‘Ormanına suyuna, mahallene sahip çık!’
soL (İstanbul) Sarıyer ve Beykoz ilçe halklarının oluşturduğu “3. Köprü Yerine Yaşam Platformu”, 3. köprünün yapılmasına karşı dün Sarıyer Atatürk Anıtı önünde bir basın açıklaması düzenledi.
Sarıyer deniz iskelesi önünde toplanan 150–200 kişilik platform üyeleri, taşıdıkları pankartlar ve dövizler ile Atatürk heykeli önüne kadar yürüdü. Yol boyunca “köprüyü yapanlar memleketi satanlar”, “köprü değil orman istiyoruz”, “köprü değil toplu ulaşım”, “köprüyü yapanlar evimizi yıkanlar” ve “ormanına suyuna mahallene sahip çık” sloganları atıldı.
Taşınan dövizler üzerinde de “3. köprü yerine toplu taşıma”, “3. köprüyü istemiyoruz”, “arsa stokçuları yargılansın”, “özelleştirme değil kamulaştırma”, “ormanlar halkındır satılamaz” şeklinde yazılar dikkat çekti. Basın açıklaması, Sarıyer ve Beykoz çevresindeki yerelliklerin kurduğu 45 sivil toplum örgütünün oluşturduğu “3. Köprü Yerine Yaşam Platformu” tarafından yapıldı. 2008 Mart ayında bir araya gelen yerel dernek ve kuruluşlar platformun kuruluş bildirisini 22 Mart’ta yaptıkları bir basın açıklaması ile basına ve kamuoyuna duyurmuşlardı.
“3.Köprü Yerine Yaşam Platformu” bileşenleri Sarıyerliler Derneği, Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği, Kuzguncuklar Derneği, Beykoz İnsiyatifi, Beykoz Dernekler Birliği gibi yerel derneklerden; Poligon Mahallesi Muhtarlığı, Baltalimanı Mahallesi Muhtarlığı, Rumeli Kavağı Mahallesi Muhtarlığı gibi bölge muhtarlıklarından; Yurtsever Cephe Mühendis Mimar ve Şehir Plancıları, Halkevleri, IMECE-Toplumun Şehircilik Hareketi, Tema, Atatürkçü Düşünce Derneği, BOÇEV gibi sivil toplum kuruluşlarından; TMMOB’un çeşitli odalarından; DİSK Emekli Sen, Eğitim Sen, DİSK Genel İş, TÜM BEL-SEN gibi sendikaların Sarıyer ve Beykoz şubelerinden oluşuyor.
Basın açıklaması 3. Köprü Yerine Yaşam Platformu adına Prof. Dr. Zerrin Bayraktar tarafından okundu. Açıklamada Başbakan Erdoğan’ın 27 Nisan1995’te İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı iken söylediği “3. köprü bir cinayettir. Böyle bir teşebbüs İstanbul’un çağdaş kentleşmesi ve şehir içi ulaşım sistemi için ölümcül sonuçlar doğurur” sözleri hatırlatılarak, AKP’nin İstanbul’u satmaya soyunduğu ve İstanbul için ölümcül sonuçlar doğuracak bir süreci başlattığı belirtildi.
Basın açıklamasında 3. köprünün İstanbul trafiğine çözüm amaçlı ve transit geçişlere hizmet etme iddiası ile sunulduğu belirtilerek, bunun tersini gösteren bazı istatistiki bilgilere yer verildi. İki köprü yapıldıktan sonra boğazı geçen taşıt sayısı 30 kat artarken yolcu sayısının dört kat bile artmadığı; köprüden transit geçişlerin payının yüzde 2 dolayında olduğu ve artma olasılığının olmadığı; yolcularının yüzde 50’sinden fazlasını taşıyan toplu taşıma araçlarının araç trafiği içindeki yerinin yüzde 4 bile olmadığı; buna karşılık yolcuların yüzde 30’unu taşıyan özel otomobillerin payının yüzde 90 olduğu belirtilerek, köprülerin ulaşımdaki yerleri ortaya konuldu. “Bu ulaşım politikasızlığıyla değil üç köprü boğazın iki yakası köprülerle donatılsın sonuç değişmeyecektir” ifadesi ile ulaşım politikası eleştirildi.
Açıklamada ortaya konan diğer bir nokta 3. köprünün orman ve su havzalarını, kentin akciğerlerini yok edeceği ve İstanbul’un yaşam damarlarını keseceği, bölgenin ekosistemini tehdit edeceği ve kısıtlı olan su kaynaklarımızı daha da kullanılmaz hale getireceği. Bu çalışmanın Belgrad Ormanı büyüklüğünde bir ormanlık alanı da yok edeceği vurgulandı.
“3. köprü bir rant projesidir” denilerek “3. köprü yapma kararının nedeni, çıkarılacak bir yasayla köprü ve otoyollarını işletme hakkı verilmesi yoluyla özelleştirmek ve kuzeyde yatırım yapmış bir çok sermaye sahibine rant sağlamaktır. Otoyol müteahhitlerine ve gayrimenkul simsarlarına hizmet edenler bu ülkeyi satışa çıkaranlardır” dendi.
Açıklamada “Kentsel dönüşüm projesi ile kenti zenginlere pazarlamaya soyunanlar üçüncü köprüyle barınma hakkına göz dikenlerdir” dendi.
Basın açıklamasının sonunda Platform tarafından yetkililere “sermayenin değil İstanbul halkının ortak çıkarlarını ve kamu yararını gözeten, doğal ve tarihsel çevrenin korunduğu, halkın demokratik katılımını esas alan bir planlamayı acilen hayata geçirmesi ve raylı sistem ağırlıklı, deniz yolunu etkin biçimde kullanan ve otobüslerle desteklenmiş bir toplu taşıma sistemini oluşturması” önerildi.
”İstanbul ulaşımı için en akılcı çözüm eldeki kaynakların raylı sisteme yönlendirilmesidir” denen açıklamada 3. köprüye karşı olan herkesi mücadeleye katılmaya çağırıldı.