‘Hayvanların özgürleşmesi, insanların da özgürleşmesidir’
Dünyada kurulu bulunan Hayvanları Koruma Dernekleri, 1931 yılında toplanarak 4 Ekim gününü “Dünya Hayvan Hakları Günü” olarak kabul etti. 21-23 Eylül 1977′de Uluslararası Hayvan Hakları Birliği ve ona bağlı ulusal birlikler tarafından Londra’da Hayvan Hakları konusunda bir uluslararası toplantı düzenlendi. Bu toplantıda da ‘HAYVAN HAKLARI EVRENSEL BİLDİRGESİ’ kabul edildi. Daha sonra, Paris’te UNESCO Evi’nde 15 Ekim 1978 tarihinde de törenle tüm dünyaya duyuruldu… Hayvan Hakları Günü nedeniyle DYBD Platformu‘nun yayınladığı açıklama şöyle:
8 Temmuz 2004′te kurulan ve bugün Türkiye’nin en büyük Hayvan Hakları Platformu haline gelen DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL (DYBD) Platformu kurucusu ve sözcüsü, gazeteci-yazar Yalçın Ergündoğan 4 Ekim “Dünya Hayvan Hakları Günü” nedeniyle yaptığı açıklamada; “Doğanın da, hayvanların da, kendilerini savunacak ne “avukatları”, ne çıkarlarını koruyacak “sendikaları”, ne de var. Bunun bilincinde olarak; tüm canlıların yaşam haklarını birlikte savunmak, yaşamı eşit ve adil olarak paylaşmak için, “türcülüğü” reddeden bir noktadan faaliyetlerimizi sürdürdük, sürdüreceğiz” dedi.
Türkiye’deki hayvan hakları mücadelesinin uluslararası hareketlere paralel, hak ve özgürlük mücadelesinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğine dikkat çeken Yalçın Ergündoğan açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Hayvan haklarını savunan insanlar, hayvanları yiyecek ya da giyim malzemesi, eğlence ya da deney aracı vb. olarak kullanmanın yanlış olduğunu savunur. Bütün hayvanların çıkarlarının en iyi şekilde gözetilmesi gerektiğini ve bir hayvanın çıkarlarının gözetilmesi için mutlaka şirin, insanlara yararlı ya da soyu tükenme tehlikesi içinde olmasının ya da herhangi bir insanın onları sevmesinin gerekmediğini özellikle vurgularlar.
Bizler de, tüm bunları yaparken, aslında doğrudan baskı ve sömürüye karşı çıkıyoruz. Toplumda, hayvanların da aynı insanlar gibi hakları olduğunu ve bu haklarına saygı gösterilmesi gerektiğinin sürekli altını çiziyoruz. Biz, hayvanların ve canlıların tümünü kucaklayan bir yaklaşımla, doğaya, bitkilere yaşamın bütünlüklü olarak tüm unsurlarına sahip çıkıyoruz. ‘Ekonomik çıkarlar’ adı altında, karşımıza adeta bir ‘ekonomi terörü’ gibi çıkan yapıya rağmen, “sanayi üretimi” olarak en ağır, dayanılmaz koşullarda, eziyet altında üretilip, yenilmek için öldürülen hayvanların görmezden gelinmemesine ve bu vahşete son verilmesine çalışıyoruz. Bu zalimane baskı ve açık sömürünün ortadan kalkması gerektiğine dikkat çekmeye çalışıyoruz… Şun iyi biliyoruz: Aslında, hayvanların özgürleşmesi, insanların da özgürleşmesi anlamını taşır. Canlıya “mal muamelesi” yapmamayı öğrenmek, bunu içselleştirebilmek, beynimizde çözümlemek, herkesi özgürleştirir…
Ben, kişisel olarak; hayvan hakları mücadelesindeki tutarlılığın, açıkça hayvansal hiçbir şey tüketmemekten geçtiğine inanıyor ve tüm insanları bu yönde davranmaya çağırıyorum…”
ETKİNLİKLER
4 Ekim dünyanın her yanında “Hayvan Hakları Günü” olarak kutlanıyor. Bu günle başlayan hafta boyunca da çeşitli etkinlikler yapılıyor. Doğa ve hayvan sevgisinin kuşaklara aktarılması, hak ve özgürlüklerin yalnızca insanlaarla sınırlı olmadığı çalışmaları yapılıyor.
Hayvan Koruma ve Hayvan Hakları Hareketi’nin Türkiye’de yeni yeni uluslararası hareketlerle eklemlenerek şekillenmesi yaygınlaşırken, bu yıl da Türkiye’de büyük kentlerle sınırlı olmayan Anadolu’nun çeşitli kentlerine yayılmış etkinlikler düzenleniyor.
İstanbul’da Kadıköy Belediyesi, Kadıköy İskele Meydanı’nda hayvan korumacı ve hayvan hakları savunucusu sanatçıların katılımı ile bir etkinlik düzenleniyor. İstanbul’da ayrıca Yedikule Hayvan akımevi de her yıl olduğu gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştiriyor. Ankara’da da Doğayı ve Çevreyi Koruma Derneği (DOĞÇEV) Hürriyet Gazetesi yazarı ve Hayvan Hakları savunucusu Bekir Coşkun ve Prof. Dr. Tamer Dodurka’nın katılımcılarından olduğu bir panel ve haftaya yayılmış etkinlikler düzenliyor.
İzmir, Manisa, Adana, Diyarbakır, Konya ve diğer pekçok kentte de yerel etkinlikler düzenleniyor, çeşitli iletişim araçlarından, radyo ve TV’lerden güne ilişkin mesajlar iletiliyor.
DERİLER ve KÜRKLER
Her yanı işlenip, parlatılıp, astarlanarak piyasada satışa sunulan, adına kürk dediğimiz şey, aslında öldürülmüş bir hayvanın parçasıdır. Vücudunun üzerinde komple bir ceset ya da onun bir parçasını taşımak sağlıklı bir davranış biçimi olarak kabul görebilir mi?! Bırakın, deriler ve kürkler hayvanların üzerinde kalsın!.. Kadınların ‘güzel olmak için’ Kürke ihtiyacı yok!
» * Sevmek zorunda değilsiniz, ama… / Yalçın ERGÜNDOĞAN ( 30 Eylül 2006 )
» * Güle güle Sungurbey / Yalçın ERGÜNDOĞAN ( 23 Eylül 2006 )
» * Hayvan hakları savunucuları butik bastı ( 2 Ekim 2006 )
» * KÜRKÜ İÇİN ÖLDÜRÜLEN Kedi ve Köpekler (VİDEO) [PETA TV]
» * BAŞINIZA ( Hayvanlara yapılana benzer ) BÖYLE BİRŞEY GELSİN İSTER MİSİNİZ? (VİDEO)