Asgari ücret enflasyona yenildi

08 Temmuz 2008


DİSK/ Birleşik Metal İş Sendikası’nın araştırmasına göre asgari ücret temel harcama kalemleri karşısında yüzde 30 alım gücünü kaybetti.
DİSK/ Birleşik Metal İş Sendikası Araştırma Dairesi Uzmanı Serkan Öngel tarafından TÜİK madde fiyatları verileri ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı istatistikleri esas alınarak yapılan araştırmaya göre asgari ücret, fiyat artışları karşısında büyük kayıplar yaşadı. Asgari ücretli temel harcama kalemleri karşısında temmuz ayı ücret artışına rağmen yüzde 30’a varan erime yaşadı. Alım gücünde yaşanan devasa kayıp TÜİK’in enflasyon rakamlarının arkasına gizlenirken, haziran ayında ekmekte yaşanan yüzde 6,3’lük artışa rağmen, gıda fiyatlarında açıklanan yüzde 3,4’lük gerileme enflasyon hesaplama yönetimine olan bir kez daha güveni zedeledi.
Vergi iadesinin kaldırılmasına karşılık yapılan asgari geçim indiriminin dışarıda bırakıldığı hesaplamada, asgari ücretli Aralık 2007 tarihinde aldığı net 419 YTL’lik ücreti ile, 129 kilo pirinç alabilirken, bugün net 456 YTL’lik ücreti ile 89 kilo pirinç alabiliyor. Bu hesaba göre pirinçte alım gücü kaybı 40 kiloyu bulurken, asgari ücretlinin oransal olarak reel kaybı yüzde 33 düzeyine ulaşıyor.
Asgari ücretlinin kayıp yaşadığı tek ürün pirinç değil, geçtiğimiz yılın aralık ayına göre asgari ücretli maaşı ile 65 kilo bulgur, 250 gramlık 135 ekmek, 27 kilo ayçiçeği, 25 kilo mısırözü yağı daha az alabiliyor. Kuru fasülyede kayıp 25, Mercimekte 20 kilo. Söz konusu ürünler karşısında asgari ücretlinin yaşadığı reel kayıp yüzde 20 ile 30 arasında değişiyor.
Enerji fiyatlarındaki artışlarda reel olarak ciddi alım gücü kaybına neden oluyor. Elektrik ve doğalgazda yaşanan fiyat artışları mutfakta canı yanan asgari ücretliye ikinci bir eziyet haline geliyor.
Asgari ücret açlık ve yoksulluk sınırı altında belirlenirken, temmuz ayında yapılan günlük 66 kuruşluk zamla asgari ücretli, 130 gr pirinç, 1 ekmek, 130 gram kuru fasülye, 96 gram mısırözü alabiliyor. Alım gücündeki trajik düşüşe karşın, asgari ücretliye yapılan günlük 66 kuruşluk artış, asgari ücretlinin sıkıntısını ve kayıplarını gidermek bir yana, yoksullaşmaya davet çıkartıyor. Domateste ise Rusya ile yaşanan domates krizi sonucu yarıya yakın düşerken, geçtiğimiz yıl haziran ayına göre fiyattaki düşüş oranı yüzde 6 düzeyinde kaldı. Bu ürünün madde fiyatları içindeki ağırlığı kafa karıştırırken, enflasyondaki düşüşün tek nedeni domates mi sorularını gündeme getirdi.
Geçinme endeksi önerisi
Türk-İş Araştırma Müdür Yardımcısı Enis Bağdadioğlu, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyon rakamlarının hesaplama yöntemi itibariyle yanlış olmadığını, ancak hesaplanan enflasyon rakamlarının “dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim koşullarını yeterince ve sağlıklı yansıtmadığını” belirtti.
TÜİK’in enflasyon hesabında 454 maddeyi temel aldığına işaret eden Bağdadioğlu, bunların içinde halkın en fazla tükettiği maddelerdeki fiyat artışlarının önem kazandığını ve aile bütçesini doğrudan etkilediğini söyledi. Bağdadioğlu buna göre, gıda ürünlerinden ekmek, peynir, zeytin, un, bakliyat, yağ, şeker ve çayın yanı sıra kira, elektrik, su, doğal gaz, odun, kömür gibi maddelerin fiyatlarındaki artışların aile bütçesini olumsuz etkilediğini ifade etti.
Enis Bağdadioğlu, dar ve sabit gelirli kesimin en fazla harcama yaptığı gıda ve konut-kira harcamalarındaki enflasyon artışının, genel enflasyon artışından yaklaşık yüzde 50 daha fazla olduğuna dikkat çekti.
Bağdadioğlu, “TÜİK’in enflasyon rakamları dar ve sabit gelirli kesimlerin geçim koşullarını yeterince yansıtmamaktadır. Çalışanların harcamalarını doğrudan yansıtacak ücretliler geçinme endeksi hesaplamasına geçilmesini öneririz “ diye konuştu. (EKONOMİ SERVİSİ)