Almanyada sağ kaybetti

30 Eylül 2008

CSU, Başbakan Angela Merkel’ın başında olduğu Hıristiyan Demokrat Parti’nin (CDU) bu eyaletteki kardeş parti. Muhafazakârların Bavyera eyaletinde kaybetmesi Almanya’da genel siyasette de yankı buldu. Almanya’nın Bavyera eyaletindeki eyalet meclisi seçimlerinde ise 1966’dan beri iktidarda bulunan Hıristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU), meclis çoğunluğunu kaybetti. Almanya’nın Bavyera eyaleti Başbakanı Günther Beckstein seçim sonucunu, “Eyaletin iyiliği için tek başına iktidara gelmemiz gerektiğini seçmenlere anlatamadık. Seçmen CSU yönetiminde bir koalisyon hükümeti istedi” sözleriyle yorumladı. Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) lideri ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ise CSU’nun büyük bir yenilgiye uğradığını ifade etti ve seçim sonuçlarını “deprem” olarak nitelendirdi.

 

ANGELA MERKEL DÜŞÜNÜYOR

Almanya Başbakanı Angela Merkel, genel başkanlığını yaptığı Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin (CDU) Bavyera eyaletinde kardeş parti konumundaki Hristiyan Sosyal Birlik Partisi’nin (CSU) önceki gün yapılan eyalet meclisi seçimlerinde aldığı sonucu partisiyle birlikte değerlendireceğini söyledi. Merkel, yaptığı açıklamada, ‘İstenilen hedefe ulaşılamadı. Bunu değerlendireceğiz. Görünen o ki, CSU, eyalette tek başına iktidarı sürdürmenin gelecek için daha faydalı olacağı konusunda insanların güvenini kazanamadı’ diye konuştu.

Birlik partilerinin (CDU/CSU) gelecek yıl yapılacak genel seçimlerde vatandaşlara gelecekle ilgili perspektifler sunması için çaba harcayacağını ifade eden Merkel, bu seçimlerde ekonomi, istihdam, eğitim ve yabancıların uyumu konularına ağırlık vereceklerini kaydetti. Baveyra eyaletinin eski Başbakanı Edmund Stoiber de CSU’nun oy oranının yüzde 50’nin altına düştüğü dünkü seçim sonuçlarını ‘siyasi yaşamının en acı günü’ olarak nitelendirdi. Bavyera’da muhafazakarların kaybetmesi Sosyal Demokratların (SPD) işine yaramadı. CSU oyların yüzde 43’ünü alırken SPD’nin oy oranı yüzde 19’da kaldı. Buna karşılık Yeşiller (yüzde 9,2) ve Hür Demokratlar (FDP) (yüzde 8,1) oylarını artırdı. FDP 14 yıldır ilk kez yüzde 5 barajını aşarak parlamentoya girmeyi başardı.

 

***

Avusturya’da kazanan aşırı sağ, kaybeden AB’ciler ve yabancılar

Avusturya’da düzenlenen erken seçimi Sosyal Demokratlar önde bitirdi, ancak aşırı sağ partiler İçişleri Bakanlığı’nın açıklamasına göre oylarını önemli oranda artırdı

Pazar günü yapılan seçimin resmi olmayan sonuçlarına göre, Sosyal Demokratlar oyların yüzde 29,7’sini elde etti. Ancak ülkedeki iki aşırı sağ parti de oylarını önemli oranda artırarak toplam yüzde 29’a yükseltti.

Ülkede aşırı sağın yeniden canlanmasına, Avrupa Birliği karşıtı hissiyatın, göçmenlere yönelik olumsuz duyguların ve merkezdeki iki geleneksel partiye duyulan memnuniyetsizliğin yol açmış olabileceğini söylüyor.

Sosyal Demokratlar ile güçlükle yürüyen ve 18 ay sonra çöken bir koalisyonun içinde yer alan muhafazakâr eğilimli Halk Partisi seçimi yüzde 25,6 oyla birinci olarak tamamladı. İçişleri Bakanı Maria Fekter, aşırı sağda yer alan Özgürlük Partisi’nin oyların yüzde 18,01’ini elde ettiğini, Avusturya’nın Geleceği İçin Birlik Partisi’nin ise yüzde 10,98 oy aldığını açıkladı. Avusturya’da aşırı sağ, bu seçimde, Özgürlük Partisi’nin yüzde 28 oy alarak muhafazakârların kurduğu koalisyonda yer aldığı 2000 yılındaki seçimden bu yana en yüksek oy oranına ulaşmış oldu.

2000 yılındaki bu gelişme Avrupa genelinde tepkilere yol açmış, ülkeye AB tarafından aylarca çeşitli yaptırımlar uygulanmıştı.

 

***

Seçim dediğin böyle olur

Belarus’ta muhalefet hiç sandalye kazanamadı. Belarus’ta düzenlenen genel seçimlerde, muhalefetin milletvekili adaylarının hiçbir sandalyeyi kazanamadığı iddia edildi. Belarus Merkez Seçim Komisyonu Sekreteri Nikolay Lazovik, “Parlamentoda muhalefetten kimse yok” diye konuştu. Dün yapılan genel seçimlerde 110 sandalyeli meclise girebilmek için 263 aday yarışmış, oy kullanma oranı yüzde 50’yi geçtiği için de ikinci tura gerek kalmadığı bildirilmişti.

Oy verme işleminin sona ermesinin ardından başkent Minsk’de toplanan muhalefet yanlıları, seçim sonuçlarının boykot edilmesi çağrısında bulunmuştu.