“UNESCO özellikle Four Seasons ve Sulukule’de olanları tasdik etmediğini söylüyor. Fakat Topbaş çok beğendiklerini iddia ediyor, bir iletişim hatası var herhalde.”
Milletlerarası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS) Türkiye Komitesi Başkan Yardımcısı Cevat Erder, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) heyetinin denetleme sürecini bianet‘e değerlendirdi, “UNESCO haklı, İstanbul niteliklerini kaybediyor” dedi.
“Dünya Mirası” listesindeki İstanbul’u denetleyen UNESCO heyeti ise, Sulukule kentsel dönüşüm projesi ve Four Seasons Otel inşaatı gibi konular da dahil olmak üzere İstanbul’un denetimden olumlu not aldığını duyuran Belediye Başkanı Kadir Topbaş‘ı düzelterek “Yanlış anlaşıldık” dedi.
“Ortada onaylama yok”
Heyet Başkanı Francesco Bandarin, Vali ve Belediye Başkanı’na gönderdiği mektupta Sulukule projesi hakkında şu sözlere yer verdi:
“UNESCO, bir kentin yalnızca anıtlar ve yapılardan oluşmadığını; kent içindeki toplulukların, tüm koruma süreci içerisinde temel bir rol oynadıklarını ve kentlilerin yaşamlarının iyileştirilmesinin kentsel korumanın önemli bir temel hedefi olduğunu savunur. Bu nedenle, bir takım basın organlarının yayınladığı gibi, verimli bir şekilde dengelenmiş hale gelmesi için üzerinde hâlâ çalışılması gereken bir projeyi, UNESCO’nun ‘onayladığı’ şeklinde açıklama yapılması uygun değil.”
Bandarin, Four Seasons inşaatıyla ilgiliyse şöyle konuştu:
“UNESCO’nun bu denli önemli arkeolojik sit alanlarında, yeni bir bina inşa edilmesini en iyi çözüm olarak görmediğine işaret etmiştim. Kimi basın organlarının iddia ettiği gibi, UNESCO bu projeyi de ‘onaylamadı’.”
“Listeden çıkarsa Türkiye’nin itibar kaybeder”
Erder, UNESCO listesinde olmanın ülkeler için “itibar” demek olduğunu vurguladı:
“‘Dünya Mirası’ listesine girmek için girişimi ülkeler yapar, onlar sizi almazlar. Bu müracaat Paris’teki merkezde değerlendirilir ve karara bağlanır. Müracaatın kabul edilmesi teklif edilen yerin dünyada önemli bir konumu ve yeri olduğu anlamına gelir. Söz konusu ülke bundan faydalanarak o yere turist çekebilir, ekonomik kazanç sağlayabilir. Bu listeden çıkarılmak ise itibar kaybına yol açar.”
İtalya’da 35, Yunanistan’da 16, Güney Kıbrıs’ta üç, Fransa’da 40 yerin bu listede olduğuna değinen Erder, “Türkiye’den dokuz yer var, dokuzunun da durumu sorgulanıyor. Bu, ülkemizde tarihi ve kültürel mirasa verilen önem hakkında ipucu veriyor” dedi:
“İstanbul, listeye 1985′te girdi, 1990′a doğru giriş sürecinde dikkat edilmesi önerilen niteliklerden bazılarının kaybedildiği UNESCO’nun dikkatini çekti. Bu konuda uyarılar yapıldı. 2004′te, Çin’deki toplantının ardından bu noktalar somutlaştırıldı, Türkiye’ye iki yıl süre verildi. Bu, 2006′da iki yıl daha uzatıldı, ‘Belli hususlara dikkat edin’ dediler. Bunlar arasında Süleymaniye, surlar, listeye dört parça halinde giren bölgenin bütünleştirilmesi, yarımada için bir eylem planı hazırlanması ve bölgenin etrafında bir tampon bölge oluşturulması gibi noktalar vardı.” (KM/GG)