18 Eylül 2006 günü aramızdan ayrılan Ekin yayınları kurucusu yayıncı Mehmet Düz ikinci ölüm yıldönümünde Ordu’nun Aybastı ilçesi Karamanlı köyündeki aile mezarlığında ki mezarı başında, Aybastı’da yaşayan dostlarınca anıldı.
Mehmet Düz’ün ardIndan*
Akay Sokak’ta, soğuk bir Ankara sabahında çay içmiştik birlikte. Konuşmuştuk oradan buradan. Esmerdi… sessizdi… tutkuluydu… dürüsttü çok dürüsttü… Yayınevi komşumuzdu… Adam gibi adamdı; ikram ettiği çayın sıcaklığındaydı… Çok görmüş gözlerin bilgeliğiyle bakardı. “Şanssız bir adamın hayatı”nı basmıştı, onu anlatıyordu. Nasıl savrulup nasıl dağıldığını; nasıl dağıttığını anlatıyordu bir şeyleri. Her halinde ayrı bir zarafet ayrı bir mütevazılıkla.
Üzerinde kitap tozları, bakışlarında hiç mi hiç yitirmediği o yayımcılık tutkusu.
Yeni bir kitap mı basacak? nasıl da heyecanla, tutkuyla parlardı o koyu gözleri… Nasıl da titizlenirdi her bir ayrıntıya nasıl da diri dikkatlerle didinip dururdu sabahlara kadar… Hesapçı değildi, hiç değildi. Kanımca hayatında hesaptan yana bir doğru kurmamıştı hiç.
En parasız dönemlerinde bile onun ticari kaygılarla hareket ettiğine rastlamadım.
Kitaptan para kazandığı olmamıştı. Yine de neyi varsa kitaplara yatıran bir güzel adamdı o.
Özel bir kitaplığı vardı. Her nereye gitse başucuna taşırdı kitaplarını.
Kitap tutuşu bile başkaydı, bu güzel adamın. Sanki avucunda canlı bir şeyi tutuyormuşçasına özenle dokunurdu kitap kapaklarına.
Sanırım Mehmet (Düz) abi, kitapları yüreğiyle sevenlerdendi, yüreğiyle okuyanlardan.
Kitap işçisiydi o; yayınevi sahibiyken bile! Yoksa piyasa işi kitaplar satan, amacı bir tek para kazanmak olan yayınevi patronlarına inat, hayatını bu kadar sürebilir miydi bu tutkunun ardına?
En son Kızılay’da yeni bir yere taşındığında görmüştüm onu. Henüz yayımladığı bir kitabı almış, parasını uzatmıştım: “Biliyor musun, benden kitap alıp da parasını veren ilk kişi sensin!” demiş ve aldığı parayı bir bantla duvardaki çerçevelerden birine yapıştırmıştı.
Çok şaşırmıştım çok…
Gittin güzel adam, gittin! Oldu mu bu şimdi?
Işıklar içinde uyu Mehmet Düz!
*yazan bilinmemektedir.