2008′de hava delikleri yeterli olacak mı?


soL AKP'nin 2008 gündemini bir liste halinde sıralamak güç. 2008 yılı, Kürt sorununda ABD planının yol açacağı, en hafif olasılıkla psikolojik bölünmeden, yeni sosyal güvenlik düzenlemesinin zaten "sınıf" olarak var olmayan emekçileri "işçiler" olmaktan da çıkartmasına kadar bir dizi geri çevrilmesi güç gelişmenin yaşanacağı bir yıl olacak.

Bu yılın son ayındaki açıklama ve gelişmelerle birlikte iyice açığa çıkmış oldu.

Kasırganın şiddeti konusunda tahmin yürütmek mümkün. Hatta kasırgayı tarif etmek de. Ama solun kasırgaya ilişkin tahmin ve tariflerle yetinmesi, ajandasının başına "iş" olarak bunu yazması 2008 yılını başından kaybetmek anlamına gelir. "Bu saldırı dalgasına karşı mücadele etmek" genelliğinin ötesine geçip bu saldırı dalgasına kuvvet veren kimi unsurları ayrıştırıp bunları mücadele konusu haline getirmek gerekiyor.

Bu noktada AKP'nin "başarıları"nın cümle aleme mal olduğunu hatırlayıp, cemaat örgütlenmesi ve emperyalist desteğin ortak "mucizesi"ne ilişkin hayret yüklü cümleler kurmak solun işi olmasın. Sistemin AKP iktidarını taşıma kapasitesine ilişkin ölçümlerin de geride bırakıldığı bir başka gerçek. Çünkü sistemin diğer aktörlerinin de açık ya da zımni onayıyla AKP emperyalist projelerle daha uyumlu bir idari yapıya geçiş konusunda adım atmış durumda.

Solun etkisizliğini kırmak
İşe solun etkisizliğinden, solu etkisiz kılan noktalardan başlamak, kimi geçersizleşmiş varsayımlardan da kurtularak başlamak bir yol olabilir. Sözü edilen bir "savunma" hattı değil, 2008 yılında solun en son ihtiyacı savunma hattına çekilmek olur. Özellikle geçtiğimiz yıl pek çok tuzaktan alnının akıyla çıkmayı başaran solun ihtiyacı üzerine vurulmuş kilitlerden kurtulmak öncelikle.

Buna da geçtiğimiz yıl solda yaşanan ayrışma sonrasında her şeyi "eskisi gibi" varsaymaktan vazgeçerek başlanabilir. 2007 yılına Hrant Dink cenazesiyle, yeni bir liberal dalgaya yedeklenerek giren, AKP-asker çekişmesinden çıkara çıkara darbe karşıtlığı çıkaran, 22 Temmuz seçimlerinden sonra "halkın iradesi"ne saygı üreten, Kürt sorununda AKP'nin demokratik açılımlarına bel bağlayan, kamuculuğu tukaka ilan edip cemaat "sadakacılığı"na alkış tutan "aydın" ile hesaplaşmayı en başa yazarak da devam edilebilir.
AKP gericiliğine liberalizm aşısı yapan, siyasi iktidarın pro emperyalist açılımlarını büyük bir özenle estetize eden expatlarla kararlı bir mücadeleye girişmeden bu gazetenin okurları da dahil olmak üzere akıl, vicdan sahibi insanların nefes almaktan fazlasını yapması güç görünüyor.

Piyasacılığı, kimlik siyasetini, ilkesizliği solculukla buluşturanlara söz söylemeden, Cumhuriyet için kaygılanırken aynı zamanda Borsa için de endişelenen, Kürt emekçilerinin kurtuluşunu dert edinirken Amerikancılık yapmakta da sakınca görmeyen solcuları "akıl" ile siyaset yapmaya davet etmek güç görünüyor.

soL tüm okurlarının yeni yılını kutlarken, 2008'de "hava deliği" olmaktan fazlasını zorlayacağını da not düşüyor. soLcuların da çok daha fazlasını yapacağını umarak…