Halkı dışarıda bırakmakta uzlaşıyorlar
HABER MERKEZİ Sermaye örgütlerinden gelen “gerilim çok yükseldi, uzlaşın” çağrısının ardından siyaset cephesinde zemin yoklama girişimleri başladı. İlk adımı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül atarken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’dan pozitif mesajlar geldi. Bu girişimlerden sonuç çıkıp çıkmayacağı belirsizliğini henüz korurken, amacın halkı tamamıyla dışarıda bırakan bir “büyük uzlaşı” olması olasılığı endişelendiriyor.
Cheney’i beklediler
Kimi çevrelerin uzlaşmaya önderlik etmesi gereken kişi olarak öne sürdükleri Cumhurbaşkanı Gül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi Çankaya Köşkü'ne davet etti.
Gül, Baykal'ı bugün saat 12:45'te öğle yemeğinde konuk edecek.
Cumhurbaşkanlığı'ndan davetle ilgili verilen bilgide, Cumhurbaşkanı Gül'ün MGK Şubat ayı toplantısı sonrasında güvenlik sorunları, Güneş operasyonu, Irak'la ilişkiler, Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin ziyareti hakkında Meclis'teki siyasi parti liderleri ile görüşme yapmak istediği belirtildi.
Alınan bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Gül, ilk olarak CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı görüşmeye davet etti. Baykal, Cumhurbaşkanlığından 14 Mart Cuma günü gelen daveti kabul etti ve görüşmenin 20 Mart perşembe günü yapılmasında mutabık kalındı. Ancak, ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney'nin Türkiye ziyaretinin de değerlendirilmesine imkan vermek üzere görüşme bugüne ertelendi.
Söz konusu davetlerin, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın AKP hakkında kapatma istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunmasından önce planlandığı” da ifade edildi.
Görüşme, ağırlıklı olarak sermaye örgütlerinin dün yaptıkları “Türkiye için sağduyu” çağrısının ardından gerçekleşmesi bakımından da önem taşıyor.
Erdoğan açık ama öncülük etmeye
Başbakan Erdoğan, sağduyu çağrısına içerik itibariyle katıldığını belirterek, “Böyle bir ortak aklın oluşması sürecine öncülük etmeye de hazırız” dedi. Gerilimin dağıtılması için Cumhurbaşkanı Gül'ün yapacağı görüşmelerin "hayırlı olmasını" temenni eden Erdoğan, "Bu gerilimin azaltılması konusunda muhalefet liderleriyle bir toplantıya açık olabilir misiniz acaba?" şeklindeki soru üzerine, “Ben hiçbir zaman kapalı olmadım ki, hep açığım” dedi.
Baykal’a göre koşullara uyulursa gerilim kendiliğinden azalır
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye'de şu anda herkesin ''gerilimden şikayet ettiğini'' belirterek, yaşanan gerilimin partiler arası tartışmadan kaynaklanmadığını söyledi.
Baykal, “Gerilim, AKP'nin anayasal düzene uymama ısrarından ve özelikle anayasamıza göre değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek olan laiklik ilkesinin içini boşaltma girişiminden kaynaklanmaktadır. İktidar-muhalefet ilişkileri bu gerilimin sebebi değildir” dedi.
Baykal şu görüşleri dile getirdi: “Türkiye'de gerilimin azaltılmasını isteyenler, AKP'nin anayasa ve yasalara uygun davranmasını talep etmelidirler. AKP, anayasaya ve yasalara uygun davrandığı, anayasal ilkeleri zorlamadığı zaman gerilim kendiliğinden azalır.”
“Ergenekon soruşturması”na da değinen Baykal, bu konunun muhalefeti susturmak için kullanıldığını, hazırlık soruşturması aşamasında elde edilen bilgilerin gizli kalması gerekirken iktidara yakın medya kuruluşlarına sızdırıldığını söyledi.
Raportörün yazılamayan raporu
Öte yandan, AKP hakkında açılan kapatma davasıyla ilgili dün gelen bir haber kulisleri hareketlendirdi. Haberde 14 Mart Cuma günü açılan kapatma davasının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin yapılan ilk incelemenin bittiği ve konuyu inceleyen Raportör Osman Can’ın “davanın kabulü” yönünde görüş bildireceği iddia edildi. Daha sonra açıklama yapan Osman Can ise, AKP kapatılma davası için görüşünü henüz oluşturmadığını ancak bunun için son günün Pazartesi olduğunu söyledi.
Anayasa Mahkemesi kaynakları Raportör Can’ın hazırladığı raporu Abu Dabi’den dönen Mahkeme Başkanı Haşim Kılıç’a bugün sunmasının beklendiğini belirterek, “Başkan, raporu 28 Mart Cuma (yarın) veya 31 Mart Pazartesi gündemine alınıp alınmayacağına karar verecek" değerlendirmesinde bulundular.
Uzlaşı TÜSİAD’ın varlığını sürdürmesi için
Uzlaşı çağrıları dün yayınlanan gazetelerde de geniş yer buldu. Bu uzlaşının neye hizmet ettiğini en açık bir şekilde dile getirense Referans Gazetesi’nden Cengiz Çandar oldu. Uzlaşma girişimlerinin başarılı olması için TÜSİAD gibi kuruluşların “ilke” noktasında sağlam durmaları gerektiğini belirten Çandar şöyle yazdı: “Çünkü, geldiğimiz noktada ‘kurban’ın Tayyip Erdoğan'ın, AK Parti hükümetinin ötesine geçtiği apaçık. ‘Kurban’, TÜSİAD'ın azami derecede yararlandığı ve onun için ‘varoluşsal’ nitelikte olan Türkiye'nin demokrasisidir. Türkiye'dir.”
Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök’se bu uzlaşının rejimin her türlü “marjinalliği” dışarıda bırakacak şekilde yeniden kurulması için bir fırsat olarak kullanılmasını salık verdi: “Bence yavaş yavaş herkes işin ciddiyetini kavramaya başladı. Bu saptamam doğruysa, rejimin temel ilkeleri konusunda ciddi biçimde konuşmaya başlamamız için müsait bir iklim oluşturabiliriz… Herkes kulaklarını ‘marjinallere’, ‘savaş tamtamları çalanlara’, ‘rövanşizme’, ‘intikamcılığa’, savaşa çağıran seslere, kalemlere kulaklarını tıkayacak. Bunun sadece kendisine karşı gördüğü marjinallere değil, kendinden gibi görünenlere karşı da yapacak.”