İlker Belek - Genel sağlık sigortasının sınıfsal karakteri
24 Aralık 2006 tarihinde GSS başlıklı bir yazı yazmıştım. 31.5.2006 tarih ve 5510 sayılı SSGSS yasasının pek çok maddesi, daha sonradan Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. 17.4.2008 tarihli ve 5754 sayılı yasayla, iptal edilen bu maddelere ilişkin değişiklikler yapılarak 5510 sayılı yasaya son hali verilmiş oldu. 5754 sayılı yasa 7.5.08 tarihinde cumhurbaşkanı tarafından onaylandı. Bundan sonra CHP yine bir Anayasa Mahkemesi süreci başlatacak.
Şimdi, önceki yazımda ele aldığım yasa içeriğinde değişiklikler olduğu için, yeniden bir değerlendirme yapmam gerektiğini düşünüyorum. Önemli gördüğüm noktaları ve daha çok yine GSS üzerinde odaklanarak kısaca özetleyeceğim.
1. madde tanımlarla ilgili. Bakmakla yükümlü olunan kişiler; sigortalı olmayıp, sigortalının eşini; 18 yaşını, lise ve dengi okula gitmesi halinde 20 yaşını, yüksek öğretim görmesi halinde 25 yaşını doldurmamış ve evli olmayan çocukları ile malül olduğu tespit edilen evli olmayan çocuklarını; geçimi sigortalı tarafından sağlandığı kurumca belirlenen kriterlere göre saptanan ana ve babasını ifade ediyor.
4. madde sigortalılığı tanımlıyor. Buna göre, bütün memurlar, işçiler, tarımla uğraşanlar, esnaf ve sanatkarlar, şirket sahip ve ortaklarına sigortalı olma zorunluluğu getiriliyor. Asker ve polislerin sigortalılığı yüksek okul döneminden başlıyor.
6. maddede, tarımsal faaliyette bulunan veya serbest çalışanlardan, bu işlerine ilişkin masrafları çıkıldıktan sonra aylık kazançları asgari ücretten az olanların sigortalı sayılmayacağı belirtiliyor. Ancak bunların isteğe bağlı sigortalılığına açık kapı bırakılıyor, GSS'ye kayıtları ise zorunlu tutuluyor.
60 madde GSS'li olanları tanımlıyor. Yasaya göre 4. maddede sigortalı sayılanların tümüne ek olarak, kişi başı toplam kazancı asgari ücretin üçte birinden az olanlar, isteğe bağlı sigortalılar, işsizlik yardımından yararlananlar, yaşlılık, malüllük, gazilik, vb maaşları alanlar da GSS'li oluyorlar.
Kişi başı aylık kazancı asgari ücretin üçte birinden az olanların, 18 yaşına kadar bütün çocukların, yaşlılık, malüllük, gazilik, vb maaşları alanların GSS primini devlet ödüyor. (madde 61)
GSS ayaktan ve yatarak tedavi edici sağlık hizmetlerini, bireye yönelik koruyucu sağlık hizmetlerini, 18 yaşına kadar olan çocukların ortodontik tedavilerini, bütün diş sağlığı hizmetlerini (bu bakımdan 5510'daki düzenlemeye göre olumlu bir değişiklik söz konusu) ve belli koşullarda yardımcı üreme yöntemlerini finanse ediyor. Buradaki esas sorun diş sağlığı hizmetleriyle ilgili. Çünkü bugün diş hekimlerinin yüzde 90'ı özel muayenehanelerinden hizmet veriyor ve GSS'ye geçildikten sonra kurum, büyük olasılıkla, bu hekimlerle sözleşme yapmayacak. Bir başka deyişle yasa diş sağlığı hizmetlerinin tümünü finanse edeceğini belirtse bile, diş hekimlerinin çok büyük kısmı kamuda çalışmadığı için, bu söz yerine getirilemeyecek.
68. madde katılım paylarıyla ilgili: a) Ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi, b) ortez, protez, iyileştirme araç ve gereçleri, c) ayakta tedavide sağlanan ilaçlar için katılım payı alınacak. Miktar a için 2 ytl. b ve c için belirlenen fiyatın yüzde 10-20'si arasında. Yeşil kartlıların, vatansız ve sığınmacıların, 65 yaşını doldurmuş muhtaç, kimsesiz ve güçsüz maaşı alanların katılım payları, talepleri halinde, sosyal yardımlaşmayı ve dayanışmayı teşvik fonu hükümlerine göre kendilerine geri ödenebilecek. Bunu bu kesimlerden katkı payı alınacağı biçiminde yorumlamak mantıklı olur. Eğitimsiz, kimsesiz, güçsüz ve bürokrasinin çarklarını kullanmayı bilmeyen bu kesim ilgili kuruma müracaat etmeyi başaramayacağı için.
69. maddede özel olarak aile hekimliği muayenelerinden katılım payı alınmayacağı da belirtiliyor. Geçici madde 12'de aile hekimlerinin belirlediği sevk zincirine uyan hastalardan alınacak katkı payının üç yıl süreyle yarıya kadar azaltılarak uygulanabileceği yazılıyor.
