Beyrut’ta grev çatışmaları tetikledi
Aylardır politik krizle cebelleşen Lübnan’da korkulan oldu. İşçilerin ücret artışı talebiyle başlattıkları grev, işbirlikçi hükümet ile muhalefet güçleri arasında çatışmalara dönüştü. Korkulan olasılık gerçekleşir de Lübnan için gerçek bir felaket senaryosu olan iç savaş başlarsa, bunun, küresel güçlerin dahil olduğu bölgesel bir savaşa evrilmesi an meselesi olacak.
Lübnan: Dün ücretler için yapılan grev, politik çatışmalara dönüştü
Libération Beyrut muhabiri İSABELLE DELLERBA
8 Mayıs 2008
Beyrut merkezinin yakınındaki Noueiri mahallesinde, evinin banyosuna sığınan Ahmed, “sokakta düzinelerce silahlı insan var, Said Hariri’nin parti binasına roketlerle saldırdılar, içerideki insanların teslim olmasını istiyorlar”, diye bağırıyor. Balkonuna az önce bir kurşun isabet etti. Dışarıda, Lübnan muhalefetinin iki Şii partisinin, Hizbullah ve Emel’in yandaşları, parlamentodaki Sünni çoğunluğun dayanağı Gelecek Hareketi’nin nöbetçi kulübesini sarmışlar. Binayı ateşe vermeye hazırlanıyorlar.
Sabrı taşan ordu. Dün ücret artışı talebiyle gerçekleştirilen grev, halkın korktuğu gibi silahlı çatışmalara dönüştü. Olaylar her yerde, özellikle Beyrut’un esas olarak Müslüman olan batı mahallelerinde yoğunlaştı. Muhalefetin ve çoğunluğun yandaşları saatlerdir çatışıyor ve ordunun sabrı taşmış durumda. Dün akşam çatışmaların bu düzeye geleceği hiç tahmin edilmemişti.
Hizbullah sabahın yedisinden itibaren, özellikle havaalanını abluka altına alarak, yanan lastikler, kum torbaları ve kaldırım taşlarıyla önemli merkezi yollarda barikatlar kurmaya başladı. Bir saat sonra ilk olaylar patlak verdi. İşçileri “toplumsal adaletsizliğe son vermeye” çağıran CGTL (ülkenin en önemli sendikası), gösterilerden vazgeçmeye karar vermişti. Ama artık çok geç. İlk silah sesleri duyulmaya başladı bile. Çeşitli partilere mensup silahlı unsurlar, güçlerini bir kez daha sokak çatışmalarında denemeye karar vermiş durumda.
CGLT, asgari ücretin üç katına, 200 Dolardan 600 Dolara çıkmasını istiyordu. Fiyat artışlarına karşı çıkan çalışanlarla daha yeni uzlaştığını söyleyen hükümetin kabul edemeyeceği, haklı bir istekti bu. Hükümet Pazartesi günü, asgari ücretin 130 dolar artırıldığını ve bazı temel gıda ürünlerinden vergi alınmayacağını açıkladı. Örgüt, talebinde ısrar etti.
İki büyük muhalefet partisi, Hizbullah ve Mişel Aun’un (Hıristiyan) Özgür Yurtsever Hareket’i ortalığı hareketlendirdi. Özellikle, hükümeti “Lübnan ekonomisine zarar vermekle” suçlayan Hıristiyan General, herkesi işçileri savunmak, ama aynı zamanda ve en çok da hükümeti düşürmek için sokağa çıkmaya çağırdı. Her iki oluşum da, 2006 Aralık ayından itibaren, Fuad Sinyora başkanlığındaki kabinenin istifasını istiyor ve seçim yasası ve yeni kurulacak hükümetin bileşimi konusunda elle tutulur bir anlaşma sağlanmadan, bir cumhurbaşkanı seçimine gitmeyi reddediyor (ülkede neredeyse altı aydır devlet başkanı yok).
Üslup. “Politik” hedefli bir grevden vazgeçen parlamenter çoğunluk, iç savaşın olası sıkıntılarına karşı uyarıyor. Sürüncemede kalan politik krizle birlikte ülkedeki gerilim arttı. Said Hariri’ye yakın olan Velid Canbolat’la Hizbullah’ın kullandıkları üslup, şu son günlerde hissedilir derecede sertleşti. Dürzî lider, İran ve Suriye’nin desteklediği Şii partiyi, Beyrut Havaalanına kameralar yerleştirdiğini ve kendi haberleşme ağını yarattığını öne sürerek, “devlet içinde devlet” kurmakla suçluyor. Hükümet, havaalanının Hizbullah’a yakın biri olan güvenlik şefini görevinden uzaklaştırdı ve bu iletişim ağı üzerine bir soruşturma başlattı. Şii parti, savunma konumunda. Liderlerinden birinin, İmad Mugniye’nin 13 Şubat’ta Şam’da öldürülmesinin hala şokunu yaşayan parti, İsrail’e karşı “direnme hakkı” konusunda uzlaşmak istemiyor.
Bu bağlamda ve dünkü protesto hareketlerinin sistematik olarak amacından saptığı bir sırada, güvenlik güçleri yeni riskleri önlemek için hazır bekliyor.
Çünkü çatışma sürecek gibi. Üst düzey bir Hizbullah sorumlusu, hükümet Şii partisini hedefleyen son kararlarından vazgeçmedikçe, “sivil itaatsizlik” çağrısı yapacaklarını açıkladı.
***
Hükümetle muhalefet arasında çatışma: Çatışmalar, kesilmiş yollar, silahlı saldırılar, felce uğratılmış hava trafiği:
Hizbullah havaalanını ablukaya alıyor
Müftü Kabbani (1) , Hizbullah’ın, işgal ettiği yerleri boşaltmasını istedi ve Arap ve Müslüman dünyasını yardıma çağırdı.
Hükümetle Hizbullah arasındaki çatışma, dün Hizbullah ve Emel hareketi tarafından başlatılan hareketlenmeyle kesin bir evreye girdi. Toplumsal talepler biçiminde başlayan hareket, Beyrut’un Sünni-Şii birçok mahallesinde, çatışmalara ve çeşitli (silahlı saldırılar dahil) saldırılara dönüştü.
Olaylar açıkça, Hizbullah’ın asıl hedefinin (hükümetin Hizbullah’a yakın güvenlik şefi Vefik Şukayr’ı görevinden alma kararının ardından) Beyrut Havaalanı’nı ablukaya almak olduğunu gösteriyor. Muhalefetin bir kaynağı Hizbullah’ın, hükümet geri adım atana kadar “sivil itaatsizliğe” başvurmaya karar verdiğini açıkladı.
Bu arada havaalanı, tamamen abluka altına alınmış durumda. Gelen yolcular saatlerdir orada bekletiliyorlar. Öte yandan gelişmelerin sonucunu bekleyen Lübnan Havayolları (MEA), bugün öğleye kadar uçuşlarını durduğunu açıkladı.
Önceki gün harekete katılma çağrıları yapan General Mişel Aun, dün sessizliğiyle dikkat çekti.
Müftü Kabbani işgal ettiği sokakları ve havaalanını boşaltmasını isteyerek Hizbullah’ın eylemini sert bir dille kınadı ve Arap ve İslam devletlerini Lübnan’a yardıma çağırdı.
(1) Lübnanlı Sünnilerin Müftüsü Muhammed Reşit Kabbani (Sendika.Org’nin notu)
8 Mayıs 2008
[Libération ve L’Orient-Le Jour’dan Sendika.Org için çeviren Şule ÜNSALDI]