AB’nin ağır topları kriz politikalarında anlaştı

06 Ekim 2008

image
A vrupa liderleri krize karşı ortak eylem kararı oluşturmakta zorlanıyorlar.

AB'nin önde gelen ülkelerini biraraya getiren Paris Zirvesi'nden krize karşı ortak hareket etme kararı çıktı. AB ilkeleri ve kurallarına esneklik getirilmesi de görüşülürken, ulusal bazda alınan kararlar bu dönemde daha çok öne çıkıyor. Zirvede dikkati çeken bir diğer nokta ise Merkel'in farklı duruşu oldu.

soL (HABER MERKEZİ) Avrupa Birliği’nin (AB) önde gelen ülkeleri AB dönem başkanı Fransa Cumhubaşkanı Nicolas Sarkozy’nin çağrısı ile Paris’te bir araya geldiler. Paris’teki zirveye Almanya Başkanı Angela Merkel, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi ve İngiltere Başbakanı Gordon Brown ile birlikte AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean-Claude Trichet  katıldılar. Zirvede krize karşı Avrupa’nın ne tür önlemler alabileceği masaya yatırılırken, AB liderlerinin farklı görüşlere sahip olduğu bir kez daha belirginlik kazandı. Almanya Başkanı Angela Merkel kriz değerlendirmeleri ile öne çıkarken, Merkel’in dolaylı olarak ABD’yi eleştirdiği görüldü.

Ortak kurtarma paketine onay yok

Krizin masaya yatırıldığı toplantıda, ABD’deki krizin AB’nin finansal sistemi üzerine etkileri ve buna karşı alınacak önlemler tartışılırken,  AB Komisyonu’nun finans sektöründeki reform önerileri de görüşüldü.

Avrupa bankaları için gündeme getirilen kurtarma fonu da zirvenin bir diğer başlığı olurken bu başlıkta ülke liderleri farklı görüşler dillendirdiler. Zirveye katılan AB ülkeleri krize karşı ortak kurtarma paketi yerine finansal kurumları desteklemek için birlikte çalışmaya onay verdiler. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta içinde Sarkozy’nin önerdiği AB için ortak kurtarma paketine başta Almanya olmak üzere İngiltere de sıcak bakmamıştı. Hollanda ise Sarkozy’i destekleyen önerilerde bulunmuştu.

AB’nin ilk etapta yıllığı 15 milyar avroluk bir paket üzerinde anlaştığı duyuruldu. Bu paket kapsamında AB üyesi ülkeler zor durumdaki küçük şirketlere 2011’e kadar yardımda bulunacak. Bu yolla da şirketlerin iflası sonucunda ortaya çıkabilecek işsizlik sorununa çözüm bulunacağı savunuldu.

Avrupa Yatırım Bankası’nın (EIB) 2011 yılına kadar küçük ve orta ölçekli firmalara verdiği kredi hacmi de 30 milyar avroya çıkartılacak. Bu kapsamda 2008 ve 2009 yıllarında EIB kredi hacmini yüzde 50 oranında artırarak 15’er milyar avroya yükseltecek.

AB kurallarına esneklik

Sarkozy’nin zirve sonrasında yaptığı açıklamaya göre her ülke bankaların kurtarılması başlığında kendi yöntemlerini uygulamakta serbest olacak ancak her ülkeyle koordinasyon içinde hareket edilecek. AB muhasebe ve bankacılık sistemi daha sıkı denetlenecek.

Bununla birlikte her devletin borçlanma yönetimine yönelik AB kurallarına esneklik getirilmesini de onayladı. Sarkozy, AB bütçe kurallarının mali krizle baş edebilecek şekilde uyarlanacağını belirtti. Böylelikle AB bütçesine yönelik kurallar delinmiş oldu.

Sarkozy, Avrupa Komisyonu’nun tek pazar ilkelerinde olduğu gibi şirketlere devlet yardımı konusundaki kuralların uygulanmasında esneklik göstermesi gerektiğini belirtti.

AB liderlerinin AB istikrar ve büyüme paktının uygulanmasının, içinde bulunulan olağanüstü durumları yansıtması gerektiğini de ifade ettiği de bildirildi.  

Merkel’den farklı duruş

Almanya Başbakanı Angela Merkel zirve öncesi ve sonrasında yaptığı açıklamalarla Fransa’dan farklı bir noktada durduğunu ortaya koyarken, bankaların kurtarılması girişimlerine dair çekincelerini dillendirdi.

