Kıdem tazminatı vazgeçilmez bir hak
HABER MERKEZİ Belediye –İş Sendikası tarafından hazırlanan ''Temel ve Vazgeçilemez Bir Hak: Kıdem Tazminatı'' isimli raporda Türkiye’de İş Kanunu’nun 72 yıl önce yürürlüğe girmesinden bu yana kıdem tazminatını temel ve vazgeçilmez bir hak olduğu üzerinde duruluyor. İşçilerinin verdiği mücadele sonucunda kıdem tazminatının bugünkü halini 1975 yılında aldığı anımsatılırken, ekonomiye olumsuz etkisi olmadığı belirtiliyor.
Çalışmada, istihdamı artırmak için kıdem tazminatının düşürülmesi gerektiğini savunanların hiçbir bilimsel gerçekliğe dayanmadığı savunuluyor. İşsizliğin önlenmesi için enerji maliyetlerinin düşürülmesi, asgari ücret üzerindeki vergi yükünün düşürülmesi, iç ve dış borç faizine ayrılan kaynakların yatırıma aktarılması gerekliliği ön plana çıkarılıyor.
Kıdem tazminatı keyfi işten çıkartmaları engelliyor
Kıdem tazminatının fona devri, işten çıkarmaları kolaylaştıracak bir uygulama olarak öne çıkıyor. Bilindiği gibi, 4857 sayılı İş Yasası, iş güvencesi hükümleri ile geçersiz işten çıkarma durumunda işvereni, 4 ile 8 ay arasında bir iş güvencesi tazminatı ödemek zorunda bırakmaktadır. Bu noktaya vurgu yapılan raporda şu ifadelere yer veriliyor:
“Ayrıca işveren işçinin kıdem tazminatını ödemektedir. Bu uygulama keyfi işten çıkarmaları kısmen önlemekte, caydırıcı bir unsur olmaktadır. Kıdem tazminatının fona aktarılması durumunda bu caydırıcılık ortadan kalkacaktır. Kıdem tazminatında fon uygulamasının yasalaşması durumunda, kötü niyetli bir işveren işten çıkardığı işçiye kıdem tazminatı gibi toplu bir ödeme yapmayacağı için işçi çıkarmalar alabildiğine kolaylaşacaktır.''
Batık bir fon yaratılmak isteniyor
Raporda, kıdem tazminatının fona devrinin, "baştan batık bir fon yaratmak" anlamına geleceği de öne sürülüyor. İşverenlerin fon için yapılacak kesinti oranını düşük tutma talepleri nedeniyle kıdem tazminatlarının karşılanamayacağı ve baştan batık bir fon ortaya çıkacağı görüşüne yer verilen raporda, fon ölü doğacağı için açık veren fonun ya kamu kaynaklarından desteklenmesinin gündeme geleceği ya da işçilerin kıdem tazminatlarının ödenemeyeceği iddia edildi.
Kıdem tazminatı pazarlık konusu olamaz
Kıdem tazminatı çalışmada şu şekilde tanımlanıyor; “kıdem tazminatı işçi ücretinin ödenmemiş kısmıdır. İşçinin alınteri ile kazandığıdır”. Dolayısıyla bunun pazarlık konusu yapılamayacağı belirtiliyor.
''Gerçekçi rakamlarla işsizliğin yüzde 20-25'lere ulaştığı bir ülkede kıdem tazminatı gibi işçinin eline geçen toplu bir paranın yaşamsal bir önemi olduğuna değinilirken, işçi için yeni bir iş buluncaya kadar kendisinin ve ailesinin ölmeyecek düzeyle geçimini sağlaması ya da emekli olduğunda yetersiz gelen emekli maaşına bir yan gelir olacak kıdem tazminatı vazgeçilemeyecek bir hak olarak tanımlandı.
Kıdem tazminatı iş güvencesinin bir parçası
''Kıdem tazminatı ile iş güvencesi birlikte olmaz demenin en hafif ifade ile aldatmaca olduğu'' savunulan raporda, buna karşın birçok Avrupa Birliği ülkesinde kıdem tazminatı bulunduğuna dikkat çekildi.
İş güvencesinin, kıdem tazminatı ile birlikte ele alınmamasının hiçbir geçerli nedeni olamayacağı belirtilen raporda, ''Birisi, en doğal, anayasal evrensel ve çağdaş bir hak olan iş güvencesi, diğeri de işten atılma ve emeklilik koşullarında, iş bulmanın neredeyse olanaksız olduğu bir ortamda tek güvence kıdem tazminatıdır'' görüşüne yer verildi.