DTP Amerikan ‘çözümü’nden medet umuyor
HABER MERKEZİ DTP'den gelen açıklamalarda iki nokta dikkat çekiyor. İlki sınır ötesi operasyon sonrasında Kürt sorununda "siyasi çözüm" doğrultusunda kapsamlı bir açılımın gündeme geleceği beklentisi. İkincisi ise bu beklentinin de ışığında operasyonu sorgulamaktan ve geri çekilmenin biçimiyle ilgilenmekten kaçınma. Önceki gün ve dün yapılan çeşitli açıklamalar, Kürt siyasetinin de AKP ve askerlere benzer bir şekilde ABD'nin yönetmenliğinde sahneye konan senaryodan kendine replik çıkarma gayreti içinde olduğunu gösteriyor.
"Siyasi muhatapları" rencide etmek yok
Geçtiğimiz hafta düşük yoğunluklu tutulduğu ifade edilen eylemlerle sınır ötesi operasyonu protesto eden ve bu eylemlerde hedefe AKP'yi yerleştirdiği görülen DTP, önceki günden bu yana "siyasi çözüm" mecrasının açıldığı beklentisiyle hareket ediyor. Yapılan çeşitli açıklamalar, DTP'nin önceki gün itibariyle geri çekilme kararından haberdar olduğuna işaret ediyor. DTP'nin sınır ötesi operasyonun biteceğinin belirginleşmesiyle birlikte AKP'ye dönük eleştirilerini geri çekip "muhatap" olarak iletişim çabası içine girdiği görülüyor. Dün DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, yaşanan süreçte Cumhurbaşkanı Abdullah Gül , Meclis Başkanı Köksal Toptan ve Başbakan Erdoğan'dan randevu istediklerini belirterek, yapacakları görüşmelerde, Kürt sorunun çözümü konusunda neler yapılabileceğini görüşeceklerini kaydetti. Kürt sorununu Türkiye 'nin meselesi olarak gördüklerini ve siyasi rant anlayışıyla bakmadıklarını ifade eden Türk "farklı seçeneklerin ortaya konulması için herkesin aklını zorlayarak geçmişte yaşanan süreci ortadan kaldıracak yeni bir süreci halka hediye etmek gerekiyor" dedi.
Kara harekatının ABD 'nin telkinleri ile bitirildiği iddiaları konusunda ise Türk, "birileri istedi mantığı ile olaya bakmak doğru değil. Operasyonu düzenleyenlerin kendilerine göre bir mantığı, planı vardır. Böyle istendi, birileri istedi, diye bakmak doğru değil, önemli olan operasyonun durdurulmasıdır" diye konuştu. Türk Kürt sorununda diyalog kapılarının açılması gerektiğini de ifade ederek bu konuda en büyük sorumluluğun Başbakan'a düştüğünü söyledi.
DTP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise sınır ötesi operasyonun durdurulmasını "Biz daha çok siyasi muhataplarımızdan yani Hükümet'ten, Başbakan'dan bir açıklama bekliyoruz" sözleriyle değerlendirdi.
Kaplan, Türk için randevu talep ettiklerini hatırlattı ve "siyasi çözüm" doğrultusunda üzerlerine düşeni yerine getireceklerini aşağıdaki ifadelerle vurguladı:
"Sorunların çözümünün bu yol olamayacağını, sorunların demokratik ve barışçıl yollarla çözülebileceğini söylemiştik. Sorunun çözümü için DTP olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz. Bu bağlamda DTP Grup Başkanı Ahmet Türk devletin zirvesinden randevu talep etti. Biz sorunun barışçıl ve demokratik yoldan çözümü için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız."
"Harekatın bitmesinde eylemlerimiz etkili oldu"
DTP Genel Başkan Yardımcısı Kamuran Yüksek tarafından yapılan açıklama Türk ve Kaplan'dan daha farklı vurgulara sahipti. "Siyasi muhataplar"a değil tabana yönelik olduğu düşünülen açıklamada Yüksek sınır ötesi operasyonun sona erdirilmesinde DTP `nin "öncü demokratik eylemlerinin etkili" olduğunu iddia etti.
Yüksek şöyle dedi: "Elde edilen sonuçlar, askeri olarak ne biçimde ortaya konulursa konulsun şöyle bir sonuç ortaya çıkıyor; bu operasyonlar halklar arası kardeşlik duygularına zarar veriyor. En tehlikeli olan budur. Bu operasyonlarda Türkiye 'de barış ve demokrasi istemeyen güçlerin, Ortadoğu 'da da halkları birbirine boğazlatan ABD, İngiltere ve İsrail 'in menfaati vardır. Şu çok açık görülebilir ki operasyonlara onay verdiği söylenen güçler, Türkiye 'yi daha fazla kendi amaçlarına ortak etmeye çalışmak dışında amaç taşımıyorlar. Türkiye bu güçlerin emellerine ortak olmamalı. Kürt sorununun çözümünde operasyonlara, şiddete kesinlikle son vermeli. Demokratik çözüm için daha fazla çaba sarf etmeli. Operasyonların bitirilmesinde partimizin öncü demokratik halk eylemlerinin etkili olduğunu düşünüyoruz."