ENERJİ BARAJLARINDAKİ DOLULUK ORANI YARIYA DÜŞTÜ: Dokunmayın, çarpılırsınız!

31 Temmuz 2007


Elektrikte sıkıntı yaşanacağı söylemlerine sarılan özel sektör, bu sıkıntının tek çözüm yolu-I nun elektrik üretim ve dağıtımının kendilerine bırakılması olduğunu empoze etmeye çalışırken, enerji uzmanları sıkıntı olması durumunda bunun özel sektöre havale etmenin tarihi bir hata olacağını belirtiyorlar. Elektrikteki sıkıntıya yönelik açıklamaları kendileri yapan sonra da çözüm olarak yine kendilerini işaret eden özel sektör temsilcilerinden biri olan Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Başkanı ve Ak Enerji Genel Müdürü Önder Karaduman, Türkiye’nin bu yılı elektrik üretimi açısından biraz sıkıntılı geçireceğini belirtip, sonra da bu yılın sonlarına doğru üretim ve dağıtımla ilgili ihalelere başlanması “gerektiğini” ileri sürdü.


Karaduman, Türkiye’nin 2006 yılını yaklaşık 176 milyar kilovat saat enerji tüketerek kapattığını ve 2005′e göre yüzde 8,4′lük artışa tekabül eden bu oranın çok yüksek olduğunu söyledi. Son 20 yıllık ortalamaya bakıldığında bu sürede elektrik tüketiminin sürekli yüzde 8 arttığı Türkiye’nin, bu oranla Çin, Hindistan ve Brezilya’dan sonra dünyada dördüncü sırada yer aldığına işaret eden Karaduman, yüzde 8 oranındaki artış dikkate alındığında Türkiye’nin enerji tüketiminde 2007 yılını yaklaşık 190 milyar kilovat saat ile kapatmasının öngörüldüğünü kaydetti.


Geçen yıla göre 14 milyar kilovat saatlik ilave miktarın yaklaşık bin 700 megavatlık doğalgaz ya da 3 bin 400 megavatlık hidroelektrik veya 3 bin megavata yakın kömür santralına karşılık geldiğini belirten Karaduman, özel sektör veya kamuda bu farkı karşılayacak bir yatırımın söz konusu olmadığını, bu durumda arz açığının gittikçe yaklaştığını ifade etti.


KURNAZLIK YAPIYORLAR
Bu alanda çok sayıda lisans alınmasına rağmen yatırım yapılmadığına dikkati çeken Karaduman, şöyle konuştu: “Neden? Bu sorunun en kritik noktası, serbest piyasa koşullarında elektrik satışına maalesef devlet müsaade etmiyor. Elektrik fiyatlarının maliyete dayalı olarak kendiliğinden serbest piyasa koşullarında teşekkül etmesi için istenen ortam müsait değil. Böyle bir ortam olmadığı zaman da yatırımcı yatırım yapmak istemiyor. Lisansı da şunun için alıyor; ‘Bir gün nasıl olsa ülkenin elektriğe ihtiyacı çok artacak. O zaman da elektrik fiyatlarına müdahale edilemeyeceği için ben şimdilik elimde hazır tutayım’ diyor. Bıçak kemiğe dayandığında da, elektrik öyle bir şey ki, yatırıma başladığınızda en kısa yatırım 3-4 yıl sürüyor. Bu 3-4 yılda ne yapacağız? Olacak şey şu; tabii ki kesintilere maruz kalacağız.”


Türkiye’nin 2007 yılını elektrik üretimi açısından biraz sıkıntılı geçireceğini ifade eden Karaduman, şunları savundu: “Bu yılın sonlarına doğru gerek üretim, gerekse dağıtımla ilgili ihalelere başlanmalı. Dağıtım ve üretim özelleştirmelerine hemen geçilmeli ki, aradaki geçiş dönemi daha az hasarla atlatılsın.”


* * *


‘Nükleer santral yasasını çıkardık1


NÜKLEER enerjiye de işaret eden Önder Karaduman, Türkiye’nin nükleer enerji santrallarını bir an önce kurması “gerektiğini” iddia etti. Dünyada nükleer enerji santrallarını yapan firmaların sınırlı sayıda olduğuna dikkati çeken Karaduman, “Türkiye, nükleer santrallarını kurmak üzere acilen tedbir almak zorunda. Aksi halde Çin, Rusya, Almanya, Hindistan nükleer santral yatırımlarına girmişken, öyle bir noktaya geliriz ki biz isteriz ama yaptıracak firma bulmakta güçlük çekeriz” dedi. Türkiye’nin bütün kömür kaynaklarını, hidrolik kaynaklarını değerlendirmesi durumunda bile enerjiye ihtiyaç duyacağını kaydeden Karaduman, şöyle devam etti: “Sanayiciler nükleer enerjiyi istiyor. Nükleer santralı olan ülkeler de, bir nevi sınıf atlamış sayılırlar. Biz artık o sınıfı atlamak zorundayız. Ayrıca tek parti iktidarının olması, özellikle nükleer santrallar açısından bizim için büyük bir avantaj. Bu avantajı, geçtiğimiz dönem yasayı çıkararak kullandık. Bu dönem, ümit ediyorum ki bunu fiiliyata dökülmesi anlamında, santralların yapılması yönünde kullanırsak ülke için çok faydalı olacak.”


