BAKIŞ NOKTASI



Danke schön Jupp Derwall


Onu ilk olarak 1974 Dünya Kupası’nda o zamanın teknik direktörü Helmut Schön’ün yanında yardımcısı olarak tanımıştım. Bu görevi 1970-1978 arası dönemde sürdürdü. 1978 Dünya Kupası’ndan sonra görevi Helmut Schön’den devraldı ve takımı 1980′de Avrupa Şampiyonu 1982′de de dünya ikincisi yaptı. Dünya ikinciliğinden iki yıl sonra oynanan Avrupa Şampiyonasında alınan ı-o’lık İspanya yenilgisinin ardından 1986 Dünya Kupası’nın hazırlık planlarını yapmasına rağmen özellikle bulvar basınının hiç hak etmediği şekilde çok üzerine gitmesi üzerine Alman Milli Takım hocalarında görülmedik bir şekilde istifa etti ve bunu yapan ilk teknik direktör oldu.


İşte bu istifanın olduğu anda Türk futbolunun kaderinin değişeceğini hiç birimiz bilmiyorduk.


Milliyet Gazetesi yazarı Erdoğan Şenay’ın da ölümünün ardından yazdığı yazıda belirttiği şekilde bu büyük futbol adamı müthiş vizyonu ile Türk futbolunun hizmetine Galatasaray aracılığı ile girmiş oldu. İşte O 1984 yılına kadar bizler Avrupa nedir bilmeyen kendi ligimizle hasbelkader ilgilenen futbol taraftarlarıydık.


Ayrıca Galatasaray taraftarı olanlar üstüne 14 yıl şampiyon olamama gibi bir kıvranmanın içindeydiler. Hiçbir takımın ne doğru dürüst tesisi ne de çim sahası vardı. İşte bugün görmüş olduğumuz modern tesislerin mükemmel çim sahaların temeli onun “çim saha olmadan olmaz” demesiyle atıldı. Hiç gözümün önünden gitmez o resim, çimleri bile Derwall doğru uzunlukta olsun diye kendisi biçiyordu. Ardından belki şimdiye kadar çok modern olmayan ama o zaman için çok modern tesisler yapılmaya başlandı. Derwall sadece saha dışında değil saha içinde de dünya görüşünü ve vizyonunu futbolumuza yerleştirmeye başladı.


Onun yetiştirmek için yanına aldığı Mustafa Denizli Türk futboluna damga vuran başka bir teknik adam oldu. Türk futbolunun Avru-pa’daki kaderi değişmeye başladı. Artık hepimiz Türk takımlarının ve Milli Takım’ın Avrupa takımlarını yenebileceğini ve “şerefli yenilginin” sadece kendi kendimizi kandırmaca olduğunu öğrenmeye başlamıştık. Sonrasını zaten hepimiz biliyoruz. Galatasaray ve Türk futbolu roket hızıyla yukarılara çıkmaya başladı ve makus talihimiz döndü. Derwall’in Türk futboluna faydası sadece yaptıkları ile de bitmedi her ne kadar içlerinde yetersiz olanlar da olsa Horst Buhtz, Friedel Rausch, Jürgen Sundermann, Josef Piontek, Karl-He-inz Feldkamp, Holger Osieck, Reiner Holl-mann, Reinhard Saftig, Christoph Daum, Herbert Neumann, Horst Hrubesch, Joachim Low, Jürgen Wahling, Rüdiger Abramczik, Hans-Peter Briegel, Jörg Berger, Werner Lo-rant gibi hocalar Türkiye’ye geldiler. Özellikle Piontek, Feldkamp ve Daum futbolumuza büyük katkılar yaptılar.


Ben Alman futbolunu çok yakından izleyen biri olarak Derwall’in geleceğini öğrendiğimde bu haberin doğruluğuna inanamamıştım. Onu iyi tanıyan biri olduğumdan onun kariyer ve çapında birinin Türkiye’ye gelebileceğini o zamanlar hayal bile edemiyordum. İşte bu bağlamda sadece Derwall’e değil bu fikrin sahibi insanlara da teşekkür borçluyuz. Çünkü onlar bunu düşünmeseler Jupp Derwall’in kendi kalkıp gelecek durumu olamazdı.


Bu anma yazısında aslında yazmak istemezdim ama yine de bahsetmeden geçemeyeceğim. Türk Spor Basını’nın bir bölümü Jupp Derwall’in ölümünden sonra çapını bir kez daha gözterdi ve Derwall’i sanki sadece Galatasaray’ı 14 yıl aradan sonra şampiyon yapmış gibi “Galatasaray’ı 14 yıl aradan sonra şampiyon yapmıştı” diye başlıklar attı. Böyle bir başlığı atmak tek kelime ile ayıptır ve Derwall’in ruhuna saygısızlıktır. Galatasaray’ın 14 yıl aradan sonra şampiyonluğu samanlıkta sadece bir iğne idi ve onun bu ülke futbolu için yaptığı şeylerin yanında lafı bile olmazdı. Bu nedenle “skor basınını” tebrik ediyor başarılarının devamını diliyorum. Bir değinmek istediğim konu da son olarak şu. Galatasaray Metin Oktay Tesisleri antrenman sahasına Derwall’in adı verildi. Bu her ne kadar çok güzel bir düşünce olsa da bunun çok daha uzun yıllar önce olması gerekirdi. Biz neden acaba insanlara öldükten sonra bu tip jestleri yapıyoruz. Derwall’e yıllar önce sağlığında bu jest yapılamaz mıydı? O bunu hak etmemiş miydi? Yorumu siz okuyucularıma bırakıyorum.


DANKE SCHÖN UEBER JUPP FÜR ALLES WAS DU FÜR UNSEREN FUSSBALLGEMACHT HAST…SCHLAFINFRIEDEN…


(Sevgili Jupp, Türk futbolu için yaptığın her şey için teşekkürler… Huzur içinde yat)


HÜSEYİN ÖZKÖK huseyin@radyospor.com