Çatışma körükleniyor

07 Ekim 2008

image

Altınova'da yaşanan "gürültü" kavgasının Türk-Kürt çatışmasına dönüşmesi ve Aktütün Karakolu saldırısının ardından DTP'ye ve Kürtlere yönelen saldırı ve linç girişimleri, kaygı uyandırıyor. Bazı gazeteler ise çatışmayı "körükleyici" haberler yapıyorlar.

soL (HABER MERKEZİ) Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı Altınova beldesinde iki kişinin ölümüne yol açan kavga Türk-Kürt çatışmasına dönüşmüş ve olayın ardından beldede Kürtlere ait işyeri, ev ve arabalar tahrip edilmiş, linç girişimleri yaşanmıştı. Hemen birkaç gün sonra, Şemdinli’deki Aktütün Karakolu’na yapılan PKK baskınıyla gerginlik iyice tırmandı. Dün de Adana’da Kürtlere dönük linç girişimi ve DTP binalarına saldırı haberleri birbirini izledi.

Bazı gazetelerde yer alan haberler, Türk-Kürt çatışmasının körüklendiği izlenimi yaratıyor. İHD’nin Altınova raporu da, beldede yaşanan kavga sonucu Kürtlere yönelen saldırılarda, yerel yetkililerin tutumunun gerilimi "destekleyici" nitelikte olduğunu ortaya koyuyor.

DTP binalarına saldırı

İki gece önce 50 kişilik bir grup "Şehitler Ölmez Vatan Bölünmez" sloganları atarak DTP Fatih İlçe binası önünde toplanmış ve ilçe binası kurşunlanmıştı. Önceki gece de Balıkesir Merkez Caddesi’nde bulunan DTP il binasının geç saatlerde taşlı saldırıya uğradığı, binanın camlarının kırıldığı ve olayla ilgili dört kişinin gözaltına alındığı öğrenildi.

Tercüman gazetesi körüklüyor

Aktütün Karakolu baskını sonrası DTP’ye ve Kürtlere saldırılar artarken, bazı basın organlarının haberleri, 15 askerin öldüğü karakol baskınını üzerinden Türk-Kürt çatışmasını körükleyici nitelikteydi. Bunun en uç örneklerinden biri Tercüman gazetesinin dünkü manşeti oldu. Cenaze haberini büyük puntolarla "Hâlâ mı Demokratik Çözüm? Konuşun Kahpeler" manşetiyle veren gazete, şehit yakınlarının "ağzından" idam ve şiddet çağrıları yaptı.

İHD raporu: Yetkililer çatışmayı engellemedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) heyetinin Altınova’da yaptığı incelemeler sonucu yayınladığı rapor da beldede yaşanan kavganın, "sonrasında başlatılan bilinçli girişimlerle bir Kürt-Türk çatışmasına dönüştürüldüğü" tespitinde bulunuyor. Dün İHD İstanbul Şubesi’nde yapılan basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan raporda, kavganın ardından beldede yaşayan Kürtlerin evlerine, işyerlerine, araçlarına ve canlarına yönelik ciddi bir linç girişiminde bulunulduğu belirtilerek, olayların büyümesinde vali, yerel yöneticiler ve jandarma kuvvetlerinin sorumluluğu bulunduğu ifade ediliyor.

Raporda, Balıkesir Valisi Hatipoğlu’nun kavgada ölen kişilerin cenazelerinde çıkan olaylarla ilgili olarak basına yansıyan "bazı şeyleri hoş gördük" sözleri hatırlatılıyor ve özellikle jandarmanın olayı engellemektense seyretmeyi tercih ettiklerinden, olayların birinci günden nereye varacağının bilinmesine rağmen, önleyici herhangi bir tedbir alınmadığından bahsediliyor. 

Olaydan sonra, beldede yaşayan Kürtlerin durumuyla ilgili yapılan bazı tespitler rapora şöyle yansıdı:

"Evi, işyeri ve otomobilleri tahrip edilen Kürtlere yönelik linç girişimine, yıllardır komşuluk yaptıkları insanların katıldığı, yapılan bütün görüşmelerde mağdurlar tarafından ifade edilmiştir. 

"Altınova’da hemen hemen bütün işyerlerinde ve evlerde bayrak asılı olduğu tespit edilmiştir. Hatta Kürt olup da korkudan evine ve işyerine bayrak asmak zorunda olduğunu beyan eden mağdurlara da rastlanmıştır. Bayrak asan vatansever, asmayan hain fetişizminin Altınova’da da yoğun bir şekilde yaşandığı, gerek gösterilerde kullanılan, gerekse de ev ve işyerlerinde asılı duran bayraklarla da ortaya çıkmıştır 

"Mağdurların can ve mal emniyeti ve geleceğe yönelik kaygılarının çok güçlü olduğu, bu anlamda tehlikenin potansiyel olarak devam ettiği, bundan dolayı da birçoğunun beldeyi terk ederek, değişik yerlerdeki akrabalarına ya da memleketlerine gitmek zorunda kaldıkları tespit edilmiştir."