Her gün bayram olsun diye…

30 Eylül 2008

Türkiye’nin birçok yerinde sendikalaştıkları için işten atılan 1000’e yakın işçi fabrikalarının önünde direnişte veya grevdeler. Yörsan, Desa Deri, Unilever, Çapa, E-Kart, Uno, Ambarlı Liman işçileri, Ber Karper, Burgaz Rakı, Tega, Menderes Tekstil ve diğer fabrikalarda sadece Anayasal haklarını kullandıkları için işten atılan işçiler, aylardır birçok zorluğa rağmen fabrikalarının önünden ayrılmıyorlar. Defalarca saldırıya uğrayan, gözaltına alınan direnişçi işçiler, baskılara rağmen mücadeleden vazgeçmediler. Ramazan Bayramı’nın kutlandığı gün direnişte olan işçiler, asıl bayramı mücadelelerini kazandıkları zaman yaşayacaklar. Aylardır direnişte oldukları için ekonomik zorluklara da göğüs germek zorunda olan işçiler, bayramı buruk karşılamalarına rağmen haklı mücadelelerinin kazanımla sonuçlanacağına inanıyorlar. Kiralarını veremeyen, faturalarını ödeyemeyen, evlerine ekmek dahi götürmekte zorlanan işçiler, kendilerine verilen desteğin artması ve direnişlerin ortaklaşması halinde kazanacaklarına inanıyorlar.

Tek başına direniş 90. gününde

Desa Deri’nin Sefaköy’de bulunan fabrikasından Deri-İş’e üye olduğu için atılan Emine Arslan, direnişinin 90. gününde. Yol kenarında bulunan fabrikanın hemen yanında bulunan alanda bekleyişini sürdüren Arslan, fabrikanın duvarına “Sendika anayasal haktır, işten atmak suçtur”, “Köle değil işçiyiz birleşince güçlüyüz” dövizlerini asmış. Yaz boyu güneş altında direnişini sürdürmek zorunda kalan Arslan’ın, yüzünde ve kollarında bunun izini görmek mümkün. “Yıllarca fabrikada çalışınca, güneşi doğayı unutmuşuz. Burada beklerken güneşten alerji oldum. Ama artık iyiyim” diyen Arslan, direniş süresince yaşadığı sıkıntılara rağmen kararlılığını koruduğunu anlatıyor. “Haklı olduğum için buradayım” diyen Arslan’ın en büyük destekçisi direnişin ilk gününden beri yanında olan ailesi. Servis şoförü olan eşi işi biter bitmez Arslan’ın yanına geliyor. Yaz aylarında yanında olan çocukları ise okulların açılmasıyla birlikte derslerinin bitmesinin ardından annelerinin yanına geliyorlar. Diğer sendikaların ve kitle örgütlerinin de desteğini alan Arslan, bu desteklerin daha da artmasını istiyor. “Patron burada 5 kişi gördüğü zaman tedirgin oluyor. Hemen polisleri arıyor. Destek geldikçe yalnız olmadığımı hissediyorum” diyen Arslan, Düzce’de de direnişte olan 41 arkadaşıyla birlikte mücadele ettiklerini dile getiriyor. Direnişte olan diğer işçilerle de zaman zaman bir araya geldiğini belirten Arslan, “Ben tek olduğum için gidemiyorum ama limandan arkadaşlar diğer yerlerden arkadaşlar geliyorlar. Yaşadıklarımızı paylaşıyoruz” diye konuşuyor. Özellikle kadın örgütlerinin desteğinden memnun olduğunu belirten Arslan, “Desteklerin artarak devam etmesini istiyorum” diye konuştu.

