Tekeller madenleri alıp geride ölüm bırakıyor

07 Temmuz 2008


Nijerya’da, İngiltere’nin sömürgesi olduğu 1901-1960 yılları arasında Avrupalı şirketler tarafından kullanılan maden ocakları ölüm saçmaya devam ediyor. Ülkenin iç kısımlarında yer alan Plateau eyaletinde, kullanılmayan kalay ve kolombit madenlerinin yüksek düzeyde radyoaktif kirlenmeye sebep oldukları açıklandı. Nijerya Nükleer Araştırma Ajansı’ndan yapılan açıklamada, toprak yüzeyi altında ve suyla dolan eski maden kuyularında radyoaktif artıklara rastlandığı belirtildi.
Plateau eyalet yönetimi, sömürge döneminde yapılan madencilik faaliyetleri sebebiyle çevreye verilen zarara karşılık İngiltere ve Avrupa devletlerinden 100 milyar dolar tazminat istediklerini açıkladı. Plateau bölgesi, 1900’lü yılların ortalarında dünyanın en büyük kalay üreticisi durumundayken uluslararası tekellerin bıraktığı maden alanları şimdi kaçak madencilerin eline bırakılmış durumda. Bölgede 5 bine yakın maden kuyusu bulunuyor. Bölge, özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında yıllık 17 bin ton üretimle Avrupa sanayisi için büyük destek noktalarından biri olmuş.
2 milyon insanı tehdit ediyor
Terk edilen kuyular şimdi suyla dolu ve bu da bölgede yaşayan yaklaşık 2 milyon insanın hayatının yanı sıra hayvancılık ve tarıma büyük tehdit oluşturuyor. Plateau’da kalay dışında uranyum, tantalit ve zirkon madenleri de bulunuyor. 1902 yılından başlayarak 1960’lı yıllara değin devam eden madencilik sebebiyle Nijerya ağır çevre sorunlarıyla yüz yüze kalmış durumda. Söz konusu Plateau eyaleti, aynı zamanda tarımsal sanayiyi de barındırdığından çevre kirliğinin sonuçlarını kestirmek tam olarak mümkün değil. Nijerya Madencilik ve Çelik Bakanlığı ise 3 Temmuz’da yaptığı duyuruda “mineral ve maden yasası”nın uygulanmasında daha dikkatli davranılacağını ve ülke çapında eski madenlerden kalan 1200 maden sahasındaki açık bırakılmış çukurların kapatılması için uğraştıklarını açıkladı.
Yaklaşık 2 milyon insanın deri, akciğer kanserleri ve çeşitli göz hastalıklarına yakalanma riski altında oldukları belirtilirken, bölgedeki sularda yüksek miktarlarda demir de tespit edildi. Saf halde zararlı bir etkisi görülmeyen kalay, üretilirken ayrıştırılan bileşenleri sebebiyle doğal alanda birçok etkiye sahip. Hemen hemen bütün bileşenleri ve özellikle organotin adlı bileşeni yüksek oranlı toksik atık olan kalay, ayrıca kristal halde demir de içeriyor. İngiltere ve diğer Avrupa ülkelerinden yetkili komisyonları çevre hasarını görmeleri için bölgeye davet eden eyalet yönetimi, herhangi bir onarım veya tazminat söz konusu olmadığı takdirde yasal yollara başvuracaklarını açıkladı. (İstanbul/EVRENSEL)


Yeni Çernobiller yaşanabilir

Ege Üniversitesi Çevre Araştırma Merkezi Müdürü ve Avrupa Ekoloji Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ümit Erdem:
Doğanın yenilenmesi çok uzun, binlerce yılla ifade edebileceğimiz bir döneme, bir o kadar masraf ve emeğe mal olmaktadır. Bu tip kirlenmeler ise doğanın taşıma kapasitesini fazlasıyla aşar. Toprak ve su dışında bölgenin havası da kötü etkilenmektedir. Kesilen yaşlı ağaçların gördüğü işlev, maden firmalarının diktiği fidanlarca karşılanamaz. G-8 devletleri şimdi eski sömürgelerinden bir nevi özür diliyorlar ama pratikte bir şey yaptıkları yok. Sadece Afrikalılara tavsiyelerde bulunuyorlar. Sömürgecilerin Afrika’daki düzensiz, plansız hareketleri bu kıtadaki kullanılabilir toprak oranının yüzde 28’ine mal olmuştur. Oysa bu oran Avrupa’da sadece yüzde 18. Avrupa Birliği ülkeleri artık kendi ülkelerindeki madenleri kapatıp üçüncü dünya ülkelerine taşıyorlar. Ve işleri bitince, fırsatını bulup bu madenleri terk ediyor, hiçbir önlem almadan bırakıyorlar. Kıbrıs’ta da 1974 çıkarması bahane edilerek Lefke bölgesindeki bakır madeni ABD’li firma tarafından öylece bırakıldı. Halen oradaki 6 adet atık havuzu bölgeyi öldürmeye devam ediyor. Balıkesir Havra Altın Madeni’ni de zamanında Fransızlar bırakıp gitmişti. Biz maden çıkartılmasın demiyoruz tabii, bunun önlemlerinin çok dikkatli biçimde alınması lazım. Yoksa en ufak bir kazada tıpkı Çernobil gibi yüzyıllarca silinmeyecek izlere yol açabiliriz.