* * *


ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI: Özelleştirmeler üretimi artırmaz, kaosu derinleştirir


Elektrik Mühendisleri Odası’ndan yapılan açıklamada, özellikle turizm bölgelerinde başlayan elektrik kesintilerinin yaptıkları uyarıların dikkate alınmaması sonucu oluştuğu belirtilerek, “Son 5 yıldır yürürlükte olan serbest piyasa mantığı çökmüştür” denildi. Yeni Meclis’in acilen 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nu feshetmesi gerektiği vurgulanan açıklamada, kamunun ‘derhal’ bir kriz yönetimi oluşturarak, inisiyatifi ele alması, acil yatırım programı oluşturması gerektiği kaydedildi. Açıklamada, elektrik üretimindeki sıkıntının yalnızca “kuraklık ve sıcak hava koşulları” ile açıklanamayacağı ifade edilirken, sorunun bunlardan çok, enerji alanının tamamen serbest piyasaya bırakıldığı son 5 yıldır gerekli yatırımların yapılmamış olmasından kaynaklandığı belirtildi. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun çıkarılmasının ardından kamuda yeni yatırımların durdurulduğu hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:


“Bakanlığın yüzde 6.3 ‘lük düşük senaryodaki talep artışı tahminine göre her yıl en az 2000-2500 megavatlık yeni yatırım yapılması gerekirken, özel sektörün yaptığı yatırımlar yıllık 700 megavat düzeyinde kalmıştır. Bu durum ülkenin enerjide yedek kapasitesinin giderek kaybolmasına ve enerjide bıçak sırtı bir dengenin gözetilir hale gelmesine yol açmıştır. Son 20 yıldır yürütülen enerjide liberalleşme ve özelleştirme politikaları sonucunda gelinen nokta karanlıktır. Tüm bu gerçekler ortada dururken, özel sektör temsilcilerinin hâlâ sorunun üretim ve dağıtım özelleştirmelerinin gerçekleştirilmemesinden kaynaklandığına yönelik açıklamaları en hafif deyimiyle çarpıtmadır. Üretimin yetersiz olduğu noktada yapılacak özelleştirmeler üretimi artırıcı değil, kaos ortamını derinleştirici bir etki yaratacaktır. Bugüne kadar yapılan özelleştirmeler ne yatırımları artırmış ne de ucuz elektrik sağlamıştır.


Geçen yıl 1 Temmuz sonrasında yürürlüğe sokulan serbest piyasa uygulaması Dengeleme ve Uzlaştırma Sistemi’nin çözüm olmadığı da bugün ortaya çıkmıştır. Temel sorun yatırım olmamasıdır. Bunu özel sektör temsilcilerinin de kabul etmesi, 4628 sayılı Yasa kaldırılarak, yeniden kamu yatırımlarının acilen başlatılması gerekmektedir. Birgün Ekonomi


* * *


Ülke çıkarı değil, kendi çıkarları…


ÖZEL sektörün taleplerini sıralayan Önder Karaduman, özelleştirmelerin ihalede işletme hakkı devri şeklinde değil mülkiyet hakkı devri şeklinde olması, maliyete dayalı fiyatın kendiliğinden teşekkül etmesi için serbest piyasa koşullarının oluşturulması “gerektiğini” iddia etti. Özel sektörün ülkenin mağduriyetini değil kendi çıkarlarını düşündüğünü bir kez daha gösteren Karaduman, yapılacak bu düzenlemelerle birlikte zaten yatırım ikliminin doğacağını belirterek, “Bu durumda sizin herhangi bir şey söylemenize gerek kalmadan yatırımcı yağmur gibi gelecektir ve yatırımı yapacaktır. Dünyadaki bütün elektrik, enerji yatırımcıları Türkiye ile çok yakın ilgileniyorlar. Ama serbest piyasa koşullarının tam madiğini gördükleri için herhangi bir atakta bulunmuyorlar” dedi. Karaduman, le hazırlıklarının da, çok spesifik olması nedeniyle Özelleştirme İdaresi yerine Enerji Bakanlığı tarafından yapılmasını daha doğru bulduğunu kaydetti