Liman işçileri destek bekliyor

Ambarlı Limanı’nda bulunan Arkas Holding’e bağlı Arser firmasında çalışan işçilerin direnişi ise 78. gününde. 400 işçiyle başlayan direniş şuan 176 işçiyle devam ediyor. 202 kişi aldıkları ortak kararla tekrar Arser’de çalışmaya başlamış ama sadece patronun istediği işçiler içeri girebilmiş. Geri kalan işçilerin bir bölümü de maddi imkansızlıklar yüzünden geçici işlerde çalışmaya başlamış. Diğer işçiler ise Liman-İş’in tuttuğu irtibat bürosunda bekleyişlerini sürdürüyorlar. Çünkü, jandarma işçilerin liman ve çevresine yaklaşmasına izin vermiyor. İrtibat bürosunda görüştüğümüz işçiler en fazla kendilerini yalnız bırakan sendikalara sitem ediyorlar. Her sabah irtibat bürosunda bir araya gelen işçiler, hem içerde çalışan arkadaşlarından bilgi alıyorlar hem de gün içinde yapacaklarını planlıyorlar. Son günlerde çıkardıkları kalemleri satarak maddi destek bulmaya çalıştıklarını anlatan Recep Çakmakçı, emek dostlarını gezerek hem kalem verdiklerini hem de direnişleri hakkında bilgi vererek destek istediklerini anlatıyor.

Direnişe başladıktan sonra bazı sendikaların ve Türk-İş yöneticilerinin kendilerini ziyaret ettiğini belirten Ferhat Terzi, bu ziyaretlerin bir süre sonra azıldığını ifade ediyor. “Bize, size her türlü desteği vereceğiz dediler ama sadece bunu söylemekle olmuyor. Bir çok arkadaşımız evine ekmek götüremediği için başka işlerde çalıştı. Kirasını veremeyen, faturalarını ödeyemeyen, evine ekmeği zor götüren arkadaşlarımız var” diye konuşan Terzi, ne kadar haklı ve direnmekte kararlı da olsalar da bu zorlukların kendilerini zor durumda bıraktığını ifade etti. İşçi direnişlerinin birleşmesi gerektiğini de söyleyen Terzi, “Ortak eylemler yapılabilir, ortak kampanyalar ve etkinlikler düzenlenebilir. Sendika ayrımı yapmadan bir araya gelmeyi başarırsak çok daha güçlü oluruz” diye konuştu. Binlerce liman işçisinin gözünün üzerlerinde olduğunu da belirten Terzi, mücadelelerinin başarıya ulaşmasının binlerce yeni sendikalı işçi anlamına geldiğini söyledi.

Ergül Lale de en fazla emek dostlarının ilgisizliğinden şikayetçi. “Biz sadece kendimiz için direnmiyoruz. Sendikalar direnişleri desteklemezse, biz başaramazsak yarın bu civarda hangi işçiyi örgütleyecekler” diye soran Lale, “Eğer maddi ve manevi destek verilirse biz mücadelemizi 5 ay değil başarana kadar sürdürmekte kararlıyız” diye konuştu. Lale, hiçbir arkadaşının sendikaya üye olduğu için pişman olmadığını ifade etti.

UNO’da imkansızlıklara rağmen

Ümraniye Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulu bulunan UNO’da Tek Gıda-İş’e üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi de tüm imkansızlıklara rağmen devam ediyor. Direnişlerinin 23. gününde olan işçiler, fabrikalarının karşındaki kaldırımda bekliyorlar. Üzerlerinde çalışırken giydikleri önlüklerle fabrika önünde bekleyen işçiler, önlüklere taleplerini içeren yazılar yazmışlar. Duvarlara yazdıkları dövizlerde de kararlılıklarını belirten işçilerin en önemli sorunu imkansızlıklar. “Sabah 06.00’da evlerimizden yola çıkıyoruz. 08.00’de buradayız. Akşam 17.00’de tekrar yola çıkıyoruz, saat 20.00’de evdeyiz. Çevrede ihtiyaçlarımızı karşılayacağımız bir yer yok” diyen Cem Kaya, fabrikada çalışan arkadaşlarının kendilerine desteğinin devam ettiğini ifade etti. Dışarıdan verilen desteğin ise yetersiz olduğunu belirten Süleyman Al, sadece sanayi içindeki fabrikalardan ve hemen yanlarında olan ve Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu ABB işçilerinin kendilerine destek verdiğini anlattı. Direnişte olan diğer işçilerle bir araya gelmenin kendilerini güçlü hissettireceğini söyleyen Al, yapılacak ortak etkinlikler ve emek örgütlerinin de mücadeleye katılmasıyla başarılı olabileceklerini kaydetti.

