Sermayede ve dünyada “uzlaşma” sevinci

31 Temmuz 2008

AKP’nin kapatma davasının sonucunda iktidar partisinin laikliğe karşı odak olduğunun tespit edilmesi ancak kapatılmaması seçeneksiz sermaye çevrelerinde, AB’de ve ABD’de büyük sevinçle karşılandı. Kimi kesimler “kapatılmadan uyarıyı” anlamlı bulurken, kimileri “uyarı”yı da ağır bir yaptırım olarak değerlendirdi.

Ilımlı İslam projesine selam, yola devam!
AB Komisyonu’nun Genişleme Komiseri Olli Rehn, kararı memnuniyetle not ettiklerini söyledi. İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, “Karar, Türkiye’nin daha demokratik ve daha Avrupalı bir yol izleyebileceği anlamına gelmektedi” derken, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Sean McCormack da kararı, “Türk demokrasisine, Türk halkına güveniyoruz. Bu hükümetle iyi şekilde çalışmaya devam edeceğiz. Onlarla daha önce de iyi çalıştık.” değerlendirmesini yaptı. Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Başkan Yardımcısı Andrew Duff ise karar için, “Avrupa’daki Türk düşmanları ile Türkiye’deki parlamenter demokrasinin düşmanları için bir yenilgi. Dünyadaki Müslümanlar İslam ile demokrasinin bir arada yaşayabileceğini görecek” diyerek “ılımlı İslam” projesinin “yola devam” etmesini selamladı.

Zaman gazetesi de AB’den çeşitli yetkililerle röportajlar yaparak karara yönelik desteği sütunlarına taşıdı. AP Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten verdiği demeçte kararın hem Avrupa’yı hem de Türkiye’yi rahatlattığını söyleyerek “Türkiye’yi seven ve Türkleri seven bir Avrupalı olarak naçizane tavsiyem Türkiye’nin bir an evvel yeni bir anayasa yapmasıdır. Ve bu anayasada devlet-din ilişkileri net bir şekilde tanımlanmalıdır. Zira meselenin özü bu, sorunlar buradan çıkıyor” dedi.

AP Sosyalist Grup Başkan Yardımcısı Hannes Swoboda ise kararı “Mükemmel haber” olarak değerlendirerek “Akıl ve mantık, hissiyata galip geldi. Türkiye’nin istikrarı için bir tuğla daha döşenmiş oldu” saptamasında bulundu. “Bu karar Kemalizm’in katı yorumunu benimseyenler, halkın iradesine saygı göstermeyenler için mağlubiyet. AB açısından da çok iyi bir haber” diyen Swoboda kararın çoğunu eski Cumhurbaşkanı Sezer’in atadığı hakimler tarafından alındığına dikkat çekerek “bu hakimler bile kapatma kararı almıyorsa bu çok olumlu” dedi. AK Parti’nin gizli gündemine hiç rastlayamadığını söyleyen Swoboda “Hazine yardımının kısmen kesilmesi yönündeki cezaya anlam veremedim” diyerek kararı eleştirdi.

AP Liberal Grup Başkanı Graham Watson ise kararı “Çok iyi haber” olarak nitelendirerek, kararın “Türkiye’nin modern bir demokrasi yolunda olduğunun en iyi delili” olduğunu savundu.

Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk ise “Ret kararı beni çok rahatlattı” diyerek eldeki iddianameye göre parti kapatılsaydı bunun anti-demokratik ve AB ilkelerine karşı olacağını ifade etti. “AK Parti’nin gerekli dersleri çıkaracağını ve hemen harekete geçeceğini umuyorum” diyen Lagendijk reformlara devam edilmesini istedi.

AP üyesi ve Türkiye’de Kadın Hakları raportörü Emine Bozkurt ise “Çok mutluyum, hem AK Parti’ye oy verenler hem de vermeyenler için çok mühim bir gün” diyerek kararı selamladı.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Luís Maria de Puig isekKararı memnuniyetle karşılarken AK Parti’ye yönelik Hazine yardımının yarısının kesilmesini üzüntüyle karşıladıklarını söyledi.

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Türkiye Raportörü Luc Van den Brande de Hazine desteğinin yarısının kesilmesi kararını ayrımcılık olarak nitelendirdi.

Dış basında benzer yorumlar
Fransa’da yayınlanan La Figaro gazetesi “Sonuçta hukuki darbe gerçekleşmedi” derken “AK Parti, bir uyarıyla ucuz kurtuldu ve çok sayıda gözlemciye göre, dava, laiklik ilkesine dönülmesi konusunda bir hatırlatma niteliği taşıdı” ifadeleriyle çekilen balans ayarına dikkat çekti.

Washington Post gazetesi, Anayasa Mahkemesi’nin aldığı kararı, “Türkiye’yi yönetenler, laikçilerin meydan okumasını atlattı” başlığıyla verirken “kararın ciddi bir uyarı niteliği taşıdığı” da belirtildi.

