KESK’in “toplusözleşme olmadığı” gerekçesiyle çekildiği, Hükümet ile Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen arasında yürütülen toplu görüşmelerin 5. oturumundan uzlaşma çıktı. Hükümet, yüzde 3.5 artı 4 oranındaki teklifinde bir puanlık artış yaparak, yüzde 4 artı 4.5 yapınca konfederasyonlar da imzayı attı.
Toplu görüşmelerin 5. oturumu “toplu” değil, daha çok “üçlü” görüşmeler şeklinde yapıldı. Yetkili sendikalar, bürokratlar ve uzmanların gün boyunca toplantı salonunda beklediği 5. oturumda görüşmeler üçlü görüşme olarak sürdü.
Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, 5. oturumdan önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü. Başesgioğlu her ne kadar gazetecilere “görüşmemizde bu konu gündeme gelmedi” dese de bu konuyu görüştükleri, uzlaşma sağlandıktan sonra bakanın açıklamasında ortaya çıktı.
Başesgioğlu 5. oturuma geçmeden de her iki konfederasyon başkanları ile baş başa görüştü. Daha sonra başlayan oturumda ise hükümetin yeni bir teklifinin olmadığı ifade edildi. Yaklaşık bir saatlik bir görüşmenin ardından toplantıya bir saat ara verilirken, Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Devlet Bakanı Nazım Ekren’le görüşmek üzere yeni başbakanlık binasına gitti. Kamu-Sen Genel Başkanı Bircan Akyıldız’ın da aynı saatlerde başbakanlıktan ayrılması, “toplu görüşme masası iflas etti, herkes kişisel girişimler peşinde” yorumlarını da beraberinde getirdi.
Lobi faaliyetleri
45 dakikalık ayrılığın ardından önce Gündoğdu ardından Akyıldız başbakanlığa gelirken, Gündoğdu “başbakanla mı görüştünüz?” sorusuna “evet” yanıtını verdi. Ancak bu görüşmenin, Gündoğdu’nun trafiğe takılması nedeniyle gerçekleşmediği, başbakanın da AKP Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Ayalan’a “yarım puanlık daha artış yapılsın” talimatı verdiği bilgileri dışarı yansıdı.
Verilen aranın ardından da “toplu” değil, “üçlü” görüşme yapıldı. Bakan Başesgioğlu iki konfederasyon başkanı ile başbaşa görüştükten sonra, üzerinde anlaştıkları bir puanlık artışı toplu görüşme salonuna taşıdılar. Konfederasyonlar daha önce kabul etmedikleri toplu görüşme priminin 10 YTL’ye çıkarılmasına da razı oldular. Böylece daha çok ‘üçlü’ görüşme ve ilgili bakanlarla, AKP’li yöneticilerle ‘ikili’ lobi faaliyetleri sonucu hükümet ile uzlaşma saat 21.30 sıralarında sağlandı.
Kümülatif yüzde 8.7’lik artış
Üzerinde uzlaşılan rakamları ise iki yanında konfederasyon başkanları ile Bakan Başesgioğlu açıkladı. Yüzde 4 artı 4.5’luk artışın yıllık kümülatif yüzde 8.7’lik bir artışa denk geldiğini belirten Başesgioğlu, artış oranlarının enflasyonun gerisinde kalması halinde enflasyon farklarının da verileceğini söyledi. Geçmiş dönemde sendika aidatı adı altında verilen ödentinin “Toplu Görüşme Primi” olması konusunda da anlaşmaya vardıklarını ve bunun çalışanların bordrolarına ekleneceğini belirten Başesgioğlu, ek ödeme almayan yaklaşık 1 milyon 800 bin kamu çalışanının ücretlerinde 15 gün önce 103-264 YTL arasında değişen iyileştirme yapıldığını da sözlerine ekledi.
