20 Temmuz Pazar günü Kuveyt’te çalışan Bangladeşli temizlik işçilerinin ücret artışı ve daha iyi yaşam koşulları için grev kararı almalarına dair gelişmeleri sitemizden aktarmıştık (bkn. Kuveyt’te Bangladeşli altı bin temizlik işçisi grevde - http://www.sendika.org/yazi.php?yazi_no=18406). Gerek Bangladeş Konsolosluğu gerekse Çalışma Bakanlığı temsilcilerinin işçilerle görüşmesi sonucu grev ertelenmişti. Çalışma Bakanlığı temsilcileri işçilerin taleplerinin hükümete iletileceğini, Bangladeşli göçmen işçilere yönelik asgari ücretin 40 Kuveyt Dinarı (KD) olacağını ve maaşlarının düzenli ödeneceğine dair girişimlerde bulunulacağını belirtmişlerdi. Bangladeşli işçileri çalıştıran ve sayıları 7-8’i bulan temizlik şirketleri, işçi başına Kuveyt Hükümeti’nden 85 KD alırken işçilere 40 KD (151$) vereceklerini belirtip 18 KD ödüyorlar.
Herhangi bir gelişme olmaması üzerine işçiler 26 Temmuz Cumartesi günü greve çıktılar. 40 KD ücretin yanısıra, hastalık ve yıllık izin, ücretlerden yapılan keyfi kesintilerin kaldırılması, sağlık sigortası yapılması, iki kişilik ve buzdolabı olan odalarda kalmak, konutların çevresine spor tesislerinin yapılması gibi talepler dile getirildi. Şirketler çeşitli biçimlerde grevi önlemeye çalışıp işçilerin birliğini bozmaya çalıştılar. Örneğin bir temizlik şirketinin maaşları 20 KD’den 35 KD’ye çıkartmayı teklif etmesine karşılık işçiler bu öneriyi reddettiler.
Kuzeybatıdaki Jleeb Al Shuyoukh kentinde ise yüzlerce işçi temizlik şirketinde çalışan 5 Bangladeşli idareciyi dövüp mobilyaları, bilgisayarları, yazıcıları ve diğer ofis malzemelerini tahrip etti. İşçiler işyerine saldırmanın ve idarecileri dövmenin gerekçesini “problemlerimizi şirkete anlatmaya gittik ama onlar duyarsız kaldılar ve bizleri işten atmakla tehdit ettiler” diye açıkladılar.
27 Temmuz Pazar gecesi ise Çalışma Bakanlığı temsilcileri tarafından işçilere ücretlerin verileceği, temizlik şirketlerine gerekli yaptırımların yapılacağı, Bakanlık müfettişlerinin şirketleri denetleyeceği ve ertesi günkü Bakanlar Kurulu toplantısında konunun görüşüleceği sözü verildi.
28 Temmuz Pazartesi günü Kuveyt polisi taleplerini dile getirmek için sokaklara çıkan binlerce grevci göçmen işçiye cop ve biber gazıyla müdahale etti. Kuzeybatıdaki Jleeb Al Shuyoukh kentinde ellerinde sopalar ve bıçaklarla eylem yapan binlerce işçi bir ustabaşının arabası dahil olmak üzere birçok arabayı tahrip etti, dükkanları taşladı. Polisin müdahalesi sonucu 10 işçi yaralandı. Yine komşu kent al Hasawi’de de eylemler yapıldı. Güneydeki Mahboulah kentinde yapılan ikinci eylemde ise bir Kuveyt askeri dövülüp bazı binalar taşlanırken 60 işçi tutuklandı.
Yine aynı gün eylemlerden sonra yapılan Bakanlar Kurulu toplantısında, işçilerin haklarını tanıma ama eylemlere katılan 300 işçinin ise sınırdışı edilmesi kararı alındı. Bunun üzerine grev sona erdi.
Ancak gerek Hükümet cephesinde gerekse işçi cephesinde geleceğe dair belirsizlikler sürüyor. Hükümetin işçi haklarının korunacağının garantisini vermesine karşın bir bakanlık yetkilisinin Bakanlar Kurulu’nun işinin temizlik şirketleri ile uğraşmak olmadığını, işlerinin grevin bitirilmesi ve hizmetlerin devamını sağlamak olduğunu belirtmesi; yine Bangladeşli ve Pakistanlı olmayan diğer Asyalı ülkelerden işçilerle anlaşma yollarının aranacağının söylenmesi bu ‘garanti’nin süresinin kısa vadeli olacağını gösteriyor. Buna karşılık bazı milletvekilleri ise işçilerin taleplerinin haklı olduğu ve Hükümetin bu sorunu çözmesinin gerekli olduğu görüşünde. Diğer yandan işçilerin bir kısmı işe başlarken bir kısmı taleplerine gerçek cevaplar verilene kadar greve devam edeceklerini ifade etti. Ancak işçi cephesinden 300 işçinin sınırdışı olmasına rağmen anlaşma sağlanması en ’sıkıntılı’ nokta olarak göze çarpıyor.
3.2 milyon nüfusu olan Kuveyt’in nüfusunun 2/3’ünü Bangladeşli ve Filipinli göçmen işçiler oluşturuyor.
Sendika.Org