Unilever’de kararlılık sürüyor

TÜMTİS’e üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi 122. gününde kararlılıkla devam ediyor. Unilever’in Gebze’de bulunan deposunun önünde kurdukları çadırda bekleyişlerini sürdüren işçiler, sabah 08.00’de deponun önüne geliyorlar ve mesai bitene kadar buradan ayrılmıyorlar. 13 yıldır çalıştığı Unilever’de sendikaya üye olduğu için işten atılan Hasan Orhan, ekmeklerini büyütmek için girdikleri yoldan kazanana kadar geri dönmeyeceklerini ifade ediyor. Direniş süresince bir çok giderinden kesintiye gittiğini belirten Orhan, “Biz pişmanlık duymadık. Bazı ihtiyaçlarımızı karşılayamasak da sendikamızın ve diğer sendikaların da desteğiyle kazanacağımızı inanıyoruz” diye konuştu.

Unilever’in tek kadın direnişçisi Sabire Aydaş, ilk günlerde yaşadığı zorlukları artık yaşamadığını söylüyor. Bir çok konuda arkadaşlarının kendisine yardımcı olduğunu belirten Aydaş, “Kadın erkek davası değil ekmek davası ve bunun için zorluklara katlanıyoruz” diyen Aydaş, kendilerine verilen desteğin yeterli olmadığını ancak verilen her desteğin kendilerini güçlü hissetmelerini sağladığını ifade etti. Ramazan boyunca kendilerine koli yardımları yapıldığını, ‘İşçi kardeşinle 5 liranı paylaş” kampanyası düzenlendiğini, diğer direnişçi işçilerle de bir çok kez bir araya geldiklerini anlatan Ömür Özdemir, “Bu tarz eylemler olması önemli ama sendikalar tam duyarlı değil. Bütün emekçilerin mücadelesi olarak algılanmalı. Bir işyerinin meselesi değil bu. İlk başta hakkımızı alalım, emeğimizin karşılığını alalım diye girdik bu yola artık tüm işçilerin haklarının artması için devam ediyoruz” diye konuştu.

E-kart grevi 111. gününde

Gebze Organize Sanayi Bölgesi’nde Eczacıbaşı gurubuna ait E-Kart’ta başlayan Grev 111. gününde devam ediyor. Basın-İş üyesi 23 işçinin greve çıktığı E-Kart’a işçiler bir yandan grevlerini sürdürürken, diğer yandan da fabrikada sendikaya üye olmayan arkadaşlarını sendikalı yapıyorlar. Nöbetleşe 24 saat fabrika önünde bekleyen işçiler direnişte olan işçiler gibi kendilerine verilen desteğin artmasını istiyorlar. Grev süresince bazen umusuzluğa düştüklerini söyleyen İbrahim Şen, “Patron grevi boşa çıkarmak için davalar açtı, yetkimizi düşürmeye çalıştı her defasında bunları boşa çıkardık. Yeni işçi aldı biz onları sendikaya üye yaptık” diyen Şen, kazanmakta kararlı olduklarını söyledi. Bir diğer grevci işçi Şakir Yılmaz ise şu an sadece 23 kişiyle grevde olduklarını ancak patronun geri adım atmaması halinde fabrikada bulunan diğer üyelerinin de eylemlere başlayacağını dile getirdi. Sendikaların bir araya gelerek direnişleri desteklemesi gerektiğini belirten Yılmaz en ufak desteğin kendilerine güç verdiğini ifade etti. (İstanbul/EVRENSEL)