Şeffaf dayağa takipsizlik

30 Eylül 2008

HakkÂrİ’de Newroz gösterileri sırasında iki sivil güvenlik görevlisi tarafından kameralar önünde dövülerek kolu bükülen 14 yaşındaki Cüneyt Ertuş davasında hakkında suç duyurusunda bulunulan güvenlik görevlileri için takipsizlik kararı verildi. Hakkâri Cumhuriyet Savcılığı kamera görüntülerinde acı içinde kıvranan ve ağlayan Ertuş’a karşı her hangi bir cebir veya şiddet uygulanmadığını öne sürdü. İçişleri Bakanı Beşir Atalay da konuyu bir soru önergesiyle mecliste gündeme getiren DTP Milletvekili Hamit Geylani’ye verdiği cevapta Ertuş’a “kötü muamele yapılmadı” demişti. Savcı, görüntülerin yayınlanmasının ardından Ertuş’un Adli Tıp Kurumu’na götürülerek yeniden muayene edildiği, Adli Tıp raporunda hangi bir darp-cebir izine rastlanmadığını belirtti. Savcının bu iddiası ise Adlı Tıp Kurumu’nun Ertuş’a verdiği son raporla çelişiyor. Gözaltına alınması ve cezaevine sevk işlemleri sırasında 22-28 Mart 2008 tarihleri arasında Ertuş’a verilen Adli Tıp raporlarında “darp-cebir ve şikâyet yok” diye belirtilirken, basında çıkan görüntüler ve avukatların itirazı üzerine 31 Mart’ta yeniden yapılan Adli Tıp muayenesinde Ertuş’a işkence yapıldığı belgelendi.

 

‘GAZETELER PROPAGANDA YAPTI’

Raporda, Ertuş’un sağ dirsek ve parmaklarında darp izi bulunduğu ancak bu yaraların basit tıbbi müdahalelerle giderilebileceği belirtildi. Ertuş’un psikolojik travmalar geçirmesine neden olan olay Adli Tıp Kurumu’nun raporunda kabul edilirken savcılık güvenlik görevlilerinin yasalar çerçevesinde muamele yaptığını iddia etti. Hakkâri Cumhuriyet Savcılığı, görüntüleri haber yapan gazetecileri PKK propagandası yapmak ve Ertuş ailesini de olayı ranta dönüştürmekle de suçladı.