Kuray’a müebbet


NEZAHAT ALKAN

Sarp Kuray hakkında ‘16 Haziran Hareketi’ örgütünün yöneticisi olmak ve örgüt tarafından gerçekleştirilen eylemlerin talimatını yurt dışından vermek suçundan 18 yıldır süren davada mahkeme Yargıtay’ın 4. kez bozması üzerine 5. kez hüküm kurdu. İstanbul 9 Ağır Ceza Mahkemesi 5 kez verdiği kararında Kuray’ın ölünceye kadar hapiste tutulmak üzere ömür boyu hapsine karar verdi. Kuray hakkında aynı mahkeme daha önceki dört kararında sırasıyla beraat, 12 yıl hapis, 12,5 yıl hapis ve ömür boyu hapis cezalarına hükmetmiş, son müebbet hapis cezası dosyadaki imza eksiklikleri nedeniyle usul yönünden bozulmuştu.

32 ayrı eylemin talimatını vermekle suçlanan Sarp Kuray önceki günkü karar duruşmasına katılmazken avukatı hazır bulundu. Avukat Gürsel Meriç son savunmasında dosyadaki delillerin müvekkilini cezalandırmaya yeterli olmadığını öne sürerek “Toplam üye sayısı 12 olan ve diğer üyelerin bugüne kadar mahkûm edilmediği bir davada müvekkilimin örgüt yöneticiliği ve eylem talimatını verdiği iddiası hukuka uygun değildir. İddia edilen yapılanma sanal bir yapılanmadır ve iddianameye alınan pek çok eylemle başka örgütler de suçlanmış” dedi.
Mahkeme, son savunmanın ardından Kuray’ı kurucusu ve yöneticisi olduğu ‘16 Haziran Hareketi’ adlı örgütün, Anayasayı zorla değiştirip yerine Marksist-Leninist ilkelere dayalı bir sistem getirmek için 32 ayrı eylemin talimatını vermek suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Mahkemenin sıraladığı eylemler arasında şunlar yer alıyor: 1986-1990 yılları arasında çok sayıda soygun, gasp, bombalı pankart asma. Polis karakoluna silahlı saldırı düzenlenmesi. Sheraton Oteli’nin bombalaması. Metris Askeri Cezaevi’nden 29 kişinin kaçırılması. Karar resen ve sanık başvurusu üzerine 6. kez Yargıtay’a gönderilecek.

KURAY: DAVA HUKUKİ DEĞİL
Kararla ilgili Birgün’ün sorularını yanıtlayan Sarp Kuray, davanın hukuksal bir gerçeği olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Bu davada tek başıma yargılanan birisi olarak, şu soru akla geliyor. Bu adam tek başına mı anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmiş? Buna imkân var mı? Bu açıdan benim için bu dava hukuksal gerçeği olmayan bir davadir. Bana açılan dava 168. maddeden başlayıp 15 yıl sonra 146/1 maddeye çevirilmiştir. Bu sürecin değerlendirilmesi açısından bu vicdanın Türkiye’deki aydınlarda olmadığını bizat yaşayarak gördüğüm, bu kanaata vardığım için kararın değerlendirilmesini halkın vicdanına bırakıyorum.”