Yeni siyaset tartışmaları başlamıştır- Meral Tamer(Milliyet)
AKP, demokrasi ve insan hakları anlayışının, kendi dar dünya görüşüyle sınırlı olduğunu, 1 Mayıs’ta dosta-düşmana ilan etti. Şapka düştü, kel göründü.
Mesele DTP’nin kapatılması ise AKP vurdum duymaz, ama AKP’nin kapatılması ise alabildiğine demokrattır. Mesele 301. maddeyse kulağını tıkar, ama türbansa demokrasi havariliğinde mangalda kül bırakmaz. Nihayet 1 Mayıs günü ortada fol yok, yumurta yokken 12 Eylül polisi gibi, ceberut devlet formasını giyebilen yüzünü de göstermiştir.
1 Mayıs sanki milat oldu. AKP’nin sözde demokratlığının dar sınırları, inkâr edilemez biçimde ortaya serildi ve Türkiye’de demokratlığı, AKP gibi özünde demokratlıktan eser olmayan bir partinin tekelinden kurtarmanın gereği, yüksek sesle tartışılmaya başlandı.
DİSK’e ve KESK’e, nicedir üstü örtülmüş bir gerçeği gün ışığına çıkardıkları için teşekkür borcumuz olmalı.
Tartışmanın türü değişti
AKP’nin 22 Temmuz’daki seçim başarısının ardından 40 yıllık dostlar arasında, arkadaş gruplarında, hatta karı-kocalar arasında aylarca kavgalara bile varan hararetli tartışmalar olmuştu. (AKP’nin damgasını vurduğu bir Türkiye’de endişe duyanlarla duymayanlar arasında).
O tartışmalar şimdi yerini, AKP’ye karşı olan demokratların çıkış yolu için kendi aralarında yaptıkları hararetli tartışmalara bırakmış bulunuyor. AKP’den endişe duymaya başlayanların sayısı son dönemde hızla arttığı için de, etrafında görüş birliği sağlanacak bir nokta bulunabiliyor.
1 Mayıs’ın ateşlediği bu süreçten umarız demokratlığı AKP’nin, laikliği de CHP’nin kucağından alacak yeni nesil bir siyasi hareket doğar.
Bu arada bugüne kadar AKP’ye demokrasi adına körü körüne destek sağlayan entellektüel kesimin, AKP’ye “ilişmesinin” de vakti çoktan geldi. Cengiz Aktar, Vatan’da 9 Mayıs günkü yazısında, AKP’nin bekası için de buna gerek olduğuna işaret ediyor:
AKP’ye “ilişmek” lazım
“AKP’den demokrasi bekleyenlerin yaklaşımı şu: ‘AKP’nin alternatifi yok; CHP veya MHP’nin reform konusundaki sicili belli, dolayısıyla eğer reform istiyorsak kıblemiz AKP olmalı. Hükümetin yıllardır yaptığı yanlışlar ve eksik işler ikincildir. Önemli olan kapatma davasının bertaraf edilmesi ve AKP’nin önünün açılmasıdır. Ancak bu sayede ileride reform yapılacağını garanti edebiliriz. AKP yeni bir darbeden geçiyor, ilişmeyin.’
AKP ve DTP’nin kapatılmasını isteyenlerin hedeflerinin daha fazla demokrasi olmadığı açık. Daha fazla demokrasinin yolunun parti kapatmayla da mücadele etmekten geçtiği doğru. Ama bu AKP’nin siyasi duruşuna destek vermek demek değil. Nitekim AKP de DTP’nin kapatılmasından yana!
(…) AKP’ye sahip çıkanlar, AKP’nin bugün içine düştüğü durumu hazırlıyor, dolayısıyla demokrasiye ve kendisine zarar vermekteki rolünü görmezden geliyor. Kabaca devlet ve 1980 darbesi kurumlarıyla mesut bir ittifak anlamına gelen bu tavrın ne kadar büyük bir tuzak olduğunu, AKP hâlâ görmüş değil.
(…) Eğer AKP’de bir nebze umutları kaldıysa ‘AKP’ye ilişmeyin’ diyenlerin bilakis AKP’ye ilişmeleri, -her şeyden vazgeçtik- salt AKP’nin bekası için gerekiyor. Zira AKP’nin de varlığı demokrasiden geçiyor ve partinin bunu, kendisine ilişilmeden becerebilmesi mümkün gözükmüyor.”