Mesut Odman


Bunu geride kalan pek çok yıl için de söyleyebiliriz, ama 2007'nin insanlık açısından tümüyle sıradan bir yıl olduğu ortadadır. İnsanlığın bu yıl boyunca da ondan önceki birbirinin tıpatıp benzeri sayısız saatler ve günler boyunca yapılanlardan farklı, sıra dışı, iyiliğe dönük kalıcı izler bırakan işler yaptığını ileri sürmek mümkün görünmüyor. Kuşkusuz, bu yıl da iyi ve kötü pek çok iş yaptı insanlık, o arada, iyi ya da kötü demeye bile değmeyen uğraşlara da kapıldı; ama  kendisini ileriye götürecek, ileriki yıllarda da dönüp dönüp bakacağı, yararlanacağı, hoşlanacağı, mutluluk duyacağı, o tür ürünler veren  işler yapamadı. Yeryüzünün hiçbir yerinde hiçbir sömürü ve zorbalık düzeninin yıkılışına tanık olmadık sözgelimi; insanların yaşadığı en küçük bir toprak parçasında bile emekçilerin suyun başına geçtiklerini işittiğimiz olmadı. Birkaç kez seyretmeyi isteyeceğimiz bir sinema filmi, bir tiyatro oyunu; okumazsak eksikli hissedeceğimiz herhangi bir sanat ya da bilim kitabı; dinlemeden edemeyeceğimiz bir müzik eseri; bakmadan duramayacağımız bir resim yaratıldığını gören ya da duyan olmuş mudur acaba?

Kapitalist sömürüye dayanan uygarlığın, savaşıyla barışıyla, üretkenliğiyle yıkıcılığıyla insanlığı getirip bıraktığı yer, hiçbir üstün sanat eserinin bugüne kadar bize göstermeyi başaramadığı bir çöldür. Bundan sonra ne yapılacaksa, bu çölde yapılacaktır. Ancak, insanlığın elinin altında aynı ölçüde uçsuz bucaksız bir birikim hâlâ ve mutlaka vardır.

Her yeni yıl git gide her şeyi kaplamaya yönelen bu çölde ve hiçbir zaman büsbütün yok edilemeyen o birikime dayalı bir mücadele ile geçecektir. Bu hem tek bir mücadeledir hem de bir yığın kavgadan oluşmaktadır. Onların usanmaz sahipleri için 2008'in 365 günden daha uzun sürmesi ve bir günün de 24 saatte bitmemesi, güzel bir dilek olabilir; çünkü, onlar en çok bu günler ve saatlerle ölçülen zamanın eksikliğini duyuyorlar.