Kadınlar Yaşam Tarzları İçin Yürüdüler


Kadınlar Yaşam Tarzları İçin Yürüdüler

Çağlayan mitinginde kadın katılımının yoğun olmasını Prof. Dr. Narlı kadınların kendilerine baskıcı yaşam tarzı dayatılmasından korkmasına bağlıyor. Özgür-Der’den Şekerci, kadın katılımında üstünlük olmadığını söylüyor, “bu siyasi kimlik ibrazı” diyor.

30/04/2007    Ayça ÖRER      ayca@bianet.org

Özgür Düşünce ve Eğitim Hakları Derneği’nden (Özgür-Der)

Kadınların mitingde yer alma isteğinin altında, kendilerini “laik-islamcı” kutuplaşması içinde görmelerinin etkili olduğunu belirten Narlı, “iki tarafta kılıç çekmeler oldu” diyor.

Narlı, düzenleyiciler arasında kadınların ağırlıkta olmasının da kadın katılımında etkili olduğunu vurguluyor:

“Kadınların kendi bireysel talepleri söz konusu değil, Türkiye’nin çağdaş bir ülke olmasını istiyorlar, dinin kamusal alandaki düzenlemeleri etkilememesini istiyorlar. Bir yaşam tarzı dayatmasıyla karşılaşmak istemiyorlar.”

Narlı, türbanlı kesimden de katılımın olduğunu hatırlatıyor, onların katılımını da başörtüsünü bir sembol olarak görmemelerine bağlıyor.

Tandoğan ve Çağlayan eylemlerini “barışçı” niteleyen Narlı, “eğer biz şu anda türbanlı ve İslamcı kesimin sokaklara çıktığını görürsek şöyle bir mesaj ortaya çıkar: Biz buradayız ve böyle bir dayatmayı savunuyoruz.”