Yılın babasıydı, ‘terörist’ oldu!
Siverek’ten talasemi hastası çocuklarının tedavisi için Antalya’ya taşınan Dizlek ailesi bir yandan yoksullukla boğuşurken bir yandan da Kürt oldukları için dışlanmalarının sıkıntısını yaşıyor. Siverek’te yılın babası seçilen İbrahim Dizlek, Antalya’da “terörist” ve “istenmeyen aile” ilan edildi. Ancak Dizlek ailesine kardeşçe yaşamayı tercih eden komşuları sahip çıktı.
İbrahim ve Aynur Dizlek çifti, 5 yıldır çocuklarının talasemi hastalığı ile mücadele ediyor. Dizlek ailesi 6 ay önce doktorların isteği üzerine Antalya’da Kızıltoprak Mahallesi 962 Sokak Zambak Sitesi’ne taşındı. Dizlek çiftinin çocuklardan 13 yaşındaki Bayram, 11 yaşındaki Rozerin ve 7 yaşındaki Helin’in ilik nakli için durumları, kardeşleri Kader, Serdar ve Hakan’a uygun ancak buna maddi yetersizlikler izin vermezken site sakinleri arasında “Huzuru bozarlar, taşınmalılar” diyerek imza toplayanlar dahi oldu. Çocukları için verdiği mücadele büyük yankı uyandıran ve 2007’de Siverek’i Kalkındırma ve Vilayet Yapma Derneği tarafından ‘yılın babası’ seçilen baba İbrahim Dizlek, işsiz kalmış olmanın verdiği sıkıntının yanında çocuklarını tedavi ettirememenin çaresizliğini yaşıyor. Çocukların tedavileri için aylık ortalama 2 bin YTL gerekiyor ancak tüm bu imkansızlıkları gün gibi ortadayken, devletin hiçbir kurumu Dizlek ailesine yardım elini uzatmadı.
Tedaviye devam ettiremiyoruz
Yardım için Antalya Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne giden Dizlek, “En az yüzde 80 ‘beden kaybı’ raporu istediler. Şanlıurfa Devlet Hastanesi’nde yüzde 80 vermişlerdi. Ancak Antalya Devlet Hastanesi’nde yüzde 78 rapor verdiler. 2 rakamlık fark nedeniyle yardım alamıyoruz. Elektrikçiyim ama işsizim” dedi. Her 21 günde bir çocuklarının kan değişimi için talasemi merkezine giden İbrahim Dizlek, ilik sıralarının kendilerine geldiğini ancak tedaviyi sürdürecek maddi imkanlarının olmadığını dile getirdi.
‘İlk aylar çok sıkıntılı geçti’
6 ay önce siteye taşındıktan sonra haklarında “6 çocukla sitede huzur bırakmazlar. Bunları istemiyoruz” diye imza toplandığını belirten Dizlek, “istenmeyen aile” ve “terörist” ilan edildiklerini ifade etti. Dizlek, “Ben keyfimden kalmıyorum bu sitede. Bağlasan durmam ama çocuklarımın tamamen hijyenik ve hastaneye yakın bir ortamda bulunması gerekiyor. Bu hastalıkta tedavi sürecinde doktorlar kaldığınız evi inceliyor. Uygun değilse tedaviyi kabul etmiyorlar. Tedavi sürecindeki tüm şartlara uymak zorundayız. Doktorlara bu evi bile zorla ikna ettik” diye konuştu.
Dizlek şöyle devam etti; “Üç daire sahibi olan Veysel Bey ve eşi imza toplamaya başladı. Bizim için ‘Allahın kıroları, dağdan gelmişler’ gibi laflar yayarak, o zamanın apartman yöneticisi Avni Bey’i de etkileyerek kapı kapı gezdiler. Biz hırsız değiliz, gaspçı değiliz. Tüm Antalya’yı verseler Siverek’i değişmem. Ama tüm maddi sıkıntılarıma bir de bu ayrımcılık eklenince ne kara günler yaşadık.”
Sahip çıktılar
Ailesinin aleyhine yapılan bu kampanyanın yine de sağduyusunu kaybetmeyen, kardeşçe yaklaşan ve imza atmayı reddeden bazı komşuları sayesinde amacına ulaşmadığını ifade eden Dizlek olayı hiç unutamayacağını söyledi.
“Karşı komşumuz olan elektrik mühendisine de imza attırırlarken eşi pencereden bağırdı ‘O insanların ne zararını gördük? Herkes imzalıyor diye imza atılmaz ki. Eğer imzalarsan akşam eve gelme!’ Bir de dördüncü katta oturan Ayla öğretmen var. Doğuda görev yapmış biri. Bizleri sevdi ve o da imzalamadı” diyen Dizlek, Türkiye’de Kürt olmanın zaten başta yüzde elli kaybettirdiğini ifade etti. Dizlek şimdilerde ‘suların durulduğunu’ ve barışı sağlama yolunda ilerlediklerini sevinçle söylüyor. Apartmanın şu anki yöneticisi Osman Bey de bunun sağlanmasında önemli rol oynuyor. Yaşananlar hakkında görüşlerini sorduğumuz Osman Bey ve eşi, Dizlek ailesine misafir olup bu yaklaşımı pekiştirirken, “Siz iki savaş birden veriyorsunuz aslında, hem çocuklar için hem buraya alışmak için. Bunu anlayışla karşılıyorum. Başlangıçtaki uyum sorunu doğaldır, zamanla aşılır. Elbette birden olmayabilir, olmadı da. Birbirimize zamanla yakınlaşacağız. Ufak tefek sorunlar elbette olacaktır yine ama biz dinlemeye hazırız” diyor. (Antalya/EVRENSEL)