IMF ile sözleşilenler
HABER MERKEZİ Türkiye, 19. Stand-By Anlaşmasını tamamladığı IMF ile dün itibarıyla “Program Sonrası İzleme” sürecine geçti. IMF'ye borcu olan ülkelerin mali durumlarının izlenmesine dayanan sistem, olası yeni ihtiyati stand-by anlaşması sürecinden bağımsız olarak işleyecek.
IMF İcra Direktörleri Kurulu'nun 3 milyar 644 milyon dolar tutarında kredi içeren üç gözden geçirmenin birleştirildiği yedinci gözden geçirmeyi onaylaması ile IMF programı tamamlandı. Bundan sonraki süreçte taraflar mevcut dönem ile gelecek ihtiyaçlarını belirleyecek. Bu sürecin en az birkaç ay sürmesi bekleniyor. Ardından, kredi çekiminin isteğe bağlı olduğu ihtiyati stand-by anlaşmasının gündeme gelmesi bekleniyor.
Türkiye, IMF ile anlaşmayı; harcamaları kısma, personel alımını ve maaşları düşük tutma, özelleştirme yapma, elektriğe otomatik zam sözleri ile tamamladı. Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz imzasıyla IMF'ye sunulan Niyet Mektubu'nda yeni döneme ilişkin sözler verildi.
“Ekonomideki yavaşlama eğilimi…”
Son yıllarda elde edilen yüksek faiz dışı fazla oranlarının; borcun GSYH'ye oranında, enflasyonda ve reel faizlerde sağlanan düşüşün ardındaki temel unsur olduğu anlatılan mektupta, bu sayede kamu maliyesinin artık çok daha güçlü bir konumda olduğu savunuldu.
2008 yılı revize bütçe hedefinin, 2007 yılı gerçekleşmeleri ile paralel olarak, GSYH'nin en az yüzde 3,5'i oranında faiz dışı fazla elde edilmesi olduğu bildirilen mektupta, “Ekonomideki yavaşlama eğilimi dikkate alındığında, istihdam piyasası reformları ile (önceden 2009 yılı için planlanmıştı) bazı öncelikli yatırım projelerinin hızlandırılmasına imkan sağlamak için revizyon ihtiyacı doğmuştur. Bu kalemlerin yaratacağı ek maliyet, toplamda GSYH'nin yüzde 0,5'ini aşmayacaktır” denildi.
SSGSS’nin amacı mektupta açıkça yazılmış
Mektupta, “sağlık harcamalarının azaltılması için alınan önlemlere” işaret edilerek, şu bilgiler verildi:
“Ayakta tedavi hizmetlerinden, hizmet basamağına göre artan oranlarda farklılaştırılmış katkı payı alınmasına ilişkin duyuru yakın zamanda yapılacaktır. Katkı payları birinci basamak sağlık hizmetleri için 0 ila 2 YTL aralığında, ikinci basamak sağlık hizmetleri için 5 ila 10 YTL aralığında ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri için de 8 ila 10 YTL aralığında olacaktır. Sevk alınması halinde, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinden alınan katkı paylarına yüzde 100 oranında iskonto uygulanacaktır.”
Özelleştirme işsiz bırakmaya devam edecek
KİT'lerden ayrılanların en fazla yüzde 10'u kadar yeni eleman istihdam edilmesine devam edileceği ve maktu vergiler ile KİT ürün fiyatlarının (enerji fiyatları dahil) program varsayımlarıyla uyumlu olmasının sağlanacağı ifade edilen mektupta, “Aksi takdirde, ivedilikle telafi edici tedbirler uygulamaya konulacaktır. Katma Değer Vergisi'nin veya Gelir Vergisi'nin yapısını bozacak sektörel vergi indirimlerinden ve kamu maliyesinin saydamlığına ve mali disipline zarar verecek bütçe dışı fon tesis edilmesi uygulamasından kaçınılacaktır” denildi.
Emekli maaşlarındaki düşüşle övünülüyor
Sosyal güvenlik reformunun Ekim ayında yürürlüğe gireceği belirtilen mektupta, “Yeni yasanın yürürlüğe girmesi öncesinde, emekli maaşlarında yapılacak ayarlamaların yeni Kanunda yer alan endeksleme katsayılarının öngördüğü artış oranlarını aşmaması temin edilecektir” denildi.
Elektrikte otomatik fiyatlandırma
İstihdamın ve ücret politikalarındaki değişikliklerin daha etkin bir biçimde izlenmesi yoluyla personel harcamalarının toplam kamu harcamaları içerisindeki payını azaltacak bir kamu personel reformunu yapılacağı bildirilen mektupta,
Elektrikte otomatik fiyatlandırma sisteminin 1 Temmuz 2008 tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilen mektupta, “Belediyelerin sokak aydınlatması dahil gecikmiş borçlarının çözümlenmesine ve elektrik sektörünün mali performansı üzerinde önemli olumsuz etkisi olan teknik kayıp ve kaçakların azaltılmasına yönelik detaylı bir eylem planı üzerindeki çalışmalar sürmektedir” denildi.
Son kalanları da satma sözü
2007 yılı Mayıs ayında gerçekleşen, Halk Bankası'nın yüzde 25'inin halka arzının son derece başarılı olduğu belirtilen mektupta, Halk Bankası'nın yüzde 24'lük kısmının daha önümüzdeki dönemde, piyasa şartlarına bağlı olarak, ikincil hisse arzına sunulması için hazırlıklar yapıldığı açıklandı. Bu aşamadan sonra ise, çoğunluk hisselerinin blok satışının yapılabileceği kaydedilen mektupta, “Halk Bankası'nın tamamen özelleştirilmesi sonrası, Ziraat Bankası için de bir özelleştirme stratejisi hazırlanması yönündeki kararlılığımız devam etmektedir” denildi.
TMSF'nin, mevduat sigorta kuruluşu işlevlerine daha fazla odaklanabilecek bir konuma geldiğinin altı çizilen mektupta, Özelleştirme İdaresi'nin 2008 yılı gündeminin Tekel, Türk Telekom, elektrik dağıtım ve üretim varlıkları, şeker fabrikaları, otoyol ve köprü geçişleri, Milli Piyango ve Halk Bankası'nın halka arzı olduğu anlatıldı. Ayrıca yabancıların gayrimenkul edinebilmesi için gerekli yasal düzenlemenin yapılacağı bildirildi.