Merkel, zirve öncesinde krizin sorumlularının krizin çözümünün sorumluluğunu da üstlenmek durumunda olduğuna işaret ederek dolaylı olarak ABD’ye yönelik eleştirilerde bulundu.

Merkel aynı zamanda zirvenin amacını gelecekte krizlerin önlenmesine yönelik olduğunu vurguladı.      

Zirve sonrasında ise Merkel,  her ülkenin ulusal düzeyde sorumluluk yüklenmesi isteyerek, ancak bunun diğer Avrupa ülkelerinin çıkarlarına dokunmaması gerektiğini söyledi.  Merkel, her ülkenin karar verdiği kurtarma planının, Avrupa bankaları arasındaki dürüst rekabet kurallarına saygı göstermesi gerektiğini belirtti.

Özellikle İrlanda hükümetinin bazı büyük İrlanda bankalarına garanti verme girişiminden memnun olmadığını da söyleyen Merkel, adil şekilde davranmanın ve ülkeler arasında zarara neden olmamanın önemli olduğunu, rekabete saygı gösteren adımların gerekliliğini vurguladı.

Fransa geri adım attı  

Fransa Başbakanı François Fillon bugünkü zirvede Sarkozy’nin, ekonomik ve mali stratejilerin koordine edilmesini ve bankalararası kredilerin serbest bırakılmasını sağlayacak önerilerde bulunacağını açıklarken, sert uyarılarda bulunmuştu. Ancak zirve öncesinde Sarkozy’ın ortak kurtarma planı önerisinde ısrarcı olmadığı görüldü.

Filon, “sorumsuz bir sistem” yüzünden, dünyanın “cehennemin eşiğine geldiğini”,  yalnızca finans sistemi değil, sanayi ve ticaretin de artık tehlikede olduğunu, tüm dünya genelinde işsizliğin tırmanabileceğini söylemişti.

Sarkozy ise Merkel’in açıklamalarına katıldığını, küresel bir kriz yaşandığını Avrupa’nın da krize karşı önlemler alması gerektiğini dillendirdi.   

Hollanda’dan açıklama

Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende de piyasalarda spekülasyonlara neden olan önerisine, basın açıklamasıyla netlik kazandırdı. Yaptıkları öneri hakkında bir “yanlış anlaşılma” olduğunu söyleyen Balkenende, Avrupa’da zor durumda olan bankaları kurtarmak için fon oluşturulmasını önermediklerini söyledi.  Balkenende , “ancak gerektiğinde kullanılmak üzere”, her ülkenin Gayrı Safi Yurt İçi Hasılası’nın yüzde 3’ü tutarında bir miktarın oluşturulacak fonda toplanmasını teklif ettiklerini açıkladı.  Balkenende bu fonun büyüklüğünün 380 milyar avro olacağını ve piyasalara güven vereceğini savundu.

Brown’dan küçük işletmeleri kurtarma önerisi

İngiltere Başbakanı Gordon Brown da AB için ortak kurtarma paketine sıcak bakmazken, kriz tehditti altında olan küçük ve orta ölçekli işletmeleri korumaya yönelik bir kurtarma planı hazırlanmasını savunanların başında geliyor. Brown zirve öncesinde, kredi sıkıntısı çeken işletmelere AB’nin yardım etmesi gerektiğini dillendirmişti.

Zirve yapıldı ama ..

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen zirvede, finans kapitalizm kurallarını yeniden gözden geçirmek üzere "en yakın zamanda" uluslararası bir zirve yapılması çağrısında da bulunulurken, zirve AB’nin krize karşı henüz ortak kararlar almaktan uzak olduğunu gösterdi. Bununla birlikte AB ortak kararlarları ve ilkelerinin krize göre ortak bir zeminde uyarlanması yerine ulusal bazda alınan  kararlar  öne çıkıyor.

Zirve öncesinde Fransa ekonomisinin de son çeyrekte yüzde 0,1 oranında küçüldüğü açıklanırken AB ekonomilerinin durgunluğa gireceğine dair endişeler de artmış durumda. 

Zirve gerçekleştirildiği sıralarda ise Alman emlak şirketi Hypo Real Estate’ye yönelik Alman hükümetinin 35 milyar avroluk kurtarma planının ticari bankaların desteği çekmesi ile "çöktüğü",  İtalya’nın en büyük bankası Unicredit’in de  bazı varlıklarını satışa çıkarabileceği açıklaması  haberleri AB ekonomilerinden olumsuz haberlerin gelmeye devam ettiği yorumlarına neden oldu.