Tuzla’da facia yokmuş, suçlu da köylülermiş
İş Sağlığı ve Güvenliği (İSGÜM) Genel Müdürü Kasım Özer, tersanelerde meydana gelen kazalarda eğitimsizliğin en önemli unsurların başında geldiğini belirterek, “Köyden hiç ayrılmamış insanlar, sanayi işlerine girdiğinde üzüntü verici kazalar oluyor” dedi.
Gemi İnşa Sanayindeki İş Güvenliği ve Çalışma Şartları Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Domaç’ın başkanlığında toplanarak, Özer’i dinledi.
Özer, Türkiye’de 2000-2007 yılları arasında, tüm sanayi iş kollarında toplam 621 bin iş kazası meydana geldiğini, bu kazalarda toplam 9 bin 63 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.
“Facia varmış gibi gösteriliyor”
Aynı dönemde tersanelerde meydana gelen kazalarda ise toplam 53 kişinin hayatını kaybettiğini belirten Özer, ölüm nedenlerinin başında yüzde 34’lük bir oranla yüksekten düşmenin geldiğini söyledi.
Özer, bunu yüzde 22 ile travmalar, yüzde 14,6 ile bunaltı, bayılma ve kriz, yüzde 8 ile baş travması, yüzde 7 ile zehirlenmenin izlediğini dile getirerek, şöyle dedi:
“Tersanelerdeki kazaların artması, işin kötü olduğundan değil, işçi sayısının son 2 yılda artmasından kaynaklanıyor. Dar alanlarda çok sayıda işçi çalışıyor. İnsanlarımız yüksekte çalışırken, ya kişisel koruyucu donanım kullanmıyorlar, ya da fizyolojik olarak yüksekte bulunmadığı için dengesini kaybedip düşüyorlar. Tansiyonu düşüyor, gözü kararıyor, vesaire… Köyden hiç ayrılmamış insanlar, sanayi işlerine girdiğinde üzüntü verici kazalar oluyor. Aslında diğer sektörler incelendiğinde tersanelerdeki iş kazaları çok küçük bir yer tutuyor. Yeraltı maden ocağında gaz patlamasında 250 insan ölüyor. Tersanelerde son 2 yılda peş peşe ölümlerin olması ve bu işin başka nedenlerle gündeme getirilmesi, tersanelerde sanki ’facialar varmış’ gibi gösteriliyor. Ama oranlara baktığımızda o kadar büyük değil.”
Alt yüklenici sorunu
Tersanelerdeki kazaların alt yükleniciler tarafından bildirilmediğine yönelik eleştirilere de değinen Özer, “Alt yükleniciler kendisini bildirmemiş ki kazaları bildirsin” dedi.
Kasım Özer, tersanelerdeki iş sağlığı ve güvenliğinin geliştirilmesi için Gemi İnşa Sanayicileri Birliği (GİSBİR) ve Dok ve Gemi Sanayi İşçileri Sendikası ile 25 Şubat’ta protokol imzalandığını, bu protokol kapsamında eğitimler verildiğini anlattı.
GİSBİR’in İş Sağlığı Güvenliği Merkezi Biriminde, toplam 7 doktorun çalıştığına da dikkati çeken Özer, “GİSBİR 7 doktorla 39 tersanedeki 20 bin işçiye sağlık hizmeti götürmeye çalışıyor. Bu yetersiz. Yeni doktor alma gayretleri var. Açığı kapatmaya çalışıyorlar” dedi.
Özer, asli işverenlere bağlı işçilerde bir sorun yaşanmadığını, sorunun alt yüklenicilerde olduğunu sözlerine ekledi.
Kanla gelen başarı
Denizcilik Müsteşarlığı Gemi İnşa ve Tersaneler Genel Müdürlüğü yetkilileri, “gemi inşa sanayindeki iş güvenliği ve çalışma şartları sorunlarının araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla kurulan” Meclis Araştırma Komisyonu için bir rapor hazırladı.
Raporda, Tuzla’da 44 tersane bulunduğuna, Tuzla tersaneler bölgesinin, Türkiye’deki tersanelerin yüzde 52’sini, istihdamın yüzde 70’ini, ihracatın da yüzde 80’ini karşıladığı vurgulandı.
Türkiye’deki tersanelerde meydana gelen kazalara da yer verilen rapora göre tersanelerde; 2000 yılında 76, 2001 yılında 61, 2002 yılında 73, 2003 yılında 86, 2004 yılında 120, 2005 yılında 146, 2006 yılında 170 ve 2007 yılında da 227 iş kazası meydana geldi. Meydana gelen kazalar sonucunda da 2002 yılında 4, 2001 yılında 1, 2002 yılında 5, 2003 yılında 3, 2004 yılında 5, 2005 yılında 9, 2006 yılında 10, 2007 yılında 12 ve 2008 yılında da 4 olmak üzere toplam 53 kişi öldü.
Her 10 bin kazada; İngiltere ve İsveç’te 1, ABD’de de 2, Japonya ve Türkiye’de 3, Singapur, Tayvan ve Çin’de 10, Malezya’da ise 12 kişinin hayatını kaybettiğine de raporda yer verildi.
Türkiye’deki tersane sayısı
Rapora göre, Türkiye’de 2002 yılında 37 olan tersane sayısı, 2008 yılı Nisan ayı itibariyle 84’e ulaştı. Bu rakam 2013 yılında 140’a çıkacak. 2002 yılında 550 bin DWT olan tersanelerin kapasitesi, 2007 yılında 1,98 milyon DWT yükseldi. Bu miktarın, 2013 yılında 8,6 milyon DWT’a ulaşması bekleniyor.
Türkiye’de, 2003 yılından sonra tersane yatırımlarında hızla artış oldu. Bu dönemde 108 adet tersane projesi başlatıldı, halen 65 tersane projesi devam ediyor.
2002 yılında 13 bin olan istihdam kapasitesi, 2005 yılında 25 bine, 2006 yılında 28 bin 580’e, 2007 yılında 33 bin 480’e, Mayıs 2008 tarihi itibariyle de 34 bin 500’e ulaştı. Bu rakamın 2013 yılında 111 bin kişiye çıkması planlanıyor.
Gemi inşa sektöründeki büyümeye paralel olarak gemi yan sanayideki istihdamında da önemli artışlar kaydedildi. Gemi yan sanayide, 2002 yılında 30 bin olan istihdam sayısı, 2007 yılı sonu itibariyle 100 bin 440’a ulaştı.
Türk tersanelerinden 1998-2002 yılları arasında 680 bin DWT’luk 142 adet gemi, 2003-2007 yılları arasında ise 1,8 milyon DWT’luk 368 gemi teslim edildi. Yine 1998-2002 yılları arasında tersanelerden 56 gemi ihraç edilirken, bu rakam 2003-2007 yılları arasında 183’e çıktı. Bu dönemde deniz araçları ihracatından 5,3 milyar dolar gelir elde edildi.
Dünyada en fazla gemi siparişi alan ülkelerin başında 3 bin 186 gemiyle Çin alıyor. Bunu sırasıyla 2 bin 277 gemi ile Güney Kore, bin 411 gemi ile Japonya, 265 gemiyle Türkiye, 255 gemiyle Vietnam, 174 gemiyle Almanya, 129 gemi ile Hindistan, 111 gemiyle Filipinler, 77 gemiyle de Romanya izliyor.
Kaynak: Radikal