Doğanın kılık değiştiren canlıları


Sinekler de çok oluyor artık, larvaları da öyle!… Kuşkusuz, bu uçan harika makinelere hayranlık duyulabilir. Kuşkusuz, iri petek gözleri gibi, olağanüstü çeviklikleri hayranlık uyandırabilir, bazı erdemleri bulunduğu kabul edilebilir. Ama aklı başında hiç kimse bu hayvancıkla aynı mekânda yaşamanın sorun yaratmadığını ileri süremez. On binlerce canlı türü vardır, her birinde çok üreyen dişi bolluğu göz önünde tutulursa sinek tehlikesi bugün de ortadadır.


Tehlikeli ‘altın sineği’ ele alalım (Cochliom-yia hominivorax); insanlar on yıl kadar önce önlem almasaydı Kuzey Afrika’yı kırıp geçirebilirdi. Bu tür, 1988′de Libya‘ya girmiş, daha önce orada bilinmediği gibi nasıl girdiği de tam olarak anlaşılamamıştır. Dişisi, yumurtalarını hayvanların (ya da insanların) yaralarına bırakır ve sayısız yumurtadan çıkan etobur larvalar, yaradan beslenerek onu azdırır. Bu durum sürüler için korkunç tehlikeler doğurabilir.






Afrika kıtasını tehdit eden bu afetin önüne geçmek için 1991′de FAO‘nun (Food and Agriculture Organisation) şemsiyesi altında güçlü önlemler alınabilmiştir. Dölleme yetenekleri yok edilmiş onlarca milyar erkek ‘lucilie’ Libya üzerine salınmıştır. Henüz nemf (böceklerin kurtçuk durumundan yetişkin duruma geçerken aldıkları özel biçim) durumunda olan bu erkek sinekler yetiştirme merkezlerinden radyoaktif ışınlamayla sterilize edilmişlerdi.

Bu steril erkekler olgunlaştıklarında, sayısız dişi, görünüşleri normal olmakla birlikte döllenmeyi sağlayamayacak bu adaylarla çiftleşti. Böylece böcek öldürücü kullanmadan sinek istilasının önüne geçilebildi.


KANDIRMACAYA BAŞVURMAK


Mutlu sonla biten bu hikâyede parazit kandırılmıştır, ama bazı başka örneklerde kandırmacaya başvuran canlının kendisidir. Bir solucanı incelediğimizde bu olaya tanık oluyoruz. Sahne Languedoc-Rousillon kıyılarındaki gölcüklerde geçiyor. Su hayvanları gammare adı verilen küçük kerevitlere çok düşkündür. Kimi zaman bu kabuklular su yüzüne çıkarak öyle çılgınca kıpırdanıp dururlar ki, kuşlar tarafından kolayca fark edilirler.


Ancak, “çılgın” gammare’ların bu garip davranışı Microphallus papillorobustus adında trematod sınıfından bir yaprak solucanının onlara musallat olmasından kaynaklanmaktadır. Bu asalak; gammare’larla beslenen kuşlara da dadanmıştır. Böylece Microphallus, aracı olarak gammare’ları kullanır ve onlara gelişme döngülerini sürdürecekleri kuşlara ulaşmalarını sağlayan yemleme işlevini yükler.


Daha yükseklerde, Alplerin ve Pirenelerin yamaçlarında güzel bir mavi kanatlı gece kelebeği, lycaena yaşar, ama acımasız düşmanı ‘Ichneumon eumerus’ da oradadır. Karın kısmında bulunan ve yumurtalarını bırakmasını sağlayan uzun bir organ sayesinde bu asalak yabanarısı yumurtalarını lycaena’ların tırtıllarının üzerine bırakır, larvaları bu tırtıllarla beslenecektir.


Tırtıl kendisini yaban arısından geçici de olsa korumayı başarırsa, bunu bir karınca larvasına benzemesine borçludur. Kızıl kantaronla doyasıya beslendikten sonra tırtıl kendini yere bırakır; myrmica türünden dağ karıncaları kendi larvaları sandıkları tırtılı yuvalarına götürür, orada işçi karıncalar onları aylarca özenle bakıp büyütür.


Tırtıl dev gibi olduğunda kelebeğe dönüşecektir. Ne yazık ki, asalak yabanarısı, larvanın çıkardığı seslerden olmalı, tırtılın karınca yuvasında olduğunu saptamayı başarır.


Ichneumon o zaman kara karıncaları birbirine düşüren bir feromon salgılayarak yuvada kargaşa yaratır… ve karışıklıktan yararlanarak yumurtalarını tırtılın üzerine boşaltır. Gelecekteki kelebek, artık yabanarısmın yavruları için canlı bir besin maddesi olmaya mahkumdur. Yabanarısmın kurnazlığı kelebeğin kurnazlığının üstesinden gelmiştir.


Bu davranışı, gugukkuşunun taktiğini anımsatmaktan geri kalmaz. Gugukkuşunun dişisi yumurtalarını başka kuşların yuvalarında yumurtlar. Benzerliğin yanılttığı kuşlar, sahtekârı kendi yavruları gibi besleyeceklerdir. Çünkü kuşlar da yanıltmayı bilir… ve tongaya basarlar…


Doğada Maskeli Balo, Jean-François Bouvet, Çeviren: Ela Güntekin, Kitap Yayınevi


[ Dünya Yalnız Bizim Değil sayfası, BirGün Gazetesi, 23 Aralık 2006 ]