İngiltere’nin sosyal demokrat eğilimli gazetesi Guardian ise “bir ateşkes sağlandığı”na dikkat çekerek ” Türkiye’nin içine girdiği belirsizliği ve siyasi krizi atlattığını” savundu. Aynı gazetede, Robert Tait’in AKP’nin Orta Anadolu’dan çıkardığı tutucu sermaye sınıflarını zenginleştirerek arkasına almayı bildiğine yönelik vurgusu ise en dikkat çekici değerlendirmelerden biriydi.

Aynı ülkede yayın yapan Daily Telegraph gazetesi de bir uzlaşma sağlandığına dikkat çekerek, AKP’ye “ciddi bir uyarı” gönderilmiş olduğunu da yazdı.

Times gazetesi de, kararı, Türkiye’nin “eşikten döndüğü” şeklinde değerlendirdi. Times’ın haberinde eşikten dönenin sadece AKP olmadığı da açıkça ifade edilerek “Ortadoğu barış görüşmelerinde kilit bir rol üstlenen parti kapatılsaydı Türkiye’nin AB üyeliği isteği de tehlikeye girecekti” denildi.

Financial Times “Aylarca süren ve Türkiye’nin finansal piyasalarını endişeye sürükleyen siyasi belirsizlik sona erdi” diyerek Mahkeme’nin piyasa dostu kararını duyurdu.

Sabancı da uzlaşma dedi

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı kararı “Toplumsal uzlaşma adına umutlu olmamızı gerektiren bir döneme giriyoruz” sözleriyle selamladı. Sabancı, karara ilişkin yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti:

“Anayasa Mahkemesinin bu konuya ilişkin olarak 4,5 ay gibi kısa bir zamanda karara varması, belirsizlikleri uzatmaması memleketimiz için her bakımdan hayırlı olmuştur. Anayasa Mahkemesinin Venedik Komisyonunun yol gösterici kriterleri doğrultusunda karar vermiş olması hukuk sistemimiz, demokrasimiz, ve AB sürecimiz açısından fevkalade olumlu bir gelişmedir. Önümüzde, çözülmesi gereken sorunlar olmakla birlikte toplumsal uzlaşma adına umutlu olmamızı gerektiren bir döneme giriyoruz. Bu dönemde Hükümeti, muhalefeti, iş dünyası kısaca ülkenin tüm kurumları ile bütün enerjimizi ülkemizin kalkınması, daha müreffeh bir düzeye gelebilmesi için harcamalıyız.”

Anadolu Grubu İcra Başkanı Tuncay Özilhan ise daha çok “ihtar”a vurgu yaparak ”Herkesin bu çıkan neticeden gerekli dersi çıkaracağına inanıyorum. Memleketin huzura ihtiyacı var” dedi.

A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Murat Salar da, kararın siyah ya da beyaz olmadığını, mahkemeden ”gri” bir karar çıktığını ifade etti.

Türkiye Genç İş Adamları Konfederasyonu (TÜGİK) Başkanı Hazim Sesli de Türkiye’nin önündeki bir kaosun ortadan kalktığını söyleyerek “Bu kararın ardından AKP’nin de Anayasa Mahkemesinin kararını çok iyi okuması gerektiğini” de vurguladı . Sesli bundan sonraki süreçte hükümetin ekonomiye odaklanılmasının şart olduğunu kaydederek uzlaşmanın temel eksenin neoliberal saldırganlık olduğunun sinyalini verdi.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yalçıntaş, Anayasa Mahkemesi Başkanının, kararı açıklamadan evvel yaptığı açıklamanın iş dünyası olarak tamamen katıldıkları sözler olduğunu belirtti.

Yalçıntaş, kararla Yüksek Mahkemenin Türk halkının beklentileri yönünde tarihi bir karara imza attığını ifade ederek, “İş dünyası olarak bu karardan büyük memnuniyet duyduk” dedi konuştu. Bu kararın olumlu sonuçlarının Türk ekonomisinde çok kısa sürede görüleceğini kaydeden Yalçıntaş, şöyle konuştu: “Bu kararla birlikte Türkiye’de siyasi istikrarsızlık sona ermiştir. Ekonomi dünyası olarak artık işlerimize dönmek ve daha çok çalışmak günü gelmiştir. Yüksek Mahkememiz Türkiye’nin geleceğini derinden etkileyen, çok önemli bir süreci başarıyla sonlandırmıştır. Bundan sonra siyasi istikrarsızlık sona erdiğinden dolayı hem siyasi çevreler, hem bürokratlar hem de iş alemi olarak bizler, artık kendi asli işimize, ekonomiye döneceğiz. İnanıyoruz ki, bu kararın olumlu sonuçları kısa sürede Türk ekonomisinde kendini gösterecektir”. Yalçıntaş’ın “Beklenen reformlar, beklenen yatırımlar, beklenen kanun değişiklikleri vardı. Dolayısıyla artık bunların hepsine yol verme zamanı gelmiştir” sözleri badireyi atlatan AKP’nin sermaye lehine yeni bir saldırı dalgasını başlatacağını da gösterdi.

Sendika.Org