Ortadoğu politikasını yıllar boyu ‘dost diktatörlerin’ istikrarı üzerine kuran, her istikrarsızlık ve çatışmayı da siyasi-ekonomik kazanca tahvil eden ABD yönetimi, bölgeyi gelecek on yıl içinde yine silaha boğmaya hazırlanıyor. Nükleer programı nedeniyle İran’ı ‘hayati tehdit’ olarak gösteren Washington, Suudi Arabistan başta olmak züere, Şii Tahran yönetiminden çekinen Körfez’deki Sünni Arap rejimlerine 20 milyar dolar tutarında si-lan satma planları yapıyor, yanı sıra bölgedeki sıkı müttefiki İsrail ile Mısır’a gelecek on yıl içinde aktaracağı askeri yardımı da görülmemiş boyutlarda artırıyor. ABD yönetiminin açıklamasına göre, on yıl zarfında İsrail’e 30, Mısır’a ise 13 milyar dolarlık askeri yardım verilecek.
Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerine satılacak silahlar ve mühimmat arasında ileri teknoloji ürünü uydu güdümlü bombalar, savaş uçakları ve gemileri var. ABD’nin silah satış anlaşmasında birtakım avantajlar karşılığında Suudilerden Irak’taki ‘istikrar’ çabalarına destek vermesini isteyeceği belirtilirken, İran’dan gelebilecek herhangi bir tehdide karşı da işbirliğini artırmayı önereceği söyleniyor. Gözlemciler, İsrail’e askeri yardımın gelecek on yıl içinde yüzde 30 gibi büyük bir oranda artırılacak olmasının bir sebebinin de İsrail yönetimini bölgede kendisine nükleer rakip olmasından korktuğu İran’a karşı tek taraflı bir ’saldırı girişiminden’ uzak tutmak olduğuna dikkat çekiyor.
İRAN ‘ÖCÜSÜ’ KÂR ETTİRİYOR
İran yönetimi önceki gün ABD’nin Körfez ülkelerine yönelik devasa silah satış planını sert tepki göstermiş, “ABD’nin bölgede korku ve kaygı yaratmayı amaçladığını” savunmuştu. Körfez ülkelerinin İran’ın nükleer faaliyetlerinin nükleer silah üretme kapasitesine ulaşmasından endişe duyduğu ve kendi nükleer programlarını geliştirme seçeneğini masaya koyduğu biliniyor. ABD ile dev silah anlaşmasının da İran’ın bölgede artan etkisi ve caydırıcı gücüne karşı önlem niteliğinde olduğu belirtiliyor. ABD yönetiminin ise bir yandan İran’ın nükleer faaliyetlerinin bölgesel ve küresel güç dengelerine ciddi tehdit oluşturduğu gerekçesiyle Tahran’a karşı sert önlemler peşinde olduğu, diğer yandan bu korkuyu silah satışlarıyla kâra çevirmeye çalıştığına dikkat çekiliyor.
RICE: KORKU VE KAYGI YARATMIYORUZ
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice ise silah satışının bölgede yeni bir silahlanma yarışına ve istikrarsızlığa yol açacağı yönündeki eleştirilere karşı çıkarken, bir kez daha İran’ı işaret etti. 4 gün sürecek Ortadoğu ziyaretinin ilk durağı Mısır’a önceki gün hareket eden Rice, uçağının yakıt almak için indiği İr-landa’daki Shannon havalimanında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Rice, “Washing-ton’un bu programıyla bölgede korku ve kaygı yaratmayı amaçladığını” savunan İran yönetiminin bu iddialarını reddettiğini söyledi. İran’ın, ABD yönetiminin hayata geçirmek istediği Ortadoğu projesini engellemek isteyen tek ülke olduğunu ifade eden Rice, “Bölgede istikrarsızlık olursa bunu İran yönetimine bağlamak gerekir” dedi.
Mısır’da dün ABD Savunma Bakanı Robert Gates ilebirlikte temaslarda bulunan Rice, ardından Gates ile Suudi Arabistan’ın Cidde kentine hareket etti. Rice daha sonra Kudüs ve Ramallah’da İsrail ve Filistinli yetkililerle görüşecek. İki Amerikalı bakanın silah satışı ve askeri yardımların ayrıntılarını ele alacağı, ayrıca İran’ın bölgede artan nüfuzuna karşı işbirliği ve destek arayacağı tahmin ediliyor. Dış Haberler