“Hükümet olarak, makro istikrarı, bütçe dengelerini korumak, milyonlarca işsiz vatandaşımızın, emeklimizin ve diğer sosyal kesimlerin de hak ve hukuklarını gözetmekle sorumluyuz” diyerek işsizlerle memurları karşı karşıya getiren Bakan Başesgioğlu, “Bütçe imkanlarının buna imkan verdiğini” savundu. Başesgioğlu, zamlarla Ocak 2009’dan itibaren aile yardımı ödeneği dahil en düşük devlet memuru maaşının 1163 YTL’ye, Temmuz’da ise 1215 YTL’ye çıkacağını, ortalama devlet memuru maaşı ise Ocak 2009’da 1414 YTL, Temmuz’da 1478 YTL’ye ulaşacağı hesabını yaptı. Başesgioğlu memur emeklilerinin de artıştan faydalanacaklarını söyledi. Toplu görüşmenin, “sosyal diyalogun ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini” savunan Bakan Başesgioğlu, “Sorunlara bakışlar farklı olsa da aynı masa etrafında önyargısız konuşularak, makul bir çözüm üretme yeteneğinin her zaman bulunabileceği bir kez daha ortaya çıktı” dedi.
“Sendikal örgütlenme, toplusözleşme ve grev hakkı”nın verilmesini Kamu Personel Rejimi’ne bağlayan Bakan Başesgioğlu, köklü bir kamu personel rejimi ve işçi-memur ayrımının olmadığı, ‘çalışan’ kavramı etrafında bina edilmiş bir sendikal yapı konusunda hükümet olarak prensipte anlaştıklarını, detaylarını ve olabilirliğini önümüzdeki günlerde ilgili bakanlıklarla ve konfederasyonlarla görüşeceklerini söyledi. Yaklaşık 25 konuda da tam bir mutabakata varıldığını bildiren Başesgioğlu, konfederasyon başkanlarına ve emeği geçenlere teşekkür etti.
Performans sisteminde anlaştılar
Sorular üzerine, toplu görüşmelerin iki yılda bir yapılması ve 11 hizmet kolunda başarılı birer çalışana ve başarılı üç kuruma ödül sisteminin getirilmesi konusunda da fikir ortaya atıldığını ve bunun tartışılacağını belirten Başesgioğlu, “Bürokraside verimliliği arttırma konusunda bütün imkanlarımızı zorlamamız lazım. Onun için Kamu Personel Rejimi çıkıncaya, performans sistemi hayata geçinceye kadar her hizmet kolunda 11 kamu çalışanı olmak kaydıyla ve her yıl 3 başarılı kamu kurumunu ödüllendirme konusunda bir fikir ortaya attık. Hayata geçirmek için prensip olarak mutabakata vardık” dedi.
“Başbakanın, zam oranı konusunda hangi aşamada müdahil olduğu” yönündeki bir soru üzerine “Başbakanımız sürecin başından beri toplu görüşmeleri yakınen takip ediyor. Bize talimatları oldu, destekleri oldu. Bu mutabakatın sağlanması konusunda sayın başbakanımızın çok büyük desteğini gördük” diyen Başesgioglu, “Başbakan’dan Son dakika telefonu aldınız mı?” sorusu üzerine de “Ben kendisiyle yüz yüze görüştüm” yanıtını verdi.
Akyıldız ‘Açlık sınırının altında maaş kalmadı’
Toplu görüşmelere “kamu çalışanlarını açlık sınırından kurtaracağız” sloganı ile geldiklerini belirten Bircan Akyıldız da 15 Ağustos’taki ek ödemeler dahil, askerliğini yapmış, lise mezunu bekar bir çalışanın aylık ücretinin 1030 YTL’ye yükselip açlık sınırının üzerine çıkacağını söyledi. Akyıldız, açlık sınırının altında maaş alan kamu çalışanı kalmayacak olmasından büyük mutluluk duyduklarını ifade etti. Özellikle 4/B kapsamında çalışanların eş durumundan tayini ile ilgili değerlendirme, becayiş hakkının verilmesi, askerlik dönüşü işe başlama ve mali haklarla ilgili emsal uygulaması konusunda incelemeye tabi tutulmasının önemli gelişme olduğunu savunan Akyıldız, grev ve toplusözleşme ile siyaset yapma hakkı konusunda da ciddi bir çalışmanın başlatılabileceği bir noktaya geldiklerini söyledi.
