ÇARŞI’nın Feshi Üzerine…

14 Eylül 2008

carsi-grubu.jpgTürkiye’de taraftar grubu denince akla gelen ilk isimlerden biri olan, Beşiktaş JK’nin taraftar grubu ÇARŞI kendini feshetti. Çarşı ile ilgili “Asi Ruh” belgeselinin Beşiktaş Kültür Merkezi’ndeki galasında konuşan tribün lideri Alen Markaryan, Çarşı’nın Beşiktaş’ın önüne geçtiği yönündeki eleştiriler ve çeşitli spekülasyonlar sebebiyle “Çarşı kendini feshetmiştir” dedi ve ekledi: “Çarşı artık yok!”

Kurulurken markalaşmaya karşı olan ve nicelik olarak ne kadar yığınsal bir tribün grubu olsa da, grup büyüdükçe markalaşma gözlenen, BJK Yönetim Kurulu’yla ciddi sorunlar yaşasa da buna ilişkin tüm taraftar grubuyla tepki koyamayan, kendi içerisinde düşünce ve eylem birlikteliğini kaybeden ÇARŞI Taraftar Grubu, içerisinden bir çok deneyim bırakarak, artısı ve eksisiyle “Türkiye spor yaşamı”na büyük bir iz bırakmıştır. Artık bu süreçten sonra ÇARŞI sürecini doğru bir şekilde analiz edip, taraftar gruplarının futbol endüstrisi içerisindeki konumlar, bağlı oldukları spor takımlarının yönetimleriyle ilişkileri ve ortaya attıkları hedeflere ulaşılıp ulaşılamayacağı hakkında tartışmalar yürütülebilecek ve sonuçlar çıkarılabilecektir. Ama şunu söylemeliyiz ki, ÇARŞI Grubu’nun tribün şovları ve mesajlarıyla ne kadar farklılığı içerisinde bulundurduysa da tek bir bayrak altında toplanabilmesi, günümüz futbol anlayışı içerisinde olumlu bir gelişmedir. Fakat şunu da unutmayalım ki, ÇARŞI bir yığınsal harekettir ve bunun olumsuzluklarını kontrol altına alamamak çok ciddi problemler oluşturacaktır. ÇARŞI Grubu yöneticileri kendi gruplarına tamamen hakim olamaması “yığınsal” bir hareket olmasıdır. Fakat bununla da kalmayıpi taraftar grubunun tüm noktalarına ulaşamasıdır. ÇARŞI Grubu aslında büyüdükçe denetimi azalan ve belki de büyük olumsuzluklar yaşanacak geniş bir taraftar grubunu feshederek olumlu bir sürece girmiştir. Fakat bu kararı alırken, bundan sonrayı düşünmüşdür?

İşte bu noktada çok ciddi bir boşluk doğmuştur. Çünkü ÇARŞI içerisinde yukarıda bahsettiğimiz gibi neredeyse birbirine sosyal ve sınıfsal olarak zıt gruplar barındırmaktadır. Bu süreçte ÇARŞI’nın çatı durumunun boşluğa terk edilmesi önümüzdeki süreçte çok ciddi sorunlara da yol açabilir.

Kendi içerisinde ÇARŞI’nın dağılmamasını isteyen ve “alınacak bir karar varsa hep beraber alalım” diyen ve bu konuda mağdur olduğunu düşünen Beşiktaş taraftarları olmaktadır.

Ne olusa olsun bu sürecin Taraftarlık ve Taraftar Örgütleri açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. İnanıyoruz ki, şimdi olmasa bile, gelecekte Beşiktaş taraftarları ForzaLivorno Manifestosu‘ndaki ilkelerimizi benimseyecek bir taraftar grubu oluşturacaktır.

ÇARŞI sürecinin olumsuzluklarının tekrarlanmamasını diliyor ve ÇARŞI Grubunun yaşattığı güzelliklere ve ilkelerimizle çakışan eylemlerine selam yolluyoruz.

Aşağıda ÇARŞI Grubu lideri Alen Markaryan’nın konuyla ilgili açıklamasını koyuyoruz:

Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.

Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…

Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar başardık” şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.

Lakin, çok sakin bir şekilde söyleyelim ki; Beşiktaş Camiası’nı o fotoğraf karesinde buluşturmak istemeyen güçler var.

Amatör ruh, profesyonel düşünce içinde hazırlanmış bu filmde belki birşeyler hissedeceksiniz.

Kıpır kıpır olan yanınıza kulak verin. Çünkü o yanınız size mutlu bir fotoğraf karesinin adresini söyleyecektir.

Beşiktaş’ı yaşamak, Çarşı’yı hissetmek, tutkunlarına bir peri masalı gibidir.

Dinleyenlerine bir zamk gibi yapışan bu aşk yaşayanlarına neler eylemektedir?

Hiç düşündünüz mü?

Devamlı sırtında kamburla dolaşan, ama negatif ama pozitif mutlaka eleştirilen, her daim içine çomak sokulan, dudak dudağa bile hayalken, göz göze sevişmelerine bile ferman çıkartılan bu coğrafyayı…

Hiç düşündünüz mü?

Bağırıyorken de, bağırmıyorken de her şekilde her dönemde para alıyorlar düye suçlanan, seviyesiz muhabbetlerin odak noktası bu haritanın ızdıraplarını hiç düşündünüz mü?

Ve siz “karşı” olmak ne demektir bilir misiniz?

Düşünün bakalım.

Tam 1,5 saatiniz var.

Mahallenin hep kötü çocuğuyduk.

Hep içimizden, gönlümüzden birşeyler katmaya çalıştık.

Ama yalnızca çalıştık.

Zaman denilen amansız girdapla hep dalga geçtik.

Zamanın tümünü Beşiktaş’la geçiren bu kitlenin ne yaptığını “zaman” bile anlayamazdı eminiz.

İyi, kötü, güzel, çirkin, farklı, ayrıcalıklı, hit ve hep bir numara birçok imzamız oldu.

Her şeyi Beşiktaş için yaptığımıza kalıbımızı basardık.

Hala da basarız.

Lakin bunları yaparken,




galiba




sanırım




zannediyorum




ve hissediyorum ki zarar veriyormuşuz.

Şanlı, şerefli camiamızı rahatsız etmeye başladığımızı hissettik sanki. Biz fazlaysak, biz birilerinin adamıysak, biz Beşiktaş’sız bir hayat yaşamaya başlamışsak ve biz zarar veriyorsak hemen gidebilirdik.

Herşey Beşiktaş için değil miydi?

Aslında herşey geçen sene “satılmış Çarşı” diye bağırıldığında başladı.

Yazık kere yazıktı. Tam bırakıyorduk ki…

24 Saat Beşiktaş’ı yaşarken Beşiktaşsızlık nasıl bir duyguydu ki?

Ve biz nereye gidiyorduk?

Dedik ki zamansız ayrılıkları sevmiyoruz, uygun zamanını bulalım öyle terkedelim diyarı.

Ama baktık ki; hakaret almış başını gidiyor ve dayanılmaz bir ızdırap var içimizde ve biz kimin hakaret ettiğini bile göremiyoruz, masket takmış bir sürü insan atıp tutuyor…

Sessizce ve kimsesizce ayrılmak geçti içimizden, hem bu limandan, hem bu can evimizden.

Bu kararı verirken kaburgamızın tam ortasına saplanan bir hain hançeri sizle paylaşmak istiyorum:

“Çarşı Beşiktaş’ın üstüne geçti”

İşte bu halüsülasyon ve sınırı belli olmayan dedikodulardan dolayı…

Beşiktaş neresiydi, Çarşı kimdi? Bu ne yaman çelişkiydi ki…

Şanlı Beşiktaş olmasa Çarşı olurmuydu ki?

Neyse…

İnşallah geriye bayrağı göklerde, şerefi yedi düvelde bir tribün bırakıyoruz. Dinlenmek ve yapılacakları görmek bizim de hakkımız sanırım.

Hakkımız geçtiyse size hakkınızı helal edin.

Biz bizimkileri sizlere helal ediyoruz.

ÇARŞI adına Alen Markaryan