Tapu çalışanlarına ‘özel’ operasyon


soL (Samsun) Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin iki gün önce Tapu ve Kadastro 10. Bölge Müdürlüğü’ne düzenlediği “Mesken” kod adlı operasyonda gözaltına alınan 29 kişiden dokuzu, ifadelerinin ardından dün serbest bırakıldı. Aralarında müdür ve müdür yardımcılarının da bulunduğu 17’si tapu çalışanı, üçü emlakçı olmak üzere toplam 20 kişinin sorgulaması ise devam ediyor. Operasyon sırasında, gizli kamera kayıtları ile rüşvet konusu olan paraların ve çeşitli suç delillerinin ele geçtiği ileri sürülüyor.

15 ay önce Sezer’e ihbar mektubu
Operasyon, yaklaşık 15 ay önce dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’e, Samsun Tapu Kadastro 10. Bölge Müdürlüğü’nde tapu işlemleri sırasında rüşvet alındığına dair gönderilen bir ihbar mektubu sonucu gerçekleştirildi ve Samsun Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldı. Yaklaşık 15 ay süren teknik takip sonucu Samsun Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından Tapu Kadastro 10. Bölge Müdürlüğü’ne iki gün önce ani bir operasyon yapıldı ve “Mesken” adı verilen operasyon kapsamında toplam 29 kişi gözaltına alındı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Samsun Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ali Nevzat Açıkgöz, yaklaşık 1,5 yıl süren teknik takip sonucunda önceki gün operasyona karar verildiğini belirterek, “Suç ve suçluyla mücadelemiz devam edecek. Bu konuda kimseye taviz verilmeyecek” dedi. Soruşturma dosyası ile ilgili gizlilik kararı alındığını söyleyen Açıkgöz, gözaltında bulunan 20 kişinin, soruşturmanın tamamlanması halinde hemen Adliye’ye sevk edilebileceğini belirtti.

Yargısız infaz yapıldı
Yapı Yol-Sen Samsun Şubesi ise operasyonu kınayan bir basın açıklaması yaptı. Yapı Yol-Sen Şube Başkanı Uğurcan Albak, Tapu ve Kadastro 10. Bölge Müdürlüğü’ne yönelik “rüşvet” operasyonuna tepki göstererek, gözaltına alınan çalışanların yargısız infaza uğradığını belirtti ve olayın komplo olduğuna dikkat çekti.

Niyetleri, özelleştirme ve kadrolaşma
Yapı Yol-Sen Şube Başkanı Albak, önceki gün gerçekleştirilen operasyonun ardından yaptığı açıklamada, “Sendika olarak suç iddiası varsa ilgililerin yargılanmasından yanayız. Ancak rüşvet, veren ve alan olmak üzere iki taraflıdır. Rüşvet verdiğini iddia eden bir tek kişi dahi yargılanmamaktadır. Bu durum komplo iddialarını güçlendirmektedir” dedi.

Bütün bu karalama kampanyalarının arkasında Tapu Sicil işlemlerinin noterlere devredilerek özelleştirilmek istenmesinin yattığını savunan Albak, “Bunların arkasında yolsuzluk iddialarının üstünü örtme çabaları ve kadrolaşma niyetleri yatmaktadır. Bu emeller uğruna bin 700 Tapu Kadastro çalışanını zan altında bırakmaktan çekinmemektedirler” diye konuştu.

AKP, ek tazminat talebimizi duymazdan geliyor
Birkaç ay önce Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü’ne bağlı Ankara Keçiören İlçesi 4. Bölge Tapu Sicil ve İzmir Menderes İlçesi Tapu Sicil Müdürlüğü’ne yapılan operasyonlarla başlayan süreçte, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki bütün müdürlüklerde kameralı sisteme geçilmiş, Ocak 2008’de de Samsun Tapu ve Kadastro 10. Bölge Müdürlüğü de kameralı sistemle gözlenmeye başlamıştı. Müdürlük binasının içi ve dışına toplam 22 kameranın yerleştirilirken Samsun Tapu ve Kadastro 10. Bölge Müdürü Mustafa Parlak, kamera kayıtlarının sürekli takip edileceğini ve bu sayede sahtecilik olaylarının da önüne geçileceğini söylemişti.

Yapı Yol-Sen Samsun Şube Başkanı Uğurcan Albak ise o günlerde çalışanların yaşamlarının, insanların kameralarla gün boyu takip edildiği Biri Bizi Gözetliyor (BBG) evine çevrildiğini ifade ederek, “Tapu sicil çalışanı sayısı kurumun norm kadro sayısının yarısına ulaşmakta, eleman eksikliği her alanda kendini göstermektedir. Bu koşullarda çalışan tapu sicil personeli ortalama 800–900 YTL sefalet ücretine mahkum edilmektedir. Yaptıkları işlemlerden trilyonlarca gelir sağladıkları döner sermayeden pay alamamakta, ek tazminat talepleri AKP hükümetince duymazdan gelinmekte, Tapu sicil çalışanları açlık sınırı altında yaşamaya mahkum edilmektedir” demiş, çalışanlara döner sermayeden pay verilmesi gerektiğini belirtmişti.