İş kazası, meslek hastalığı, afet ve savaş halleri ve acil haller dışında sevk zincirine uyulmaksızın kurumca sözleşmeli bir sağlık kurumuna başvurulduğunda hizmet bedelinin yüzde 70'i kurumca ödeniyor. (Madde 70)
Sözleşmeli özel hizmet sunucuları belirlenen bedelin bir katına kadar fark talep edebiliyor. Kamu kurumları otelcilik hizmetleri, hayati öneme sahip olmayan sağlık hizmetleri, alternatif tedaviler dışındaki hizmetler için fark talep edemiyor. Ancak bu sayılanlar için belirlenen fiyatın üç katına kadar ek bedel alabiliyor. Ayrıca öğretim üyesi muayeneleri için de fark alınabiliyor. Acil haller dışında sözleşmesiz kurumlardan alınan hizmetlerin bedelini kurum ödemiyor. (Madde 73)
GSS yasasının sınıfsal özü en net biçimde prime esas kazançların belirlendiği 80. maddede ortaya çıkıyor. Prime esas kazanç olarak brüt kazanç belirleniyor ve her tür gelir prime esas kazanca dahil ediliyor. Esnaf ve sanatkarlar (4. maddenin 1. fıkrasının b bendine girenlerin tümü) kazançlarını prime esas kazancın alt sınırı ile (asgari ücret) ve üst sınırı (asgari ücretin 6.5 katı) arasında olmak üzere kendileri bildiriyorlar. Beyanda bulunulmadığında kazanç olarak asgari ücret belirlenmiş oluyor. Böylece bir şirket sahibi, ortağı da prime esas kazanç olarak asgari ücreti bildirme olanağını elde etmiş oluyor. Ücretli ve maaşlılarda ise gelir üst sınırı ya da sistemin progresif karakteri asgari ücretin 6.5 katı ile sınırlanıyor.
81. madde prim oranlarını veriyor. Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları (uzun vadeli sigortalar) prim oranı prime esas kazancın yüzde 20'si. Bunun yüzde 9'unu sigortalı, yüzde 11'ini patron ödüyor. Kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası, meslek hastalığı, hastalık, analık) için prim oranı, işin, iş kazası ve meslek hastalığı bakımından gösterdiği riske göre yüzde 1 ile yüzde 6,5 arasında değişiyor ve oranı kurum belirliyor. Bu primin tamamını patron ödüyor. GSS primi yüzde 12,5. Bunun yüzde 5'ini sigortalı ve kalanını da patron ödüyor. Yalnızca GSS'ye tabi olanların prim oranı ise yüzde 12.
Yalnızca GSS'ye tabi olanların (bu gruba sigortalıların bakmakla yükümlü oldukları 18 yaşını geçmiş çocukları ve gelirleri zorunlu sigortalı olmak için gerekli olan sınırın altında olanlar giriyor) durumu yine madde 80'de ayrıntılandırılıyor. Bu grupta, kurumca yapılan inceleme sonucunda; a) kişi başına geliri asgari ücretin üçte biri ile asgari ücret arasında tespit edilenler için prime esas kazanç asgari ücretin üçte biri kadar; (bu durumda prim miktarı kişi başına 24 lira oluyor), kişi başına geliri asgari ücret ile asgari ücretin iki katı arasında olanlar için prime esas kazanç asgari ücret kadar, (prim kişi başına 73 lira oluyor), kişi başına geliri asgari ücretin iki katından fazla olanlar için prime esas kazanç asgari ücretin iki katı kadar (prim kişi başına 146 lira oluyor) kabul ediliyor. Burada da sistemin progresif karakteri asgari ücretin iki katıyla sınırlanmış oluyor.
Şimdilik son sözler olarak (şimdilik, çünkü, bu film mahkemeleşmelerle tefrika edilecek gibi görünüyor) şunları söyleyebiliriz:
a) CHP'nin hukuksal mücadele kanallarını kullanması da dahil SSGSS'ye karşı yürütülen mücadelede özelikle sağlık kısmında kazanımlar elde edildiğini söylemek olanaklıdır. Bu yasanın taslaklarında ilaç katkı paylarının yüzde 50'ye kadar yükseltilebileceğini yazan maddeler vardı. Yine taslaklarda yüzde 12,5 olan GSS prim oranının yüzde 6'sının sigortalıdan alınacağı, aile hekimliği hizmetlerinden katkı payı alınacağı, kurumun sözleşmesiz sağlık üreticilerinden kullanılan sağlık hizmetlerini de finanse edeceği belirtiliyordu.
b) Buna rağmen sistemin özü değişmemiştir. Emeklilik yaşı 65'e uzatılmış ve işçi ve Bağ-Kurlular için emekli aylıkları çalışırken alınanın neredeyse yarısına indirilmiş ve emekli olduktan sonra çalışmak yasaklanmıştır.
c) Bir sağlık finansman sistemi olarak GSS gelir dağılımındaki mevcut eşitsizliklerin daha da artırıcı bir karaktere sahiptir. Gelirdeki basamaklandırma en fazlasından asgari ücretin 6.5 katına kadar yapılmış ve bu düzeyin üzerinde geliri olanların tümü asgari ücretin 6.5 katına eşitlenmiştir. Üstelik, patron sınıfına asgari ücret kadar ya da en fazlasından çalıştırdığı işçiye verdiği ücret kadar prime esas kazanç bildirme olanağı tanınmıştır.