyor. Üretim çifliklerinde kuşlar küçücük, boş kümeslere kapatılır ve burada toza bulanma, tüneme ve yuva yapma gibi doğal davranışlarını gösteremezler. Ayrıca, gagalanmayı ve birbirlerini öldürmelerini azaltmak için pek çok kuşun gagası dağlanır. Gaganın yaklaşık yarısı sıcak dağlama bıçağı ya da kesim makinesiyle kesilir. Gaga dağlamanı verdiği acı yoğun ve kalıcıdır. Kafese konan kuşlarda genellikle hareketsizlik ve aşırı yumurtlamanın sebep olduğu kalsiyum eksikliği nedeniyle kemik erimesi görülür Fabrikalara götürülmek üzere kafeslerinden çıkarıldıklarında tavukların yaklaşık yüzde 25’inde kemik kırılmalarına rastlanır. Tavuklar 1925’te yılda yaklaşık 170 yumurta verirken, bu asyı günümüzde 300’e kadar çıkmıştır.
Yiyecek endüstrisi için yetiştirilen hayvanlar yaşamları boyunca fiziksel ev duygusal acılar çektikleri yetmiyormuş gibi, “daha iyi yiyecekler” haline getirilmeleri için kullanılan yöntemler yüzünden bu acıalrı daha da ağırlaşır. İnsanların tüketimi için semirtilen hayvanlara çeşitli hormonlar verilir; hayvanlar kalabalık ve kısıtlı mekanlara hapsedilirler. Izgaralık piliçlerin piyasanın gerektirdiği ağırlığa gelmeleri artık 16 haftada değil, 6 haftada gerçekleşmektedir. Pek çok hayvan, daha mezbahada kesilmeden, stres ve başka hastalıklardan dolayı ölmektedir. Satışa hazırlanma süresinde, bilinci tamamen yerinde olan tavuk ve hindilere şok verilmesi, elektirikli suda boğılmaları ya da kaynar suda haşlanmaları sık rastlanan uygulamalardır. Domuz ve sığırların, arka ayaklarından tepe üstü asılıp, boğazları kesilerek kan kaybından ölmelerinden önce uyuşturulmaları öngörülmektedir, oysa çoğu zaman, insanca öldürülmelerini şart koşan federal kanunlara rağmen, tüm bu işlemler sırasında ayıktırlar.
Ayrıca, daha büyük ve daha etli hayvanlar üretmek için genetik değişiklikler yapılır. Bu “daha büyük ve daha iyi” hayvanların hakları da, “normal” akrabalarınınki gibi hemen hemen hiç gözetilmez. Büyüme hormonu (rBRG) verilen sütinekleri, normalin 10 katı verimliliğe ulaşarak günde 45 kiloya kadar süt verebilirler. Bunlar meme hastalıklarına yakalanıp antibiyotiklerle tedavi edilirlerken bir yandan da süt üretiminde kullanılmaya devam ederler. Antibiyotikler sütlerine bulaşarak insanlara geçebilir.
SIĞIRLAR, HUBUBAT VE İNSANLARDA AÇLIK
Yiyecek amaçlı hayvan yetiştiriciliği, hayvanların beslenmesi için bolca yiyecekle, beslenmeleri için gerekli
tahılların yetiştirileceği ve barınacakları geniş bir araziyi gerektirir. Et yiyen ortalama bir insanın beslenmesi için yılda 8 ila 9 sığır gerektiği hesaplanmıştır. Her bir sığır için, yılda yaklaşık 0,4 dönümlük yeşil bitki, mısır veya soya fasulyesine ihtiyaç vardır. Dolayısıyla et yemeyen bir kişinin ihtiyacı olan 0,2 dönümlük yeşilliğe karşılık, et yiyen birini beslemek için yaklaşık 3,6 dönümlük ekili ürüne ihtiyaç duyulmaktadır. Bir kişinin et ihtiyacını karşılamak için gereken hububat miktarı, yılda yaklaşık 20 kişinin hububat ihtiyacını karşılayacak düzeydedir.
Yalnızca ABD’de, çiftlik hayvanlarının yıllık hububat ve soya fasulyesi tüketimi, bir milyardan fazla insanı beslemeye yetecek miktardadır. 0,45 kiloluk bir bifteğin üretim için yaklaşık 7,2 kilo hububat gerekmektedir. Et tüketminde yalnızca yüzde 10 oranında bir azalma, insan tüketimi için yaklaşık 12 milyon ton daha fazla hububat sağlayacaktır. Bu hububat fazlası, hesaplamalara göre her yıl açlıktan ölen 60 milyon insanın tümünü değilse bile, çoğunu beslemeye yeter.
VEJETARYENLİK
Et yemeyi tercih eden insanlrın büyük çoğunluğu için çok sayıda başka seçenek mevcuttur. Vejetaryen beslenme etle beslenmeden, hele de çeşitli hormonlar verilmiş ya da ölmeden önce stres altında bulunan hayvanlardan elde edilmiş etler içeren beslenme biçimlerinden çok daha sağlıklıdır. Colin Campbell, kıta Çin’indeki beslenme alışkanlıkları hakkında yaptığı uzun süreli araştırmasında, yağ oranı düşük (toplam kalori alımının yüzde 10-20’si) bitkisel bir beslenmenin, Batı ülkelerinde, çeşitli kanserler ve kalp hastalıkları gibi kronik dejeneratif rahatsızlıkların ortaya çıkmasını önemli ölçüde azaltacağını göstermiştir.
Et tüketimi nedeniyle hayvanlara yapılan zalimce uygulamalardan dolayı, pek çok insan et tüketimini azaltmayı ya da tamamen sona erdirmeyi tercih etmektedir…
(Marc Bekoff/ Düşünen Hayvanlar/ Çeviren: Serpil Çağlayan / Kitap Yayınevi)
( 21 Ekim 2006, Birgün gazetesi Dünya Yalnız Bizim Değil sayfası)