‘Durgunluk, işi kaybetme tehlikesini büyütüyor’



Türkiye Tekstil, Örme ve Giyim Sanayi İşçileri Sendikası (TEKSİF) Başkanlar Kurulu’nda konuşan Genel Başkan Nazmi Irgat, bir dönemler sanayinin temeli olarak bakılan tekstil sektörüne ilgisizlikten yakınırken, yaşanan ekonomik durgunluğun işi olanların da işsizlik tehlikesi ile karşı karşıya kalacakları uyarısı yaptı.
1 Mayıs 2008’in, “emekten yana olmayan hükümetin, işçileri, sendikaları sindirme, yıldırma politikasını acımasızca sürdürmeyi hedef seçtiği için devreye cop, tazyikli su ve gaz bombası gibi silahları soktuğu bir tarih” olarak hatırlanacağını kaydeden Irgat, 1 Mayıs’ta takındıkları tutumun hükümet ve Türk-İş için kırılma noktası olduğu görüşlerine dikkat çekti.
Irgat, ülkeyi idare edenlerin kafa yapısına göre işçinin, “patronun emrinde disiplinli bir şekilde çalışıp üretime katkıda bulunması gereken kişi” olarak görüldüğünü, düşünmesi ve hakkını araması, söz söylemesinin “ayakların baş olması” olarak değerlendirildiğini kaydetti.
İşsizlik Fonu’na benzetme
“İstihdam Paketi” adı altında getirilen tasarı ile hükümetin, işçi paralarını işsizliği önlemek, istihdamı artırmak, kayıt dışı çalışmayı azaltmak bahanesi ile kullanmanın kapısını açtığını dile getiren Irgat, paketin en can alıcı noktasının da İşsizlik Sigortası Fonu’ndaki paraların Meyak ve Konut Edindirme’de olduğu gibi devlet tarafından çarçur edilmesinin yolunun açılacağı olduğunun altını çizdi.
Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt yasalarındaki değişikliğin, “işçinin özgür iradesini kullanması, örgütlenmenin önündeki engellerin birçoğunun kaldırılması” açısından büyük önem taşıdığını dile getiren Irgat, derin ve toplumsal etkileri yoğun kriz dönemine de dikkat çekti. Irgat, Türkiye’de kemikleşmiş bir işsizlik sorunu varken, küresel durgunluk ve Türkiye’de ekonominin yavaşlamasının işi olanların da işlerini kaybetmesi tehlikesini büyüttüğünü söyledi. Özellikle tekstil ve konfeksiyon sektöründe kapanan, yurtdışına kaçırılan ve aşırı vergi ve bürokrasi yüzünden üretimi durduran fabrikalarda işçilerin işlerinden olduklarını hatırlatan Irgat, kurtuluşun yine IMF ve Dünya Bankası reçetelerinde aranmasını eleştirdi.
Türkiye’nin ithal girdiye gerek duymadan en büyük ihracatçısı olan tekstil ve konfeksiyon sektörünün son yıllarda kaderine terk edildiğini vurgulayan Irgat, “Ülkede istihdamı ve üretimi sırtlayan, kalite ve marka ürünlerle dış pazarlarda adını duyuran sektör her nedense hükümetten gerekli ilgi ve teşviği görememektedir” dedi. (Ankara/EVRENSEL)