Sözlere pek takılmayın siz

30 Nisan 2007

Bir şarkının sözlerinin şarkının önüne geçmesi çok sık rastladığımız bir durumdur. Bir şarkıyı sözleri yüzünden sevmek de o parçada emeği geçen insanlara haksızlık etmek gibidir. Bir başka yönden bakarsak eğer çoğu zaman şarkıya sözlerinden ötürü yüklediğimiz anlamlar fazla kişisel olabilmekte ve müziğin kalitesini gölgelemektedir. Bu durumda ruhunu enstrümantal müziğe açanların sayısı gün geçtikçe artmakta ve gerek ‘Explosions In The Sky’ olsun gerek ‘Esmerine’ olsun (ve adını eklemek isteyeceğim nice grup) bu bünyelere ilaç gibi gelmektedir.


Bana kalırsa enstrümantal müziğin en güzel özelliklerinden birisi zihninizi rotası serbest bir yolculuğa çıkarma konusunda size tanıdığı özgürlüktür. Bir de sanırım yapılan müziği özümseme konusunda aklınızı dağıtacak sözlere takılmamak.


Zevkler ve renkler tartışılır ve hatta kişinin yaptığı her benzetme özneldir ama bence bu tarz müzikten hoşlanan insanların mutluluğu çok da uzakta aramamaları gerektiğini kanıtlayan bir grup son dönemlerde adından çok söz ettirmekte; Gevende.


ONLAR İYİ BİR YOL ARKADAŞI
Eskişehir kökenli grup yaklaşık 6-7 senedir müzik yapıyor. Grup üyelerinin her biri küçüklüğünden beri bir şekilde müzik ile haşır neşir. Yaptıkları şarkıların sözleri var ama sözlere takılmanızın imkân yok çünkü parçaları çoğunlukla doğaçlama olarak ortaya çıkan bir dizi anlam içermeyen sözden oluşuyor. İlk bakışta kulağa çok garip ve anlamsız gelebilir ama bir kere onları canlı izledikten sonra yaptıkları müziğin ne kadar güzel olduğuna siz de ikna oluyorsunuz.


İlk başladıkları günden beri tek kadro değişiklikleri askere giden Ahmet Çağan’ın yerine Gökçe Gürçay’ın gelmiş olması. Önceleri barlarda çalan ve bir dönem cover çalan grup, bir kazan dairesi kiralayarak aralarında yaratabilecekleri uyumun üzerinde çalışmış. Belli bir uyumu oturttuklarından beri sahnede doğaçlamaya da yer ve her daim birbirini dinleyen ve birbirine yetişen Gevende çıkmış ortaya son haliyle. Bu kadar uzun süredir birlikte çalıyor olmanın verdiği sinerji müziklerine de yansıyor ve hatta onları iyi birer yol arkadaşı da yapıyor.


İran, Pakistan, Hindistan ve Nepal rotasını izleyerek ‘Çatıdaki Gevende’ye ulaşan


grup, müzik aletlerini de sırtlayıp götürmüşler bu yolculuğa ve bu tecrübelerini kayıt altına almayı da unutmamışlar, hatta bu yolculukları ile ilgili de kısa bir film ileride bizi bekliyor olabilir. Bu yolculuğa çıkarken onlara en büyük desteği müzik ekipmanları ile Kıvılcım Müzik, kayıt ekipmanları ile Compel ve Carpediem Pub (Eskişehir) sağlamış. Müziklerine de yansıdığını düşündüğüm bu yolculukları ile ilgili anılarını http://gevende.blogspoLcom’dan okuyabilirsiniz.


Gevende’nin konser performansları seyircisi ile girdiği etkileşim doğrultusunda daha da güzelleşebiliyor. Şöyle ki, aldıkları pozitif elektriğin yapmakta oldukları müziğe yansıdığı görmek mümkün.


Yaptıkları doğaçlamaların uzunluğu veya kısalığı ya da ritmi size bu konuda ipucu verebilir ama benden size tavsiye eğer kalabalık bir barda ve yüksek sesle Gevende’yi dinleyip beğenirseniz onları bir de sessiz ve grubun kendisini dinleyebileceği bir ortamda yakalamaya çalışın. Eminim çok büyük keyif alacaksınız.


İYİ MÜZİĞE HASRET KALANLAR İÇİN
Adanmaması gerek bir şey de Gevende’nin sadece kendileri için müzik yapıp, çeşitli yerlerde konser vermekten ziyade başka işlerle de uğraşıyor olması. Mesela en son Semaver Kumpanya’nın beşinci yaşında sahneye koydukları ‘Semaver ve Kumpanya’ adlı oyunlarının da müziklerini hazırlamışlar. En büyük amaçlarından birisi zaten müzik eksenli birçok proje geliştirmek olan grubun bir özelliği de aslında hiç stüdyoya girmiyor olmaları. Kendi müziklerini evde yapan grubun ilk albümünün adının da ‘Ev’ olması aslında yeterli açıklamayı yapıyor.


Uzun zamandır güzel müzik dinlemediğini düşünenler için harekedi bir Gevende konserinin bire bir olacağını düşünüyorum… http://www.gevende.com


PINAR İLKİZ