Patrona sömürü teşviki



Düzce’nin teşvik kapsamına alınmasının ardından buraya kurulan fabrikaların patronları yasaları hiçe sayıyorlar. İşçilerin en ufak talebini dahi karşılamayan patronlar, çalışma koşullarına itiraz eden işçileri anında işten atıyorlar. Teşvik kapsamında oldukları için birçok ayrıcalığa sahip olan patronlar her geçen gün işlerini büyütürken, bu büyümeden işçilerin payına düşen ise daha fazla çalışmak oluyor.
Kötü çalışma koşullarına karşı Anayasal haklarını kullanarak Deri-İş ve TEKSİF’e üye olan Desa Deri ve Venüs Giyim işçilerinin başına gelenler, patronların yasa tanımazlığını bir kez daha gözler önüne serdi. İşçileri sendikadan istifa ettirmek için sorgu odaları kuran, tehdit eden, rüşvet teklif eden her iki patron da, onlarca işçiyi işten attı. Fabrika önünde 2 haftadır direnişte olan Desa Deri işçileri, yaşadıklarını gazetemize anlattılar.
Ayda 180 saat zorunlu mesai
Kötü çalışma koşullarına karşı Deri-İş Sendikası’nda örgütlenen işçiler, en çok uzun çalışma saatlerinden şikayetçiler. Bazen bir ay boyunca 180 saat zorunlu mesaiye bırakılan işçilerin yaşamı, daha çok fabrikada geçiyor. Ailelerini sadece uyurken görebilen işçiler, fazla mesai ücretlerini ise ya üç ay sonra alıyorlar, ya eksik alıyorlar ya da hiç alamıyorlar. Patronun kullandığı telafi çalışması nedeni ile bazı günler 24 saat aralıksız çalışan işçiler, işlerin azıldığı zamanlarda ise evlerine gönderiliyorlar.
Sendikalı olduğu için işten atılan Seçil Çerçi, “Ayda 179 saat fazladan çalıştığımı biliyorum, haftanın 7 günü çalıştığımız zamanlar oluyor, pazar tatili yok, resmi tatillerde izin yok, sadece onlar istediği zaman izin kullanabilirsiniz” diye çalışma koşullarını anlatıyor. Düzce’nin teşvik kapsamına alınmasının ardından 2 yıl önce birçok fabrikayla birlikte Desa Deri’nin de buraya geldiğini belirten Çerçi, o zaman Düzcelilerin bu duruma çok sevindiğini söyledi. Ancak fabrikada çalışmaya başladıktan sonra durumun ne kadar farklı olduğunu gördüklerini belirten Çerçi, asgari ücretle çalıştıklarını ve hiçbir sosyal haklarının da olmadığını ifade etti.
İşçilere baskı yapılıyor
Fabrika yetkililerinin hasta olan işçiye dahi sevk vermek istemediğini, hasta olanların azarlandığını anlatan Çerçi, yaşadıklarına karşı çıkan işçilerin ise diğer işçilerle bir araya gelmesinin engellendiğini dile getirdi. Bu koşullara karşı Deri-İş’e üye olmaya karar verdiklerini söyleyen Çerçi, bundan haberdar olan patronun, performansının düşük olduğu gerekçesiyle işine son verdiğini anlattı. “‘Sendikalı olduğun için işten attık’ diyemediler. Beni ayın elamanı seçip hediye olarak da küçük altın vermişlerdi, hemen ardından işten attılar” diyen Çerçi, bunun ardından fabrika önünde direnişe başladıklarını, sendikalı olarak işe geri dönene kadar da direnişe devam edeceklerini ifade etti.
Sendikalı olduğu için işten atılan Dilek Türkoğlu’nun işten atılma gerekçesi, fabrikanın huzurunu bozmakmış. Bunun yalan olduğunu söyleyen Türkoğlu, patronun fabrikada öncü olan işçileri işten attığını dile getirdi. Türkoğlu, sendikadan haberdar olan patronun, tüm işçilere sendikadan istifa etmeleri konusunda baskı yaptığını söyledi. “Sendikayı kötülüyorlar, ‘İsminizi sendika verdi’ diyorlar, ‘Bir hafta süre, istifa etmezsen işten atarız’ diyorlar” diyen Türkoğlu, patronun fabrikaya noter getirdiğini de ifade etti. Daha iyi koşullarda çalışmak ve emeklerinin karşılığını almak için sendikalı olmaya karar verdiklerini belirten Türkoğlu, “Yasal hakkımızı kullandık, işten atıldık. Suçu işleyen patron olmasına rağmen, biz gözaltına alınıyoruz, kimse patrona ‘sen ne yapıyorsun’ diye sormuyor” diye konuştu. Yaptıkları çantaların tanesinin yurtdışında en az 3 bin 500 YTL’ye satıldığını belirten Türkoğlu, her geçen gün büyüyen patronun daha iyi çalışma koşulları isteyen işçilerini görmezden geldiğini belirtti. Tüm Düzcelileri kendilerine destek vermeye çağıran Türkoğlu, “Sadece bizim fabrikamızda değil tüm fabrikalarda aynı sorunlar var. Biz kazanırsak hepimiz kazanacağız” diye konuştu. (Düzce/EVRENSEL)


Direniş kazandırıyor
Deri-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan Desa Deri işçilerinin direnişi 14. günü geride bıraktı. Direniş ve işçilerin mücadelesi sayesinde şimdiden kazanım elde edilmeye başlandı. Fabrika içerisinde daha önceden içme suyu olarak musluk suyu kullanılırken, işçilere damacanayla içme suyu verilmeye başlandı. Önceden hastalananlara servis verilmezken, direnişin ardından işçiler hastaneye arabayla bırakılmaya başlandı. İşçiler direnişin başarıya ulaşması için Düzce halkının daha çok desteğine ihtiyaçları olduğunu söylediler. (Düzce/EVRENSEL)