Bir sahne değil bir toplumun geleceği yıkılıyor

31 Ekim 2007

soL (İstanbul) Bir toplumun geleceği yıkılıyor. 37 yıldır sanat için halka hizmet veren Muhsin Ertuğrul Sahnesi AKP’nin talanına kurban edilerek yıkılacak. Yerine kongre ve ticaret merkezleri, otoparklar yaparak rant elde etmeyi hedefleyen AKP’nin sanattan elini çekmesi gerektiğini söyleyen sanatçı Orhan Aydın yayınladığı mesajda, “bize arta kalan, bu sanat düşmanı tacirlerin kulaklarından tutup dünya insanlığına teşhir etmektir” dedi. Karanlığa Karşı Sanat Cephesi ise 4 Kasım Pazar günü Taksim’de gerçekleştirilecek eylemde duyarlı sanatçı ve aydınlarla birlikte AKP talanına dur diyecek. Konuyla ilgili olarak sanatçı Orhan Aydın’ın yaptığı açıklama ve tiyatro oyuncusu Nazif Uslu’nun görüşleri şöyle:

Orhan Aydın (tiyatro sanatçısı): Sevgili Dostlar, sonunda olan oldu. Tam 37 yıl tiyatromuza hizmet veren Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde perdeler indi. İçimizdeki buruk hüzün, salondan dışarıya taşan repliklerde öfke olarak kalacak. Söylenen şarkılar, yapılan danslar yaşama olan tanıklığımızın kanıtları olarak yaşayacak. Ve o sahnenin yıkılmaması için hiç bir çaba göstermeyen aktör ve aktris baronlarını tarih hiç unutmayacak. Bize arta kalan, çağın gerici işbirlikçilerine karşı, kendi repliklerimizi kuşanmaktır. Bize arta kalan, Muhsin Ertuğrul ustanın yaşama bıraktığı izi sürmektir. Bize arta kalan, bu sanat düşmanları tacirlerin kulaklarından tutup, dünya insanlığına teşhir etmektir. AKP sanattan elini çek! Yaşasın tiyatro, yaşasın hayat! 

Nazif Uslu (tiyatro sanatçısı): Maalesef, ülkemde sadece Muhsin Ertugrul Sahnesi yıkılmıyor. Toplumun geleceği yıkılıyor. İktidarın yalanlarına, talanlarına kimse ciddi bir şekilde ses çıkarmıyor. 4 kasım günü Harbiye’de tiyatro sahnesi önünde başlayıp AKM önünde devam edecek bir eylem örgütlüyoruz. Orada kaç kişi olacağımızı, kimin sanata destek verdiğini birlikte göreceğiz. Sanata destek verdiğini söyleyen bir çok odağın aslında bunu yapıp yapmadığı konusu benim için ciddi bir soru işareti. Çünkü yıkılan sahnelerde görev alanlar sorunlarına sahip çıkmıyor. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’ni yıkacak olanlar alay ediyorlar insanlarla. Sahnenin ışıkları dahil bir çok şeyi sökülüyor kapanacak diye. Ardından Tozlu Çizmeler’in galasını yapıyorlar o yıkılacak denen sahnede. Orada yıllarca yaşayan ve çalışan oyuncu, dekorcu, ışıkçı hiçbir şey demiyor. “Sahnenin ışıklarını açmıyorum” diyemiyor ışıkçı. “Oyuna çıkıp oynamıyorum” diyemiyor oyuncu. Çünkü pek çoğunun beyni, geleceği üç beş kuruşa teslim alınmış durumda. Onurlu duran ve geleceğine sahip çıkmayan sürüler haline getirilmişler. Elbette bu böyle gitmez, bu ülkenin namuslu insanları hâlâ var ve bu sorunlara karşı meydanlarda duyarlılığını gösteriyor, göstermeye de devam edecek.