Gündoğdu, ‘Bu yasayla en iyi sonucu aldık’
Ahmet Gündoğdu da kendileri için “ideal” olmamakla birlikte, “bu yasayla alınabilecek en iyi sonucu” aldıklarını söyledi. Toplu görüşmelerin son kez yapılması ve toplu iş sözleşmesine geçiş ile ilgili taleplerini de masada dile getirdiklerini ifade eden Gündoğdu, bu konuda yol haritasının çıkmasının, görüşmelerin kazançlarından biri olduğunu savundu.
“15 günlük süreç öncesi aylarca, yetkili kurum ve kuruluşlarla irtibata geçerek, bu masayı, bu masanın işlevsizliğine son vermek dahil anlamlı hale getirmeye çalıştıklarını” belirten Gündoğdu, 10 YTL toplu görüşme priminin de kamuoyuna yanlış yansıtıldığını savundu. Gündoğdu, 930 bin örgütlü sendikalı üyenin aidatına, kasasına, cebine yansıyacak bir talep olarak masaya getirdikleri ve 10 YTL olarak çıkan toplu görüşme priminin miktarının küçük ama örgütlü topluma pozitif bakış adına, bunun da önemli bir adım olduğunu söyledi. (Ankara/EVRENSEL)
KESK, ‘Sefalet zammı ile uzlaşamayız’
Toplu görüşmelerin sonucuna itiraz eden KESK Genel Başkanı Sami Evren, “Günlük 1 YTL zam anlamına gelen bu oran ile emekçilerin yoksullaşmasının süreceğini” ifade etti.
Sami Evren dün yaptığı yazılı açıklamada, toplu görüşme sonucunda belirlenen maaş artışlarının “insanca yaşanabilecek ücret düzeyinin çok gerisinde, günlük 1 YTL’lik artış anlamına geldiğini” dile getirdi.
Hükümetin 2006 yılından bu yana, ücretleri baskı altına alabilmek için, enflasyon hedefi uygulaması yaptığını ancak hedefi tutturamadığını anlatan Evren, “2006’da enflasyon hedefi yüzde 5 iken yüzde 9.6; 2007’de yüzde 4 iken yüzde 8.4 ve 2008 yılında yüzde 4 iken temmuz itibariyle yüzde 7.8 olduğunun” altını çizdi. 2008 yıl sonu enflasyon beklentisinin de yüzde 12 olacağını ve tablonun, 2009 yılında hedeflenen yüzde 7.5 enflasyonun tutmayacağı ve en iyimser ihtimalle yüz 15 düzeyinde gerçekleşeceğini gösterdiğini kaydeden Evren, ekonomik göstergeler böyle iken yüzde 8.5’luk zammı öneren hükümetin ve kabul eden konfederasyonların kamu emekçilerini yoksulluğa mahkum ettiklerini ifade etti.
‘Ne oldu da ikna oldular’
Evren, “Günlüğü 1 YTL’ye gelen zamların altına imza atarak ‘kamu emekçisini açlık sınırından kurtardık’ açıklamasında bulunanlar, kamu emekçilerinin temsilcisi gibi değil, hükümetin temsilcisi gibi konuşmaktadırlar. Görüşme masasına ‘taban aylığa 200 YTL seyyanen zam ve yüzde 10 maaş artışı’ talebiyle oturan Kamu -Sen ve ‘taban aylığa 30 YTL seyyanen zam, 100 YTL ek ödeme, yüzde 12 maaş artışı’ talebiyle oturan Memur-Sen ne oldu da yüzde 4+4.5 artışa ikna oldular?” diye sordu.
Konfederasyonları yüzde 8.5’lik artışa ikna eden şeyin, sendika ödentisine getirilen yüzde 100’lük artış olduğunu savunan Evren, geçen yıl mutabakat metnine imza atamadıkları için alamadıkları bu artış için bu yıl mutabakat imzaladıklarını ifade etti. Konfederasyonların, “İmzalarını meşrulaştırabilmek için hükümetin ilk önerisine getirilen yüzde 1’lik artışı (yani 4 YTL’ lik zammı) büyük bir kazanımmış gibi sunmaya çalıştıklarını” savunan Evren, “5 YTL daha fazla sendika ödentisi alabilmek için kamu emekçilerini yoksulluğa mahkum eden konfederasyonlara gereken cevabı kamu emekçileri verecektir” dedi. (Ankara/EVRENSEL)